banner89

Destek almayanı dövüyorlar

MARKA Genel Sekreteri Erkan Ayan, “Elinizde bir projeniz varsa; destek almamamız gibi bir şey söz konusu değil. Şu anda projesi olup da ben destek kullanmadım diyen adamı dövüyorlar” dedi.

Destek almayanı dövüyorlar

MARKA Genel Sekreteri Erkan Ayan, “Elinizde bir projeniz varsa; destek almamamız gibi bir şey söz konusu değil. Şu anda projesi olup da ben destek kullanmadım diyen adamı dövüyorlar” dedi.

07 Mart 2011 Pazartesi 15:01
Destek almayanı dövüyorlar

Kısa sürede sergilediği performans ile dikkatleri üzerine çeken, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’nın başarılı Genel (MARKA) Sekreteri Erkan Ayan, Sanayi Gazetesi’ne konuştu. Profesyonel ekibiyle birlikte Kocaeli, Sakarya, Düzce, Yalova ve Bolu’nun kalkınması için seferberlik ilan eden genç yönetici, MARKA’nın verdiği destekleri, yaptığı çalışmaları Sanayi Gazetesi aracılığı ile, sanayicilere, işadamlarına, esnaflara aktardı.

            Sunduğu destek, verdiği eğitim, hazırladığı planlar ve sunduğu hizmetler ile Türkiye’nin bir numaralı kalkınma ajansı olan MARKA, bölgenin kalkınması için ihtiyaç duyulan çalışmaları hazırlayarak yoluna koyuldu. Sanayici, işadamı ve esnafların beklenti ve talepleri doğrultusunda çalışmalarını şekillendiren Ayan, KOBİ’lerin gelişmesine ve kurumsallaşmasına çok önem verdiklerini ifade edip, 2010 sonu itibari ile 322 proje başvurusu teslim aldıklarını söyledi.

            Bölgenin marka olabilecek değerlerini ortaya çıkarmak için 15 bin kilometre yol, 420 mülakat ve 9 binin üzerinde fotoğraf çektiklerini aktaran Ayan, “Bu bölgenin birçok marka olabilecek değeri var. Bunları mutlaka markalaştıracağız” dedi. Türkiye’de ilk defa girişimcilik eğitimini MARK’nın verdiğini aktaran Erkan, “Diğer ajanslar bizi takip etti” diye konuştu.

            Kurumun yapısı ve çalışma modeliyle ilgili ayrıntılı bilgiler veren Erkan Ayan, yaptıkları çalışmalar karşılığında çok iyi geri dönüş aldıklarını ifade etti. Erkan, “Az bir yatırımla büyük bir güce ulaşma noktasında güzel bir hareketliliğimiz var” diye konuştu.

            Erkan, işletmelerin artık online da destek alabileceklerinin bilgisini vererek, “Artık internetten de başvuru alıyoruz. Her hangi bir ücret yok. Proje yazarken yada kafanızda bir fikir varsa onu uygulamaya geçmekte hem eğitimli hem internet bazlı hem de sıcak temas şeklinde destek olmaya çalışıyoruz” dedi.

 

Türkiye’nin sanayi ve istihdam açısından en önemli illerini kapsayan Doğu Marmara Kalkınma Ajansı hakkında bilgi kısaca bilgi verir misiniz? MARKA ne iş yapar. Ne gibi çalışmalar gerçekleştirir?

 

            Kocarli, Sakarya, Bolu, Düzce ve Yalova illeri kapsayan Doğu Marmara Kalkınma Ajansı, 25 Tummuz 2009 yılında kuruldu. Benim atamam 17 Ekim’de gerçekleşti. Fiili kadrolaşma 8 Mart 2010 yılında gerçekleştirildi.

Kuruluş aşamamızı tamamladıktan sonra çalışmalarımıza başladık. İlk olarak 2010-2013 bölge planını çıkarttık. Bölge planı 3194 sayılı imar yasasının 8. maddesine göre planlı üstünde bir plan ulusal kalkınma planından sonra bölge planı geliyor. Ondan sonra çevreleme planı geliyor. Ondan sonra artık imar planları geliyor. Dolayısıyla bunun gibi en üst düzeyde planlar yapma hazırlığına başladık. Bu planlar 28 Eylül 2010 tarihinde onaylandı ve yürürlüğe girdi.

