Kalkınma ajansları…

Yerel potansiyelleri harekete geçirerek, bölgelerin kalkınmasını sağlamak amacıyla bakanlar kurulu kararıyla kurulmuş tüzel kişilikler.

Türkiye’nin dört bir tarafında örgütlü olan 26 kalkınma ajansı; kamu, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, yerel yönetimlerin planlamalarına ve yeni girişimcilere destek olmak bölgenin iş ve yatırım imkanlarını tanıtmak gibi çok çok önemli görevleri var.

 

Bu ajanslar aynı zamanda çok ciddi yaptırım ve yetkilere sahip.

Bölgeye tahsis edilen kaynakları kullanmak ve kullandırmak, rekabet gücünü arttırmaya yönelik araştırmalar yapmak ve yaptırmak, yatırımcıların izin ve ruhsat işlemlerini tek elden takip ve koordine etmek, gerekli gördüğü bilgileri kurum ve kuruluşlardan temin etmek gibi yaptırım ve yetkiler bunlardan bir kaçı mesela…

 

Bunca önemli görev ve yetkilere rağmen kalkınma ajanslarının teşkilat yapısı hiç iç açıcı değil.

Aksine karma karışık bir yapıları var.

Ajansların teşkilat yapısı üç ayrı organdan oluşuyor. Kalkınma kurulu, yönetim kurulu ve genel sekreterlik.

 

Her birinin görev ve yetkileri kanunla belirlenmiş ancak görev ve sorumluluk dağılımı pek gerçekçi değil.

Mesela üye sayısı 100’ü bulan, kentin önemli insanlarından oluşan, iş dünyasının, sosyal hayatın içinden gelen insanlardan oluşan “Kalkınma Kurulu”nun bir yetkisi yok. Sadece “Yönetim Kurulu”na tavsiyelerde bulunabiliyor. 

Yüz önemli insandan oluşan kurulun en önemli yetkisi bu.

 

Gelelim kalkınma ajanslarının karar organı olan “Yönetim Kurulu”na

Tek ilden oluşan kalkınma ajansı bölgelerinde; bürokrat ağırlıklı, her şeyin en iyisini bilen vali, büyükşehir belediye başkanı, il genel meclisi başkanı ve oda başkanlarından oluşuyor.

Bu kurulun daimi başkanı kim olacak?

Tabi ki vali…

 

Birden fazla ilden oluşan bölgelerde sadece vali değil valiler devreye giriyor. 2 yıl bir vali, iki yıl sonra bir başka vali, il sayısına göre, dönüşümlü bir şekilde kalkınma ajansının karar organı olan yönetim kurulunun başında valiler bulunmak zorunda, yasa aynen böyle diyor.

Türkiye’yi 2023’e hazırlamak, bölgelerin gelişmesini sağlamak, girişimcileri desteklemek, bölgelerin değerlerini ortaya çıkarmak için kurulan işte bu yapıları da; yüzlerce vazifesi olan, yatırımcının, girişimcinin ruhundan pek çoğu anlamayan valiler yönetiyor.

 

Gelelim asıl iş yapan, yapması gereken, kurumun icra organı olan “Genel Sekreter”liğe.

Personelinin genelde “Başkanım” diye hitap ettiği Genel Sekreterler; görevli olduğu illerin en yetkili ve en önemli insanı olan valilerden, iktidar gücünü arkasına almış belediye başkanlarından, sanayicinin, iş dünyasının talep ve ihtiyaçları öde çıkarması nedeniyle kentin diğer dinamikleriyle sürtüşen oda başkanlarından oluşan yönetim kurulunun emir ve taleplerini yerine getirmeye çalışıyor.

Gün boyu susmayan telefonlara, bitmeyen taleplere, sonu olmayan toplantılara, ardı arkası kesilmeyen projelere yetişmeye çalışıyor. Gel de; bugüne kadar verdiği talimatların tamamı yerine getirilen, talepleri eksiksiz karşılanan insanların emrinde böylesi önemli yapıları yönet yönetebilirsen.

Herkesi memnun ederek görevini icra et edebilirsen…

 

Türkiye’nin büyümesine, gelişmesine ve hedeflerine ulaşmasına önemli katkı sunma potansiyeli bulunan kalkınma ajanslarının içinde bulunduğu çıkmazı ilgilileriyle paylaşmak için bunları yazdım. Tabi sorunları sıralarken öneri de getirmek gerektiğini bildiğim için önerilerimi de şu şekilde sıralamak istiyorum:

 

1- Kalkınma ajanslarının yönetim kurulu üye yapısı mutlaka değiştirilmeli. Ajansların amaçları gereği; yönetim kurulu üyeleri sanayinin, iş dünyasının içinden veyahut bu kesimlerin STK’larında görevli kişilerden oluşmalı.

2 – “Genel Sekter”liğin yapısı güçlendirilerek; yönetim kuruluna verilen görevlerin bir kısmı şartsız bir şekilde “Genel Sekreter”e devredilmeli.

3 - “Kalkınma Kurulu”nun statüsü güçlendirilerek; görüş, önerileri ve talepleri mutlaka karara bağlanmalı.

4 - “Genel Sekreter”i “Yönetim Kurulu” değil Kalkınma Bakanlığı seçmeli ve “Genel Sekreter” olarak görevlendirilecek kişi iş dünyasını bilen nitelikli kişilerden seçilmeli.

 

En azından bu değişiklikler yapılmadan…

Mevcut teşkilat yapısıyla kalkınma ajanslarının içinde bulundukları yönetim ve yetki karmaşasından kurtulması, kendine 2023 hedefleri gibi dev ve büyük hedefler koyan Türkiye’ye arzu edilen katkıyı sağlaması mümkün değil.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ahmet aslan 2012-04-17 08:03:18

"yönetim kurulu üyeleri sanayinin, iş dünyasının içinden"

genelde yazıya katılsamda bu maddeye katılmıyorum. ajanstan destek alma potansiyeli olan kişilerin yönetim kurulunda olması olmaz diyr düşünüyorum.

Avatar
Hasan Akcan 2012-04-19 19:17:29

tebrikler tespitleriniz fevkalade.
tek bir itirazım var. o da birinci maddeye. kalkınmanın iktisadi boyutu yanında bir de sosyal boyutu var. yanı yönetim kurulunu sadece iş dünyasından oluşturamazsınız.

Avatar
ismail aras 2012-08-26 20:45:33

uzmanlar ile ilgili hiç bir değerlendirme yok.. karar alma sürecinde hiç bir katkısı olmayan uzmanlar, ofis elemanı olarak düşünüldüğü sürece ajanslardan etkinlik beklenmemeli..

banner78