Ömrünü çevreye adadı

Çevre kirliliğiyle sürekli ülke gündemine konu olan Dilovası, şimdide bölgesindeki en köklü firmalarından biri olan Polisan’ın bugüne kadar çevreye yatırdığı milyonları konuşuyor. Polisan Boya’nın Sahibi Necmettin Bitlis’in çevre hassasiyeti o kadar fazla ki neredeyse ömrünü bu işe adamış. 85 yaşına merdiven dayayan Bitlis aynı zamanda bölgenin ilk fabrika sahiplerinin başında geliyor.

Ömrünü çevreye adadı

Çevre kirliliğiyle sürekli ülke gündemine konu olan Dilovası, şimdide bölgesindeki en köklü firmalarından biri olan Polisan’ın bugüne kadar çevreye yatırdığı milyonları konuşuyor. Polisan Boya’nın Sahibi Necmettin Bitlis’in çevre hassasiyeti o kadar fazla ki neredeyse ömrünü bu işe adamış. 85 yaşına merdiven dayayan Bitlis aynı zamanda bölgenin ilk fabrika sahiplerinin başında geliyor.

20 Eylül 2011 Salı 18:30
Ömrünü çevreye adadı
Bir işadamı düşününki tüm ömrü boyunca çevreye sürekli yatırım yapsın ve bu alana bir ömür adasın. Çevre aşkı nedeniyle büyük bir miras olarak değerlendirilebilecek bir meblağı doğaya yatıran Necmettin Bitlis, sadece Dilovası için çevreye 25 milyon TL yatırım yaptı. Yanlış okumadınız 25 milyon TL. 85 yaşındaki Necmettin Bitlis’in çevre için yaptıklarına tanık olunca bizler de hayrete düştük. Hatta bu kadar olmaz dedik, lakin yapılan yatırımları yerinde inceleyince ‘Bu memleketin sanayicilere çok borcu var’ demeden de kendimizi alamadık. İşte Necmettin Bitlis ile çevreye yaptığı yatırımlar üzerine konuştuklarımızdan detaylar…
 
Sayın Necmettin Bitlis bu çevre konusunda en çok konuşulan ilçe Dilovası. Buranın maruz bir tarihimidir bu durum?
 
İnsanların bu bölgede çevre kirliliği var, kanserden ölüyorlar demelerine anlam veremiyorum. Benim ömrüm neredeyse burada geçti. Sabah 8’de işimin başında olurum. Eğer çevre kirliliği adına bir konu söz konusu ise ve bu yüzden insanlar ölüyorsa olsa idi ilk hayatını yitirenlerinden de biri sanırım ben olurdum. Fabrikamızı kurduğumuzda Dilovası’nda neredeyse ev yoktu. Sonradan yerleşime açıldı. O yüzden bu eleştiriler ve konuşulan konulara artık kamuoyu prim vermiyor.
 
Her taraf denetleniliyor
 
Tabi benim söylemlerim sözde değil. Bugün Dilovası ilçesi yetkili merciler tarafından 24 saat denetim altında tutuluyor. Bunu ilin valisinden tutunda, ilçenin kaymakamı ve belediye başkanı da bu denetimleri yakından izliyor. OSB bölge müdürlüğü olarak bizde sürekli ekiplerimizi bu konuda uyarıyoruz. Denetimlerini arttırması konusunda direktifler veriyoruz. Çevreye atık veya çevre mevzuatına uymayan bir hareket yapıldığı an gerek çevre il müdürlüğü gerekse bölgemizin çalışanları hemen harekete geçiyor.
 
Esasında biz bu konuları hem sizinle hem de bölgedeki sanayicilerle sürekli konuştuk. Bence kamuoyuna çevre ile ilgili daha somut örnekler sunmak lazım. Mesela Dilovası OSB çevre için ne kadar yatırım yaptı. Ya da sizin sahibiniz olduğu firma, çevre için ne fedakarlıklar gösterdi.
 
OSB’nin ben Mütevelli Heyet Başkanıyım. Ancak şuan elimde çevreye şu kadar yatırım yapıldı diye bilgi verecek çalışmam yok. Ama isterseniz en kısa sürede belgeler doğrultusunda sizlerle bu bilgileri paylaşırım. Ama firmam hakkındaki tüm verileri sizlere aktarırım. Polisan bugünün rakamsal verilerini baz alırsak 25 milyon TL kadar bir çevre geçmişine sahip.
 
25 milyon mu? Bu korkunç bir rakam. Eminsiniz değil mi?
 
Yok, kesinlikle yanlışlık yok. 85 yaşındayım ama hala ne dediğimin farkındayım.
 