 

YOL HARİTASI HAZIR

 

Bu bölge planında; bölgemizi 2010-2013 yılları arasında, ekonomik açıdan, sosyal açıdan, mekânsal açıdan nerelere götürebileceğimiz, hangi hedeflere götürebileceğimiz ve hangi stratejik amaçları destekleyebileceğimiz noktasında bölgemizle birlikte hazırlamış olduğumuz bir yol haritası belgesi oldu. Çünkü bu bölge planı yaparken biz katılımcı ve tüm örgütlerle görüşme halinde bunu hazırladık. Yaklaşık olarak 450 kurumu geçti yaptığımız çalışma. Bunlarla toplantılar yaptık, mülakatlar yaptık, çalıştaylar yaptık. Dolayısıyla bölgenin bu gerçeklerini öğrenmeye çalıştık.

Bölge planımız bizim şu anda yapacağımız faaliyetlerin ana mahsul fikir olarak karşımıza çıktı. Tabi bunu hazırlarken esnafımızın, tüccarımızın, KOBİ’mizin, sanayicimizin beklentilerini maksimum düzeyde bölgemize yansıttık. Türkiye’de ilk defa bir bölge planında bu kadar fazla mekânsal kurgu, ekonomik analiz, sektörlerin gideceği noktaları gösterir bir takım çalışmaları şuan derledik ve mali destek programına başladık.

Programımızı ilk olarak, bölge planının bir numaralı önceliği olan rekabet gücünü artırması branşından yaptık. Mevcut KOBİ’lerimize 15 milyon lira tutarında işte rekabet gücünü artırması için onların yönetim, insan kaynakları, pazarlama, ar-ge, çevreler birlik, kalite yönetim sistemlerinin kurulması gibi birçok birliklerde iş yapabilecekleri bir destek mekanizmasını hizmetlere sunmuş olduk. Bundaki amacımız bölge ulusal ve uluslar arası piyasalarda rekabet gücünün en iyi seviyeye yükseltilmesi.

KOBİ’lerimize birçok eğitim programı düzenledik. Gerek proje yazma eğitimleri, gerek proje döngüsü eğitimleri, gerek yatırımlarda devlet destekleri ve teşvik eğitimleri, Avrupa Birliği ve uluslar arası fonlara eğitimleri… Yani şöyle bir geri dönüp baktığımızda 2010 yılında yaklaşık olarak 10 bini aşkın işletmemize, KOBİ’mize eğitimle, rehberlik hizmetiyle yardımcı olduk.

31 Aralık’ta başvurularımızı alarak toplam 322 proje başvurusu teslim aldık. Değerlendirme aşaması devam ediyor. Toplam 170 milyon liralık proje geldi bölgemizden bu 322 projenin toplam proje tutarından bahsediyorum. Şimdi bunlar değerlendirme sistemiyle değerlendirildikten sonra inşallah yakın zamanda Mart sonuna kadar açıklama gayretindeyiz kazanan projeleri.

 

MARKA KALKINMA PLANI

 

Tüm bu yaptıklarımızın dışında bölgenin markalaşmasına yönelik değerlerini ortaya çıkaran bir marka kalkınma planı hazırladık. Marka değerlerini ortaya çıkaran bir çalışma yaptık. Bunu da sahada yaptık. Köy köy gezerek yaptık. Yaklaşık olarak 15 bin kilometre yol kat ettik.420 mülakat yaptık.9 bin küsur fotoğraf çektik. Bizim neleri markalaştırabileceğimizi neleri güçlü ölçekli bir yerlere taşıyabileceğimiz noktasında öngörü oldu ve bir takım stratejiler belirledik bunu yaparken.

Bunlara ilaveten mevcut bölge kurumlarına, kuruluşlarına, sivil toplum öğelerine yönelik olarak da teknik destek verdik. Teknik destek kurum kuruluşları kapasitelerini artırmaya yönelik bir çalışma. Yani sizin bir kafanızda şeyiniz var, bir iş yapmak istiyorsunuz ama uzmanınız yok, bize başvuruyorsunuz, bizde size uzman tahsis ediyoruz. Bu şekilde 97 proje desteklendi. Şöyle bir rakam vereyim size 97 projede en az 2 uzman çalışmış olsa yani yaklaşık olarak 194 uzman bir anda çalışmaya başladı diyebilirim. Burada da çok farklı projelere teknik destek verdik. Bizim için az bir maliyette büyük bir vizyona ulaştı.

2010 yılı bizim için, hep bölge girişimcisine rekabet gücü açısından destek dediğimiz bölgenin kurumlarını, kurumsal kapasite yolunda güçlendirmeye gayret ettiğimiz, ayrıca esnafımızı KOBİ’mizi geliştirmeye çalıştığımız, proje yazmak üzere geliştirmeye çalıştığımız böyle ilimli bir yıl oldu.

Buna ilave olarak; yeni girişimciler tabi bunu atlamayalım yeni girişimciler geliştirilmesi içinde KOSGEB’de uygulamalı girişimcilik eğitimleri yaptık.150 kişiye uygulaması girişimcilik eğitimi verdik. Buradaki başarı oranımız diğer sonuçlara göre yüksek. Şuan yüzde 20’yi yakalamış durumdayız. Bunu artırmaya çalışıyoruz. Yani şuanda 30 küsur kişi iş açmış durumda.

 

GELENEKSEL DEĞERLERİ TİCARETLEŞTİRİYORUZ

 

Bunda nasıl iş açıyorlar, mesela yerel bir markayı dükkânını açıyorlar üretimini yapıyorlar. Dolayısıyla geleneksel değerlerin ticaretleşmesi açısından bizim için büyük bir fırsat oldu. Uygulamalı girişimcilik eğitimlerimizde Türkiye’de ilk defa bizim ajansımız tarafından uygulandı. Diğer ajanslar bizi takip etti. Bunu çarpan etkisi olarak düşünecek olursak yani bir girişimcinin tam yetkiye görüşecek olursak dolaylı bir istihdam projesi olarak da görebilirsiniz. Yani bölgeye yeni esnaflar yeni KOBİ’ler kazandırmak içinde gayret ettik. Normal KOBİ’lerimizi güçlendirerek koruduk, onlara destek olduk ama yeni esnaflar kazandırılmasına da bu eğitimler girişimci gelişme programı destek oldu.

 

BÖLGENİN POTANSİYELLERİ ORTAYA ÇIKARILDI

 

Bunlara ilaveten bölge planında bizim potansiyellerimiz de ortaya çıktı. Bu potansiyellerimizi yatırımcılarımıza da arz ettik. Birçok yatırımcılarla görüşmeler yaptık. Yani rakamsal bazda yüzlerden fazla diyeyim size çünkü kesin rakam çıkartmaya çalışıyoruz. 5 ildeki ofislerim devamlı görüşmeler yapılıyor. Turizm yatırımcısından tutup bir OSB’ye yerli yabancı yatırımcıya kadar farklı yatırımlarda bölgemize kazandırmak için büyük gayret sarf ettik.

Buna ilave olarak Bilişim Vadisi için Sayın Bakanımızın Nihat Ergün’ü talimatlarıyla fizibilite çalışmaları yaptık. İnşallah Türkiye’nin en önemli projeleri de kalkınma ajansı olarak bölgemize kurulması noktasında bir analiz çalışmamız oldu.

Yine Cengiz Topel Havaalanı ile ilgili çalışmalar yaptık. Dilovası ile ilgili çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. Bunların yansımalarını zaten birkaç hafta içersinde duyacaksınız. O noktada gördüğünüz gibi yani bölgenin içindeyiz dışındayız her yerindeyiz. Yani ekonomik ve sosyal kalkınma adına onun kuruluş kobi, esnaf, tüccar ne varsa sanayici hepsinin yanında olmaya çalışıyoruz. Bu ortamda bölgemizi çok seviyoruz çünkü altyapı noktasında insanların bu tip planlara yaklaşım noktasında bir şey var gelişmişlik var. Bunun daha çok böyle harekete geçmesi için gayret gösteriyoruz.

 

TÜRKİYE’DE BİR NUMARAYIZ

 

MARKA’nın yapısıyla ilgili bilgi almak istiyoruz. 5 ilde toplam kaç kişiyle hizmet veriyorsunuz? Bir de Türkiye’deki 26 tane kalkınma ajansının tüm imkânları aynı mı yoksa bölgelere göre farklı farklı imkânları mı sahip.  Ayrıca diğer kalkınma ajanslarıyla kıyasladığınız zaman siz kendinizi nerde görüyorsunuz?

 

            Öncelikle şunu ifade edeyim bizim bir yönetim kurulumuz var. Yönetim kurulumuz 5 ilin valisi,  genel meclisi başkanı, belediye başkanı 5 ticaret ve sanayi odası başkanlarından oluşuyor. Bir de bunun danışman vasfı yönlendirme ve kalkınma kurulumuz var. Kalkınma kurulumuz 100 üyeden oluşuyor.

            Genel sekreterlik icra organı olarak görev yapıyor. Genel sekretere bağlı da 5 tane birim var. Bunlar planlama, programlama koordinasyon birimimiz. Bölgeyi araştırdığımız, planladığımız faaliyetleri koordine ettiğimiz... İkinci birimimiz proje uygulama birimi. Bu plan, programlanın hayata geçmesinden sorumlu olan destek programları ve işte diğer programların dizaynından sorumlu birim başkanlığımız.

İzleme değerlendirme birimimiz bu ikisinin yaptığı çalışmanın sahada oluyor mu,  olmuyor mu,  oluyorsa nasıl oluyor, bunu izleyen değerlendiren birimimiz. Tüm bu faaliyetleri yönlendiren, destek hizmetleri olarak da destek olan destek hizmetleri birimimiz var. Birde yatırım destek ofislerimiz var 5 ilde.

Kalkınma ajanslarının yapısı kendi şahsına münhasır. Gördüğünüz gibi yönetimine, danışma organına her şeyinde kendi bölgesinden oluşuyor. Yerelden oluşuyor yani. Ben kararımı buradan alıyorum. Şuan ki dönem başkanımız Sakarya Valimiz. Kalkınma Kurulu Başkanımız Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu. O da senede 3 defa falan toplantı yaparak bütün planları programları ve işte ajansın planlar programlar çerçevesinde gidip gitmediğini isticar ettiği bir organı yürütüyor.

Peki Devlet Planlama Teşkilatı, Başbakanlık burada bize ne yapıyor? Tüm Türkiye’de Genel Koordinasyonluk yetkisi bu işlere belli bir mevzuata düzene göre gitmesi için destek veriyor. Bizim bütçemizin yüzde 60’ı Ankara’dan geliyor. Yüksek Planlama Kurulu kararı veriyor. Her ajansın bütçesi birbirinden farklı. İşte nüfus gelişmişlik düzeyi artı ajansın performansına göre bizim bütçemiz geliyor. Şöyle ki mesela biz 2010 yılındaki performansa bakıldığında Türkiye’de en yüksek bütçe artışını alan ajansız şuan. Bir numarayız Türkiye’de. Performansımızı yüzde 5,2 arttı. Geçen seneki yaptığımız çalışmalar başarılı bulundu. Bunu da biz değerlendirmiyoruz her gün yaptığımız iş online  Ankara takip ediyor. Bunlar bizim performansımızı belirttiğimiz amacı kritere ne kadar yaklaştığımız ölçüsünde bağımsız bir sistem tarafından bizim önümüze konuyor. Dolayısıyla bütçemizde performansa dayalı geri kalan bütçemiz yüzde 40 ise genelden toplanıyor. Belediyelerden, özel idarelerden hepsi bir öncekinin yüzde biri şeklinde. Şuan mart ayında diğer kalkınma ajansları arasında en yüksek bütçe artışını alaraktan belli bir performansı kriteri yakaladığımızı düşünüyoruz.

 

BERABER BİR HEDEFE VARABİLİRİZ

 

Peki, bu çoğulcu yapı işleyişte sıkıntıya sebebiyet veriyor mu?

 

Hayır olmuyor. Sağ olsun her bir konu olduğunda istişare mekanizmalarımız olsun, karar mekanizmalarımız olsun, teknik açıdan, sosyal açıdan değerlendiriyorlar. Uyumlu bir şekilde karalarımızı alıyoruz. Bu konuda da bizden desteklerini esirgemeyen tüm karar alıcılarımıza, destek veren tüm kurum kuruculara, esnafımıza, KOBİ’mize çok teşekkür ediyorum. Yani bugüne kadar Allaha Şükür bir problemle karşılaşmadık. Uyumlu, ne yaptığımızı bilen, herkesin bir fikir verip, görüş verip, bir şekilde içinde olmak istediği yapıyı biz götürmeye çalışıyoruz. Bu yalnız tek başımıza bizim bir kurum olarak yapacağımız bir şey değildir. Biz diyoruz ki kalkınma sizden başlar diyoruz. Yani kalkınma bizim içimizde bir istek olarak olmalı ki ondan sonra belirlediğimiz amaçlara birlikte koşabilelim. Yani kurum tek başına bir şey değil. Bu araba bir şekilde gideceği adresi belli ama benzini de tüm aksanları bölge tarafından hep beraber çalışırsa belli bir hızla belli bir yere ulaşabilir diye düşünüyoruz.

