banner110

Markalaşmaktan başka çaremiz yok

Uzay Mutfak Yönetim Kurulu Başkanı ve Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Çiçek, “Milletimiz bir dolap bile alsa arkasında hangi güç olduğuna bakıyor. Hangi grubun ürünü olduğuna bakıyorlar. Dolayısıyla markalaşmaktan başka çaremiz yok” dedi.

Markalaşmaktan başka çaremiz yok

Uzay Mutfak Yönetim Kurulu Başkanı ve Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Çiçek, “Milletimiz bir dolap bile alsa arkasında hangi güç olduğuna bakıyor. Hangi grubun ürünü olduğuna bakıyorlar. Dolayısıyla markalaşmaktan başka çaremiz yok” dedi.

20 Haziran 2011 Pazartesi 10:53
Markalaşmaktan başka çaremiz yok
Uzay Mutfak Yönetim Kurulu Başkanı ve Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Çiçek, Özellikle Orta Doğu ve Arap ülkelerinde bir İtalyan marka hastalığı olduğunu ifade etti. Oradaki insanların önceden markaya ciddi yatırımlar yaptıklarını söyledi. Çiçek, “Türkiye’de de marka soruyorlar. Dünyada da marka soruyorlar. Milletimiz bir dolap bile alsa arkasında hangi güç olduğuna bakıyor. Hangi grubun ürünü olduğuna bakıyorlar. Dolayısıyla markalaşmaktan başka çaremiz yok bizim. Biz şuana kadar belki para kazanmadık. Ama çok ciddi bir itibar kazandık. Bugün İran ile konuşuyoruz. Adamlar Uzay mutfağı tanıdıklarını söylüyorlar” diye konuştu.
 
UZAY MUTFAK TÜRKİYE’DEKİ BOŞLUĞU DOLDURDU
 
Yaptığınız çalışmalar hakkında bilgiler verir misiniz?
 
Biz gerek Çiçekler Mutfak gerek Uzay Mutfak iki kardeş ayrı çalışan firmalar olarak yaklaşık 20 yıl evvel yola çıktık. Gebze’de ikimizde şirketimizi kurduk. Uzay Mutfak ilk önce Gebze Balçık Köyü’nde faaliyete başladığı için Çiçekler Mutfak da birbirimize yakın olma sebebiyle yan yana olmayalım aynı bölgede olmayalım düşüncesiyle Tuzla’nın Orhanlı Köyü’nde fabrikasını kurdu. Bir süre çalışıldıktan sonra Uzay Mutfak ve Çiçekler Mutfak Türkiye’deki o zamanlar bir boşluğu doldurdu. Önceden hazır mutfak üretimi İtalya veya Avrupa’nın başka yerlerinde ihraç ediliyordu. Tabi daha sonra mutfak sektörü bir ihtiyaç alanı olunca bizde Gebze’ye koşullandık. Dolayısıyla uzun yıllar çalıştık. Uzun yıllar çalıştıktan sonra malum krizle beraber bir sıkıntı hissetmeye başladık. Bu sıkıntıyla beraber birleşme gündeme geldi iki firma arasında zaten arkadaş grubu olduğumuz için bir birleşme teklifi ortaya çıktı. Bu nedenle bu iki firmada görevlendirilen şahıslar bir çalışma yaptı. Çalışma sonucu birleşmemizin akıllıca olacağını daha mantıklı olacağını Avrupa Birliği’ne gireceğimiz bu süreçte bize daha güç katacağı düşüncesiyle çok kısa sürede gündeme geldi ve bizde birleştik. Resmi işlemleri birleştirmeden biz fabrikaları birleştirdik. Dolayısıyla çiçekler mutfağın faaliyetlerini askıya aldık. Gücümüzü Uzay Mutfak çerçevesinde toparladık. Dolayısıyla bayilerimizi birleştirdik. Üretimimizi birleştirdik. İki yıl kadar mevcut bu tesisle faaliyetlerimiz sürdürülüyor.
 
TÜRKİYE’DE 53 TANE BAYİMİZ VAR
 
Uzay markası adı altında mutfak üretiminin dışında başka üretiminiz var mı? Toplu işler alınca ne gibi çözümler üretiyorsunuz? İstihdam ile alakalı neler söylemek istersiniz?
 
Biz daha çok diğer alanda branşlaşmak istedik. Yatak odası ve gar dolap gibi bayicilerimizden gelen bazen özel siparişler oluyor. Bizler geri çevirmiyoruz. Ama bunlar bizim seri üretimimizde değil. Bunlar bizim proje bazında yaptığımız işlerdir. Bizim asıl işimiz mutfak işidir. Bayilerimizden böyle siparişler gelince yapıyoruz. Genellikle kapı siparişleri gelmeye başladı. Bizde bu sene kapı tesisi de yaptık ve üretime başladı. Hedefimiz ayda 5 bin kapı ama şuan 2 bin tane kapı yapıyoruz. İstihdam konusuna gelince kapı üretimini montajcılarımızla beraber yaklaşık 130 kişi çalışıyor. Türkiye’de 53 tane bayiimiz var. Her bayiimizde 3 veya 4 adam çalıştırılıyor. Bu istihdamın yaşanmasının Uzay Mutfak sayesinde olduğu belli ve gerçektir. Bizim taşeronlarımız var. Bize yan sanayicilik yapan küçük kuruluşlar var.
 