Estağfurullah sizin yaşınıza ve tecrübenize saygım sonsuz ama bu rakam biraz fazla gibi geldi bana?
 
Bakınız. Ben Dilovası’nın ilk sanayicilerinden biriyim. Beklide ömrüm bu bölgede geçti. Gençliğim ve hayatımın en verimli dönemlerini Dilovası’na harcadım. Belirtmiş olduğum rakam bence az. Çünkü çeyrek asırdan fazla bir zamandan bahsediyoruz. Size tüm detayları şöyle anlatmakta fayda var sanırım.
 
Tabi en ince detayına kadar bilgi verin ki içinde bulunduğumuz dönemde babanın oğluna yapmayacağı şeyleri sizin çevreye nasıl yaptığı herkes öğrensin.
 
Tabiî ki seve seve anlatırım. Polisan Çiftliği diye bir bölgemiz var bizim.
 
Biliyorum o çiftliği bende. Birkaç sefer toplantılara katıldım. Gerçekten bölgenin en güzide değerlerinden bir yer orası.
 
Evet, kesinlikle öyle. Ama korumak ve bugünlere getirmek hiçte kolay olmadı. Çiftliğin büyük bir bölümü benim tapulu arazimdir. Diğer kalanları ise ormana ait. O dönemlerde ki yaklaşık 40 yıldan evvel bir zamandan bahsediyorum. Yeni yerleşime açılan alanlar için vatandaş ağaç ihtiyacını oradaki ağaçlardan karşılıyorlardı. Sadece devlet bir koruyucu belirlemiş o kişide resmen ağaçları pazarlıyordu. Benim tespit ettiğim asırlık onlarca çınar ağaçları telef oldu. O manzara karşında oturup ağlamıştım. Gecekonducular neredeyse ağaç katliamı yapıyordu. Tabi bölge ormana ait olduğundan bir şey yapamıyorduk. Lakin ben kişisel olarak koruma adına elimden gelen ne varsa yapmaya çalışıyordum. Sonra bana ormanı koruma altına almamla alakalı teklif geldi. Teklifin şartnamesini bilmeden konu çevre olunca kabul ederim dedim. Ama istenilen şartlardan ziyade koruma altına alınacak olan alanın büyüklüğü karşısında şaşırdım.
 
5500 dönüm teklif ettiler
 
Bu konuşmanın ardından bana bir harita üzerinde koruma altına alacağım alanla ilgili bilgileri vermek için bir grup geldi. Harita üzerindeki koruma bölgesi tamı tamına 5500 dönümlük bir alanı içeriyordu. İmkansız dedim yapamayacağım bir şeye nasıl evet diyebilirdim ki zaten. Benim polisim yok, askerim yok, güvenliğim yok bu kadar alanı korumaya gücüm de yok dedim. Şartnamede istenilen maddelere göre bu işe tüm sahip olduğum servetimi döksem yine altından kalkamazdım. 5500 dönümün etrafını çevireceksin. Kesilen tüm ağaçların yerine ağaç dikeceksin gibi taleplerine cevap vermem imkansızdı.
 
Bakanlıkla özel anlaşma yaptık
 
Bana gelen bu büyük talebe karşılık veremeyince bende kendimce bir öneri sundum. Benim arazimin bulundu alanın yakınlarındaki bölgeyi koruma altına alabilirim dedim. Bununla ilgili bir çalışma yaptık ve 1700 dönüm kadar bir alanı korumaya aldım. Ve bakanlıkla özel bir anlaşma yaptık. Şartları ortaya koyduk ve maddeleri koruma altına alınan bölgelerin eksik ağaçlandırılmasının yapılmasına, etrafına koruma çitlerinin çekilmesine ve bekçi kulübeleri dikilmesi olarak belirledik.
 
On binlerce ağaç diktik 12 kilometre çit çevirdik
 
Eksik olan ağaçlandırma çalışmalarına hemen başladık. Bugün koruma altındaki alanların yemyeşil olması o günkü ağaç dikim işinde çalışanlar sağladı. On binlerce ağaç diktik. Tam 12 kilometre betonarme çit çevirdik. 3 metre yüksekliğinde yerin 1 metre aşağısına kadar beton attık. Bugünün parasıyla 10 milyonluk bir harcama yaptık orası için. Genel olarak ta dediğim gibi bugüne kadar 25 milyonluk bir yatırım yapmışızdır çevre için. Tabi bunun tam hesabını yapmak mümkün değil. Ama yapılan tüm yatırımlar ortada. Biz çevreye yaptığımız yatırımları büyük bir kazanç olarak görüyoruz.
Son Güncelleme: 15.08.2015 10:14
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner78