Sanayi ve sanayi dışı belirli alanlarda katma değer ve rekabet avantajı yaratma potansiyeli taşıyan, ürün veya ürünlerin fonksiyonelliğini artırma, geliştirme, iyileştirme ve farklılaştırmaya yönelik yenilikçi faaliyetlerin tümü şeklinde tanımlanan tasarım faaliyeti, birkaç yıldır büyük-küçük tüm firmaların gündeminde. Tasarım faaliyetinin sadece büyük işletmeler için değil KOBİ niteliğindeki firmalar için de vaat ettiği katma değer, tasarıma verilen önemi günden güne artırıyor.

2016 Eylül’ünde yürürlüğe giren bir yasayla, 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’un adına ve içeriğine “tasarım-tasarım merkezleri” kavramları eklendi. Bu düzenlemeyle birlikte tasarım bilincini üretimin her aşamasına yaymak için alınan önlemler çoğalmaya başladı. Ticari ve sınai faaliyetlerde bulunan işletmelerin markalaşma faaliyetlerini artıran, markalaşma sürecinde tasarımın önemini ön plana çıkaran tasarım merkezlerinin sayısı bugün itibarıyla 321’e ulaşmış durumda.

Firmaların ulusal ve uluslararası rekabette öne çıkma fırsatı yakalaması, markalaşmanın önünü açması açısından tasarım faaliyeti üretimin olmazsa olmazlarından. Ürünlerin değerini ve firmaların kârlılık düzeylerini artıran, dolayısıyla ülke ekonomisine katkıda bulunan tasarım faaliyetiyle ilgili birçok ülkenin strateji ve politikası var. Türkiye’de 2000’li yıllardan itibaren önemi kavranan tasarım faaliyetlerinin geliştirilmesi için 10 yıl önce Türk Tasarım Danışma Konseyi kuruldu. Konsey bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında iki yılda bir hazırlanan strateji belgeleri ve eylem planları, sanayiciye yol gösterici oluyor. Strateji belgeleri, Konseydeki tasarım alanında faaliyet gösteren ve strateji oluşturma çalışmalarına kaktı sağlayan kamu ve özel sektör temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, tasarımcılar gibi paydaşların katkısıyla oluşturuluyor.

Tasarım merkezlerine teşvik

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da tasarım yoğunluklu sektörlerin istihdama ve milli gelire ciddi katkı sağlamasından hareketle, başta KOBİ'ler olmak üzere, tüm üretici aktörlerin tasarım sürecini etkin şekilde kullanıp yönetmesi için çeşitli destekler uyguluyor. KOSGEB aracılığıyla sağlanan tasarım desteklerinden faydalanan firmaların, yararlanmayan firmalara göre yurt içi satışlarını yüzde 48, Ar-Ge harcamalarını yüzde 30, çalışan sayılarını yüzde 14 ve faaliyet kârlarını yüzde 64 artırdığı belirtiliyor.

Tıpkı Ar-Ge gibi tasarım faaliyetlerini de kendi bünyesinde yapmak isteyen firmalara “Tasarım Merkezi Belgesi” veriliyor. Bu belgeye sahip firmalar, vergi indirimi, sigorta prim desteği, gelir vergisi stopajı ve damga vergisi istisnası gibi imkanlardan faydalanıyor.

Tasarım merkezleri, proje faaliyetleri kapsamında yaptıkları harcamaların yüzde 100’ünü kurumlar vergisi matrahından indirebiliyor.

Tasarım personeli ile destek personelinin yasa kapsamındaki faaliyetleri karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısı, Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanıyor.

Tasarım ve destek personeli için gelir vergisi stopajı teşvik oranları,  doktoralı personel için yüzde 95, yüksek lisans için yüzde 90 olarak uygulanıyor.

Tasarım merkezleri için yasa kapsamındaki her türlü tasarım faaliyetlerine ilişkin olarak düzenlenen kağıtlardan damga vergisi alınmıyor

Tasarım projeleri ile ilgili araştırmalarda kullanılmak üzere ithal edilen eşya, gümrük vergisi ve her türlü fondan, bu kapsamda düzenlenen kâğıtlar ve yapılan işlemler damga vergisi ve harçtan istisna tutuluyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.