İHRACAT OLMAZSA OLMAZIMIZDIR
 
Özellikle yurt dışında 53 bayi dışında başka bayiler açmayı düşünüyor musunuz?
 
Bayileri biz kendimiz açmıyoruz. Talep geliyor bizde yapıyoruz. Tabi her yerden biz talep bekliyoruz. Bizde gelen talepleri değerlendiriyoruz. Sermayemizin bir birim kadarı markalaşmaya gidiyor. Marka çıkartmak kolay bir şey değil. Bazı kanallara geçen sene reklam verdik. Bu bize ciddi bir fiyata patladı. Ama sorun değil çünkü bizim düşüncemiz bizde varız gibi bir düşünceydi. Bize gelen taleplerin önce nüfusuna bakıyoruz. Sonra yapılaşma şekline bakıyoruz. Sonra o bayi almak isteyen insanımızın öz geçmişine bakıyoruz. Yani bir bayi açmak için bayağı araştırma yapıyoruz. Bu araştırmaları yaptıktan sonra bayi veriyoruz.  Yurtdışında bu yıl Azerbaycan’a iki bayi verdik. Fransa ve Kıbrıs ile de çalışıyoruz. İnşallah yurt dışından toplu işlerde yapmaya başlayacağız. İhracat bizim olmazsa olmazımızdır diye düşünüyoruz.
 
MARKALAŞMA SÜRECİMİZİ SAĞLAYAMADIK
 
Markalaşmaya verdiğiniz önem size ne katıyor?
 
Dünyada mobilya sektörünün yıllık satışı 4.8 milyar dolardır. Türkiye sadece 22 milyon dolarlı ihracat yapmış bu sebeple bunun ağırlığı olarak Almanya ve İtalya dünyada en iyi mobilya satan ülkelerdir. Özellikle Orta Doğuda Arap ülkelerinde bir İtalyan marka hastalığı vardır. Çünkü adamlar önceden markaya ciddi yatırımlar yapmışlar. Bana göre kriz yüzde 100 daha son bulmadı. Ama bizde markalaşma sürecimizi yüzde 100 sağlamadık. Tamamladığımız zaman bunun verimini kat kat alacağımıza inanıyorum. Bugünde bunun işaretlerini alıyoruz.
 
CİDDİ ANLAMDA PARA KAZANAMIYORUZ
 
Sektörün ne gibi sıkıntıları var?
 
Sektörün sıkıntısı bir kere maliyetlerin yüksek oluşu deminde söylediğim gibi standart bir ürünün olmayışı, taklit ürün yapanların çok oluşu, verginin çok oluşu, SSK primlerinin çok yüksek oluşu bize zorluklar yaşatıyor. Tabi zaman zaman hükümet yetkilileri açıklama yapıyor. Belediyelerle ilgili KOSGEB ile ilgili bunlarında işin gerçeği haracılık kurgusu, yani paran olmadan iyi kötü kredileri biz kullanıyoruz. Ama zorluklar sıkıntılar yaşıyoruz. En azından biz kurumsallaşmışız. Bunların bürokrasisini azaltmak lazım KOSGEB özel zihniyetiyle çalışması lazım üretim yapmak çok kolay değil. Ciddi anlamda para kazanamıyoruz.
 
KOBİLERİN ÖNÜNÜN AÇILMASI LAZIM
 
KOBİ’ler hakkında neler söylemek istersiniz?
 
Hakikaten KOBİ’ler çok fazla görülmüyor. Ama nasıl görülmez bilmiyorum. KOBİ’lerin gerçek anlamda devletimizin ve ülkemizin çeşitli organları tarafından gerekirse KOBİ Bakanlığı kurularak, gerekirse KOBİ’leri o büyük sanayi kuruluşlarından ayırarak KOBİ’lerin önünün açılması için bürokrasinin azaltılması lazım. Gerek bürokrasi gerek diğer kamudan alacak hizmetleri Türkiye’de ihracat son zamanlarda rekora ulaştı. 134 milyon dolarlık ihracat oldu.
 