 

SANAYİ STRATEJİ BELGESİNE DESTEK

 

Kalkınma ajansı olarak Türkiye Sanayi Strateji Belgesi’ne katkınınız oldu mu?

 

Oldu. Biz kalkınma ajansı olarak Bölgenin hassasiyetini iyi etmek bakımından sorumluyuz. Çünkü biz diyoruz ki bu bölge planında her şey var. Yani bu içinde ekonomik, sosyal, kültürel analizler, rekabet unsurları, her şey dâhil bunları da o kurumlarla mesela Sanayi Strateji Belgesi hazırlanmadan biz Sanayi Genel Müdürüyle istişare ettik. Yani tam belge çıkmadan biz zaten verilerimizi paylaştık. Onlar ne aşamada olduklarını buna paralel olarak yine otomotiv strateji belgesiyle yine beraber çalışıyoruz, çalıştık. Mesela kümelenme modelinde yine beraber çalışıyoruz. Tüm kurum kuruluşlarımızla bölgemiz hassasiyeti noktasında paralel çalışıyoruz. Veri iletişimi ve veri geliştirme safhasında kalkınma ajansları şuanda aktif şekilde çalışıyor. Bu açıdan da çok memnunuz.

 

Sanayi Strateji Belgesi’nde belirlenen hedeflere paralel bölgede çalışmalarınız olacak mı?

 

Belgede temel, ulusal hedefler zaten bizim bölgemizde yer alan hedeflerle paralel. Mesela rekabet gününü desteklemek dediğimde bunu nasıl desteklendiğine dâhil mekanizmalar bölgede belli. Örneğin markalaşma. Bu noktada, bu eylemlerin harekete geçirmesi noktasında sorumluyuz. Onların daha çok hayata geçmesinden sorumluyuz. Eğer strateji belirleyip hedefe koşamazsanız o zaman sizin için bir anlamı olmaz yani ona ulaşmak zorundayız biz.

 

 

VERDİĞİMİZ DESTEĞİN KARŞILIĞINI ALIYORUZ

 

Birçok eğitim verdiniz 2010 yılında. Peki, verdiğiniz eğitimleri sağladığınız desteklerin karşılıklarını alıyor musunuz? Yani üretime istihdama yansıyor mu?

 

Her yaptığımız çalışmanın bir raporu var. Örneğin destek program açıklıyoruz. İşte diyoruz ki 322 proje başvurdu şu kadar milyon şey oldu. Sen kaçta kaçına ulaşabildin, kaç istihdam oluşturdun, ne kadar bir hareket oluşturdun. Mesela biz bu açtığımız programlarda inşallah 55-60 program hareket oluşturmayı planlıyoruz. Şimdi izleme değerlendirme birimimiz bunu hep sahada yapıyor. Kuruluşta yaptığımız çalışmaları değerlendiriyor. Bu açıdan ilk gerçeğimiz bizim yaptığımız çalışmalarda verimi ölçer.

 

Rakamları arkadaşlar topluyorlar. Bu teknik çalışmaların bazıları sahasal araştırmada gerektiriyor o yüzden şimdi size rakam verirsem eksik vermiş olurum. Ben bölgemin esnafına, KOBİ’sine, sanayisine çok güveniyorum, çünkü belli bir kalite perspektifi dünyaya uyumda diğer bölgelerden farklıyız. O yüzden bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda biz Allaha şükür 1 destek verdik.2,3 kat farklı geri tepki aldık. Proje başvuruların artmasını görüyoruz ve şunda iddialıyız. Kalkınma ajansı kurulduğundan beri son 1,5 ay içinde devlet desteklerinden KOSGEB desteklerinden yararlanma olayı göreceli olarak artmıştır. Büyük bir hareketlilik olmuştur. Çünkü biz bunların kullanılması doğrultusunda misyona girdik. Benim bölgem bu açıdan biçilmiş kaftan. Yalnız bölgemde proje yazma eğitimleri de yaptım. Proje yazma kültürünü de değiştirmeye çalıştım. Bunların yansıması programlar açıldıkça daha da çoğalacaktır. Dolayısıyla biz bölgemizde bu güne kadar bir iş yaptıysak 3,4 kat verim aldık. Az bir yatırımda büyük bir güce ulaşma noktasında güzel bir hareketliliğimiz var.

