Mavi kuşun Trump cephesinden uçurduğu üç cümle, tüm taşları yerinden oynattı.

Güçlü ABD Doları karşısında yerle yeksan olacağı mesajının verildiği Türk Lirası, belki de tarihinin en büyük imtihanlarından birini vermeye devam ediyor. Hem de yalnızca çelik ve alüminyum sektörüyle değil…

Paranın değeri her saniye değişti, Türk Lirası yere çakıldı, şirketlerde çarklar durma noktasına geldi; kısacası kurdaki oynaklık endüstriye ucundan kıyısından bulaşmış herkesi vurdu…

Nice üretim hayalleri suya düşerken projeler ilhamsız, yeni girişimler nefessiz kaldı. Tıknefes kalan KOBİ’leri bir yaprak gibi oradan oraya savuran ve sersemleten döviz yüksekliği, işletmelerin bir bir kepenk kapatmasına sebep oldu.

Türkiye ekonomisi, “kur şoku”nu henüz üzerinden atabilmiş değil.

Esnaf ve KOBİ’nin borcu gırtlağını aştı, paranın değerinin saniye başı değişmeye başladığı yakın zamandan itibaren havlu atmak zorunda kalan işletme sayısı Eylül 2018 verilerine göre son 4 yılda 482 bine yaklaştı.  

İcra takibinden kurtulmak isteyen, yani konkordato ilan eden şirket sayısı 3 binlerin üzerinde… BETA’dan Hotiç’e, Yörsan’dan Keskinoğlu’na kadar birçok büyük şirket de konkordato ilan etmek zorunda kaldı. Ayakkabı, inşaat ve gıda başta olmak üzere her sektörden şirketin başvurduğu konkordato ilanları sadece Ekim ayında 53’ü aştı. Yıl sonunda bu rakamın 6-7 bin civarına ulaşması korkulan, fakat bir o kadar da beklenen rakam.

Üretim yapamadığı için nakit sıkıntısı yaşayan ve borcunu kapayamayan KOBİ’ler bir bir teslim bayrağı çekiyor. İflas eden esnaf sayısı 2 kat arttı. Kurdaki yüzde 40’a varan yükseliş KOBİ’leri finansman arayışına itti.

BDDK verilerine göre, son 2 yılda KOBİ’lerin kullandığı kredi miktarı yüzde 38 artışla 399 milyar liradan 551 milyar liraya çıktı. Bankaların kapısını aşındırmak zorunda kalan işletmeler, krizin etkilerini sıfırlamanın yollarını arıyor lakin bankalar oldukça temkinli, reel sektörü görünce seti çekiyorlar. Bunun nedeni kredinin geri dönüşünün olmayacağını düşünmeleri, yani risk faktörü. Kısaca bankalar, ödemelerdeki aksamalardan korkuyor.

Sözün özü, KOBİ’ler avazları çıktığı kadar bağırıyor.

Çözüm ise, otoritelere göre KOBİ’lere uzun vadeli ve sağlıklı kredi modelleri yaratmaktan geçiyor. KOBİ’lerin, bankaların göstereceği en ufak müsamahaya ihtiyacı var.

Konkordato ilan eden ve iflas bayrağını çeken şirketler arasındaki inşaat sektörünün gözle görülür payı, “betona” yapılan yatırımların uzun vadeli dönüşü olamayacağının en büyük göstergesi.

Hazine Eski Müsteşarı ve CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak’ın da ifade ettiği gibi, verimliliği baz alarak geliştirilmiş önlemler ve kredi modelleriyle değer kayıplarına karşı dokunulsa patlayacak noktaya gelmiş ve hassaslaşmış KOBİ’lerin rahatlatılmaya ihtiyacı var.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.