KOBİ’LER BU ÜLKEYİ ŞAHA KALDIRIR
 
Ben inanıyorum KOBİ’ler bu ülkeyi şaha kaldırır. Bizler uçağa binmesini bilmiyorduk. Bizler yurtdışını tanımıyorduk. Şimdi her ay her 15 günde bir bizim hükümetimiz çeşitli ülkelere sanayicileri götürüyor. Bu bizim için her ne kadar sıcak bir dönüşüm olmasa bile bu dönüşüm olacağının işaretleridir. Yani biz bazen teklif götürdüğümüz zaman vatandaş bize şunu diyor. Bize burada yapın ihracatınızı biz size yardımcı oluruz diyorlar. Onların bize bu cümleyi kullanması bizim onlara kendimizi tanıtmışız anlamına geliyor. Makinelerimizden kaynaklanan bir şey değil bu çünkü hangi sektörü nasıl bir makineden kullanıyorsa bizde aynısını kullanıyoruz. Ama bizi tercih ediyorlar fazla olsun siz yapın diyorlar.
 
BÜYÜK KURULUŞLAR ÖNCEDEN BİZİ TANIMIYORDU
 
TOKİ gibi büyük kuruluşlar bizi fazla tanımıyordu. Birkaç işi biz yüzümüzün akıyla bitirince şimdi biz gitmesek de büyük işler bize geliyor. Ülkemizde bu merdiven altı imalatçılığı daha bitmedi. Büyük oranda devam ediyor. Buna rağmen biraz zorlanıyoruz ama bize ciddi talepler geliyor. Türkiye’de inşaat sektöründe çok canlanma hasettik. Önceleri bayiler aracılığıyla satışlara ağırlık veriyorduk. İnşaat sektöründe canlanma olunca bu sefer fabrika bünyesinde idari kadro, idari personel büyük bir makine birliği makine patronun gücü bir araya gelince büyük bir kadro ortaya çıktı. Daha sonra proje birimi kurmaya karar verdik. Gerek bölgemizde gerekse Türkiye genelinde büyük inşaatları, TOKİ gibi markalı inşaat gruplarını biz pazarlamacılar vasıtasıyla onların sayesinde Gebze’ye hizmet vermeye başladık. Toplu işlerde yapmaya başladık. Birim kurumumuz isabet oldu. Artık bizde toplu işlerde varız dedik.
 
 OSB’DE OLMAK BİR GÜVENDİR
 
OSB içinde bir takım hizmetleri rahat alabiliyorsun. OSB içerisinde maliyetler biraz yüksek olsa da bir tesis daha kursam yine OSB içine kurmayı tercih ederim. OSB’ler daha düzenli, daha güven veriyor, daha istikrarlı ticarete de katkı sunuyor. Yabancı devletlere mal verdiğim zaman kartımı verince OSB içinde olduğum için farklı bakıyorlar. Başka bir adres verdiğin zaman farklı bakıyorlar. O yüzden OSB’de olmak bir güvendir. Bizler şuan rahatsak OSB sayesinde rahatız.
 
MOBİLYACILARINDA BİR OSB’YE İHTİYACI VAR
 
Mobilya sektörünün çok önemli bir sektör olduğunu ifade eden Uzay Mutfak Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çiçek, “Bence mobilya sektöründe çalışan arkadaşlarımızın da bir mobilya OSB’sine ihtiyacı var” dedi.Burada ki sektörün dağınık olduğunu bu sektörde taklit iş yapanların çok fazla olduğunu merdiven altı üretimin bu yönde de çok olduğunu söyleyen Çiçek, “Bu noktada mobilya üssü bir OSB alanı kurabilir miyiz düşüncesiyle arkadaşlarla bir araya geldik. Bir karara vardık. Dedik ki bu kadar kişiyle üretici olmaz. Kocaeli odaları ile bir toplantı yaptık. Onlarda bizim bu fikrimize katıldılar. Malumunuz Marmara kalkınma alanında kalan 5 ilimiz var. 5 ilimizde Marmara kalkınma alanları tarafından destekleniyor. Dolayısıyla bu düşünce buradan çıktı. Marmara kalkınma alanının 5 ilinden müteşebbis heyet kuruldu. Çalışmalarımızı yapıyoruz” diye konuştu.
 
DÜZCE’DE A,B,C PLANI HAZIRLIYORUZ
 
Kaynarca’da hazır bir OSB alanı ve bu OSB alanını da devir edilecek noktasında bir duyum aldıklarını söyleyen Çiçek, “Burada özellikle Adapazarı’ndaki arkadaşlar bu işin merkezindedir. Arkadaşlar burası için bir ekip getirdiler. Bu bizim ve toplantıya katılan müteşebbis heyetinde hoşuna gitti. Kaynarca olarak planlandı. Düzce’de de A,B,C planı diye bir plan hazırlıyoruz. Ora olmasa Düzce olabilir mi düşüncesiyle çalışmalar devam ediyor. Bir İhtisas Mobilya OSB’si kurulması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca bu işi yapan arkadaşlarımız kendilerini amatörlükten profesyonelliğe geçirirler. Hem de satışları artırırlar ve ticareti canlandırırız diye düşünüyorum” dedi.
Son Güncelleme: 15.08.2015 10:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.