Hayvanlara kucak açtı.

Friterm Yönetim Kurulu Üyesi Perihan Duruk, sokakta yaşamak zorunda bırakılan evcil hayvanlar için bir model proje geliştirdi ve “Projeye herkesten destek bekliyorum” dedi.

Hayvanlara kucak açtı.

Friterm Yönetim Kurulu Üyesi Perihan Duruk, sokakta yaşamak zorunda bırakılan evcil hayvanlar için bir model proje geliştirdi ve “Projeye herkesten destek bekliyorum” dedi.

10 Ekim 2011 Pazartesi 18:30
Hayvanlara kucak açtı.
İstanbul Deri OSB’de faaliyette bulunan ticari ve endüstriyel soğutma klima üreten sektörün lider firmalarından Friterm sokakta yaşamak zorunda bırakılan evcil hayvanlar için, doğaya ve onun bir parçası insanlığa yaraşır bir sosyal sorumluluk projesi geliştirdi. Friterm Yönetim Kurulu Üyesi Perihan Duruk iki OSB yönetimlerinin  desteği ile ilgili bölgelerde beslenme ve hasta hayvan bakım noktaları oluşturdu. Perihan Duruk, projeyi diğer OSB’lere yaymak istediğini ifade ederek, detaylarını Sanayi Gazetesine anlattı:
 
İşinizden ve ailenizden zaman ayırarak OSB’lerde uygulama başlattığınız sosyal sorumluluk projesi hakkında bilgi verir misiniz?
 
Önce sosyal sorumluluk nedir ve bu projenin temellerini hangi düşünce oluşturmuştur. Bunu açıklamakta yarar görmekteyim. Önce “Sosyal sorumluluk” kavramını irdeleyelim. Tüm bireylerin ve yönetimlerin içinde yaşadığı toplumun yaşam kalitesini iyileştirmek için kendi çalışanları ve onların ailelerinin katkılarıyla, toplumumuzda sürdürülebilir bir dünya için ekonomik, sosyal, kültürel ve çevresel gelişmeye destek verme sorumluluğudur. Sonuç olarak sosyal sorumluluk bir farkındalık ve bilinç durumudur yani “Sosyal Sorumluluk Bilincidir.”. Böylece bu bilinci “Toplumsal olarak yaygınlaştırmak için” Deri OSB yönetiminin desteği ile çalışmayı baştık ve gerçekleştirdik. Daha sonra Makine OSB yönetiminin projeyi önemseyip onaylaması ile Makine OSB’de de başlattık.  Bu çalışma projesi kapsamında üç temel sorunu çözmeyi hedefledik. Açlık/susuzluk, nüfus kontrolü ve sağlık sorunları. Bu adımların gerçekleştirilmesi ve sürdürülmesinde bölge belediyelerinden ve büyükşehir belediyelerinin kısırlaştırma merkezlerinden destekler alınmıştır.
 
Hayvanların korunmasına yönelik yasalar ve yönetmelikler mevcut. Bu konuları izleyen biri olarak sizin görüşleriniz nedir? Uygulama gerçekten yaşama geçiriliyor mu? Sokak hayvanlarının sorunu çözülüyor mu?
 
2004 yılında 5199 sayılı yasa çıktı ve 2006 yılında da yönetmelik yayınlanarak aktif hale getirildi. Yasanın birinci maddesi amacı ortaya koymaktadır: “Bu kanunun amacı; hayvanların rahat yaşamalarını ve hayvanlara iyi v uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ısdırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi ve şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.” Bu amaca esas olmak üzere yasada yer alan en önemli ilkeler şöyle sıralanabilir.
 
- Bütün hayvanlar eşit doğar ve bu kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir.
- Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir.Sahipsiz hayvanların da, sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir.
 
- Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır.
- Hiçbir maddi kazanç ve menfaat amacı gütmeksizin, sadece insani ve vicdani sorumluluklarla, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlara bakan ve bakmak isteyen ve Kanunda öngörülen koşulları taşıyan gerçek ve tüzel kişilerin teşviki ve bu kapsamda eşgüdüm sağlanması esastır.
- Hayvanların türüne özgü şartlarda bakılması, beslenmesi, barındırılma ve  taşınması esastır.
- Yerel yönetimlerin, gönüllü kuruluşlarla işbirliği içerinde, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için hayvan bakım evleri ve hastaneler kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlamaları ve eğitim çalışmaları yapmaları esastır.
 
Bu yasa, yönetmelikle belediyelere temel görevleri yüklemiştir. Uygulama yönetmeliğinin yedinci maddesinde bu yükümlülük ve görevler açık olarak ortaya konulmuştur. Bunların başlıcaları ;
 
- Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması, kısırlaştırılması, aşılanması, gerekli tıbbi bakımlarının yapılması ve işaretlenmesi, alındığı ortama geri bırakılması, sahiplendirilenlerinin kayıt altına alınmasıyla,
- Geçici bakımevine gelen hayvanları öncelikle Ek-2 deki Sahipsiz Hayvan Kayıt Defterine kaydederek müşahede altına almakla, gerekli tedavilerin yapılmasını, kısırlaştırıp aşılanmasını ve işaretlenmesini müteakip alındığı ortama bırakılmakla geçici bakımevlerine gelen hayvanların sahiplenilmesi için yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile işbirliği yapmakla,
- Bölge ve mahallerindeki, köpekler ve kediler olmak üzere, sahipsiz hayvanların bakımları, aşılarının yapılması, işaretlenmesi ve kayıtlarının tutulmasının sağlanması, kısırlaştırılması, alındığı ortama geri bırakılması ve sahiplendirilmelerinin yapılması için hayvan geçici bakımevlerine gönderilmesi gibi yapılan tüm faaliyetlerde yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile belediye veteriner hekimlerinin koordinasyonunun sağlanmasıyla,
- Sahipsiz hayvanların beslenmesi amacıyla, bölgesinde bulunan lokanta, işyeri ve fabrikaların sahiplerinin uygun görmesi halinde işletmelerinde ve mutfaklarında oluşan hayvan beslemeye elverişli besin maddelerinin toplanmasıyla,
- Geçici bakım evlerinde on gün süre ile gerekli duyurular yapıldığı halde, sahiplendirilemeyen hayvanlar kontrolleri, aşıları ve tıbbi müdahaleler ile kısırlaştırmaları yapıldıktan ve operasyon yaraları kapandıktan en az 7 gün sonra kayıt altına alınıp, müdahale görmüş olduklarını gösteren işaretleri üzerlerinde olacak şekilde veteriner hekimin onayıyla alındıkları ortama geri bırakılır. Bu ortamlarda belediyeler, gönüllü kuruluşlarla işbirliği içerisinde besleme odakları kurar ve hayvanların beslenmesine yardımcı olur. Hayvanlar, hiçbir suretle ilgili belediye sınırları dışındaki bir ortama, ormanlık alana veya diğer yaban hayatı yaşam alanlarına bırakılmaz.
Bu yönetmelikle, Belediyelerin büyük bir sorumlulukla görevi yerine getirmeleri ortaya konulmuştur. Ancak iş burada bitmemektedir. Belediyelerin, sivil toplum kuruluşlarının, sosyal sorumluluk sahibi kurumların, hayvan dostu kişilerin işbirliği yapması zorunlu olmaktadır. Bu bir organizasyon ve koordinasyon sorunudur. Maddi güç ve enerji mevcuttur. Belediyelere hayvanlar için merkezleri kurma görevinde, söz konusu destekler ve projeler hayata geçirilmelidir.
 
Ancak bütün bu işlevlerin oluşturulması sürecinde, evcil sokak hayvanların “açlığı ve susuzluğu”, “hastalıkları” sorunu devam etmektedir. Dolayısıyla bu gerçek karşısında STK’lar, sosyal sorumluluk proje sahipleri, gönüllü hayvan dostları çalışmalarını, belediyelerle birlikte sürdürmek zorundadırlar. Burada belediyelerin işlevi süreci hızlandırmaktır. Böylece kurumsallaşma sağlanacaktır.
 
Tam bu noktada sizler ne yapıyorsunuz? Üstlendiğiniz sosyal sorumluluk projesi detaylandırabilir misiniz?
 