 

FİRMALAR ONLİNE FAYDALANABİLİYOR

 

Markanın desteklerinde, eğitimlerinde yararlanmak isteyen işletmeler, KOBİ’ler ne yapmalı?

 

Bizim destek programlarımız başlıyor. Ardından yer verme toplantılarına geçeceğiz. Ondan sonra da proje yazma eğitimine geçiyoruz. Buda tamamen ücretsiz. Bunlara internetten başvuru yapıyorsun. Her hangi bir ücret yok. Sadece nerde eğitim almak istediğini seçiyorsun. Kaydediyorsun. Orada hazır bulunuyorsun. Eğitimini alıyorsun. Çok basit.  Ancak eğitimde bir arkadaşımızla görüşürsek görüşürüz yani gelmelerine de gerek yok. Buna ilave olarak online proje hazırlama eğitimleri koyuyoruz biz web sitemize. Yani bu eğitimi alamadım, gelemedim işte eğitim takvimi içerisinde düşünün ki 1125 kişiye eğitim vermişim. Dolayısıyla proje yazarken ya da kafanızda bir fikir varsa onu uygulamaya geçmekte hem eğitimli hem internet bazlı hem de sıcak temas şeklinde destek olmaya çalışıyoruz.

 

Desteklerin çeşitleri neler, MARKA ne gibi destekler veriyor.

 

MARKA’nın desteklerinin hepsini görebileceğini bölge planı var. Burada stratejik bir amacımız var. Rekabet gücünüz şu şekilde hedeflerde arttırın diyor. Ne demiş rekabet gücünün artırılması için şunu yapmalısın. Şu çalışmaları yapmalısın. Bak yenilikçi bir kültürün geliştirilmesi. Ben ne yapmışım KOBİ’lerin ve rekabetçi kültürün artırılması programına çıkmışım. Şimdi 2011’de programlara çıkacağız inşallah bir aksilik olmazsa.

 

DESTEK BAŞVURUSU 6 AYDA NETİCELENDİRİLİYOR

 

Bir projenin değerlendirilip neticelenme süresi ne kadar sürüyor?

 

Bir program 90 gün. Açılış toplantısından sonra yaklaşık 90 günde bitiriyorum programı. Ondan sonra değerlendirme süreci var. Yani 4,5 -5 ayda bitmiş oluyor. Makinelere geçmiş oluyoruz yani.

 

Yani bir imkânlardan desteklerden yararlanmak isteyen KOBİ size müracaat etti. Dedi ki ben işimin kapasitesini artırmak istiyorum. Sonra…?

 

Amaca ulaşmak için kendisine bir rol çizdi. İşte yaklaşık 4 ayda falan olumlu ya da olumsuz cevap almış oluyor. Bir mevzuatı var bunun. Mekanik bir sistem bu yani. Siz bir yerden input giriyorsunuz. Makine işliyor makinede bağımsız denetim sistemi var bizde. Bağımsız değerlendiriciler şuan yanımda kim olduğuna bakmam onların. Projenin ismini de bilmez sadece proje kalitesini ve belirten amaçlar doğrultusunda puanlar var. Ondan sonra bir puan veriyorlar. Çıkıyor sonra benim önüme geliyor. Bende gidiyorum bakıyorum şöyle bu işi yapabilecek mi diye yönetim kuruluna sunuyorum onaylanıyor ve sözleşmeye geçiyoruz.

 

DEĞERLENDİRMELERDE SİSTEM İŞLİYOR

 

Geçmişte kalan deneyimlerden kaynaklı toplumumuzda farklı algılara sebebiyet veriliyordu. Mesela torpil yapıldığı düşünülüyor. Kamuoyunda böyle bir anlayışta var böyle bir endişede var. Buda eskinin birikimi olarak ben görüyorum onu. Sizdeki bu süreçle alakalı biraz daha detay alabilir miyim?