Üç temel sorun proje  çalışmalarında esas alınmış; sokakta yaşamaya zorlanmış evcil hayvanların açlık ve susuzluk sorunu, nüfüs kontrolü ve sağlık sorunu çözümlenmeye çalışılmıştır. Böylece sokakta yaşamaya zorlanmış evcil hayvanlara sağlıklı bir ortam yaratılarak, insan-doğa ilişkisinin iyileştirilmesi mümkün olabilecektir. Bu aşamalarda üzerinde konuyu açalım:
 
BESLENME NOKTALARI
Sokak hayvanlarının en büyük sorunu olan “açlık ve susuzluk” sorununu çözmek amacıyla; bölgelerde, hayvanların yerleşik olduğu alanlarda beslenme noktaları tanımlanmıştır. Sanayicilerimize çeşitli zamanlarda çağrıda bulunarak, en yakın beslenme noktalarına artık yiyeceklerin bırakılması istenmiş, büyük oranda destek alınmıştır. Bu uygulama ile evlerde hayvanlara verilecek artık yiyecek konusunda da bilinçlenme sağlanabilmektedir. Artık besin ihtiyacının yeterli olmaması, tatil günlerinde OSB Bölgelerinin uzun süre boş kalması nedeniyle artık yiyeceklerin yanında kuru mama dağıtımı ve desteği ile beslenme sorunu çözülmeye çalışılmıştır.
 
NÜFUS KONTROLÜ
Bölgedeki hayvanların envanteri çıkarılmış ve küpeli/küpesiz, dişi/erkek ve yavru sayıları belirlenmiştir.( her iki bölgede de aynı işlem yapılmıştır) Tuzla Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tuzla Rehabilitasyon Merkezi ile ilişkiler geliştirilerek rehabilitasyon çalışmalarında görev tanımları belirlenmiş ve destek alınmıştır.aynı şekilde Dilovası Belediye’sinden de ciddi destek sağlanmıştır. Dilovası Belediyesi, çok yeni kurulmuş olmasına karşın üç ay gibi kısa bir sürede ekibini kurarak projeye büyük bir destek vermiştir. Aynı şekilde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gebze Kısırlaştırma Merkezi de özveri ile Projeyi desteklemektedir. Bu program içinde büyük oranda kısırlaştırma ve aşılama işlemleri başarılmıştır.
SAĞLIK SORUNLARI
Bölgedeki hayvanlarda yaygın olan hastalıklar (uyuz vs.),  trafik kazalarında yaralanan, sakatlanan hayvanların sorunlarını çözmek için özel veterinerlik hizmetleri alınmaktadır.
Burada özellikle vurgulanması gereken nokta, sağlık hizmetlerinin belediyeler tarafından yerine getirilmesi zorunluluğudur, Kurulmuş veya yeni kurulacak rehabilitasyon merkezleri bu esasa uygun yapılanmalıdır. Sonuç olarak 2009 da başlattığımız bu proje ile; Bölgede yaşayan hayvanların açlık sorunu çözülmüş, Büyük oranda nüfus kontrolü sağlanmış, Sağlık sorunları belli oranda çözülmüş, Açlık nedeniyle oluşan saldırganlıklar yok olmuş, İnsanlar ile hayvanlar arasında güvenli ilişkiler oluşmuştur. En önemlisi bölge sakinlerinin farkındalığı artmış, kapısının önündeki hayvana sahip çıkma, onu koruyup kollama ve benimseme, ve onunla birlikte yaşama kabulü gelişmeye başlamıştır.
 
Bu yapılanlardan sonra projeyi bütün OSB’lere yaymak mı istiyorsunuz?
 
Bu modelin uygulanabilmesi için gerekli olan şey inanmak, bunu sosyal sorumluluk olarak kabul edip, uygulamaya sokmak ve kurumsallaştırmaktır. Dolayısıyla Projemizin  kapsamı erişebildiğimiz ve yapabilirlik yeteneği olan tüm OSB’leri içine almaktadır. İşimiz yeni başlamış olup  uzun vade de boyutları genişletilecektir. İlginiz için burada gazetenize teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.
Son Güncelleme: 15.08.2015 10:13
Anahtar Kelimeler:
DurukPerihanHayvan
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Vedat Ertekin 2017-12-31 16:25:33

Sizi canı gönülden kutluyorum yaptıklarınızı görüyor ve bende yardımcı olmaya çalışıyorum bazıları korkudan mama alamıyor onlara vermeye çalışıyorum.

banner78