 

Bağımsız değerlendirme sistemi proje faaliyet destekleme yönetimimiz var bizim. Kanun paralelinde kurulmuş bir yasamız var. Bunun tarihinde bu yönetmelikler çıkartılmış. Burada bir önemli şıkkı söylenmesi olmalı. Eğitimler kaç gün verilmeli, işte bağımsız değerlendirme nasıl puanlandırılmalı, bunu yaparken ne nokta bağımsız değerler belirlenmeli diye kısım önermiş. Yani biraz açıkçası robotik bir işlem yapıyoruz biz. Yani nasıl anlatsam bir emlak geliyor diyelim bunun üstü kapatılıyor yani evrakın kalitesine bakılıyor. Bir puan isteniyor geliyor. Belli puanın üzerinden yönetim kurulunun önüne geliyor. Çok mekanik bir işlem var. Bu sistemde bir kişinin içine girip de müdahale olma noktası yok. Ben de tanımıyorum bağımsız değerlendiricileri. Hangi projeyi şimdi gitsem hangi projeyi ayarlıyorsun deseler bilmem yani. Onu da tanımam. Değerlendireni de tanımam. Yani mekanik bir işlem görüyor. Dolayısıyla biz açıkçası şu ana kadar bir sıkıntı yaşamadık. Yani böyle bir sistem kurgulanması benim içinde bir avantaj. Bende rahat ediyorum. Yani direk ben dâhil olsam yanlış anlaşılabilir. Ama bana böyle bir liste geliyor. İşte 65 puan ve üzeri değerlendiricilerden puanlama sonucunu. Yani bu dolayısıyla pek bir statümüz yok yani. Bu sistem bizim için çok iyi bir sistem yani.

 

DESTEK ALAMAYAN ADAMI DÖVÜYORLAR

 

Desteklerden yararlanmak isteyen girişimcilere, yatırımcılara hazırlık sürecinde ne önerir siniz?

 

Şimdi söyle bir önerimiz var. Devletin tüm desteklerine bir kamu varsa Türkiye’nin desteklerini onu yazıya dökebiliyorsanız bizim de mevzuatımız tüm mevzuatta bir ve çok paralel. Yani aynılarının birkaç küçük hali değiştirilmiş hali KOSGEB’de de var. KOSGEB’in bir mekanizmasının farklı bir hali bizde de var. Dolayısıyla elinizde bir projeniz varsa; şöyle bir ortamda yaşıyoruz ki Sayın Başbakanımız sağ olsun bütün imkânlarını açmış durumda. Yani destek almamamız gibi bir şey söz konusu değil. Şu anda projesi olup da ben destek kullanmadım diyen adamı dövüyorlar artık. Yani devlet bu konuda nasıl anlatsam biraz abarttı olayı. Ama bizim bölge kalkınma ajansı olarak amaçlarımız doğrultusunda bizim bunları vermemiz gerekiyor.

 

PROFESYONEL DESTEKEĞ GEREK YOK

 

Bölgemizde belirlenen şartlara uygun proje hazırlamak, kendi işini geliştirmek, işletmelere profesyonel destek almayı öneriyor musunuz?

 

Ben açık konuşayım çokta gerek yok. Yani 11 sayfa bir yer doldurmanız gerekir. Bunun 2 sayfası sonuca bakar. Yani kafa yorup vakit ayırmamız lazım başka bir şey yok aslında. Destek proje başvurularında böyle bir şey var. Yani bunları böyle yapamıyorsanız tabi o kendinin takdiridir. Ama ben direkt olarak bunu belli kapasitesi iyi olan insanın yapabileceğine inanıyorum.

 

Sanayi Bakanı Nihet Ergün sık sık konuşmalarını gündeme getiriyorum; KOBİ’lerimizin ömürleri kısa. Sizin yapmış olduğunuz çalışma bir nevi bunlarında ömürlerini uzatmaya yönelikte bir çalışma aslında. Ondan dolayı da KOBİ’lerimizin birçoğu aile şirketi mantığıyla çok daha profesyonel olmayan sistemlerle yönetiliyor. Bundan dolayı profesyonel destek almalarını öneriyor musunuz diye sordum?

 

Şöyle bir şey, bizim bölgedeki en büyük problem şu kurumsallaşma yolunda beşeri sermaye sıkıntımız. Bu beşeri sermayenin zenginleştirilmesi sağlamak bizim görevimiz. Bu noktada da bölgemizin stratejik amaçlardan bir tanesi bu. Yani üretilmek isteyen, üretmek isteyen, pazarlamak isteyen İnsanlarında, bunları yapan bir takım nitelikli personelleri insan kaynağının da elinde bulunması gerekiyor. Bu personel yeri geldiğinde işte destek alıp 3 sayfa 5 sayfa yazıp proje başvurusu şeklinde kullandırabilir.

Son Güncelleme: 15.08.2015 10:19
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.