Özet: Kadın işçinin evlilik nedeniyle işten ayrılması halinde tazminat talep edebileceği yolunda 4857 sayılı iş yasasında bir düzenleme yoktur. Ancak 1475 sayılı iş yasasının bazı hükümleri halen yürürlükte olduğu için bu konuda bu yasa hükümlerinden yararlanılmaktadır.

Kadın işçinin evlenme ile iş sözleşmesi kendiliğinde sona ermez. İşveren de kadın işçisinin evlenmesini sebep göstererek iş sözleşmesini feshedemez. Çalışmak kadın olsun erkek olsun herkesin anayasal bir hakkıdır. Anayasanın 49. maddesi çalışma herkesin hakkı ve ödevidir hükmünü içermektedir. Kadınların çalışması toplumsal hayatın gereğidir. Kadınlar çalışmakla hem kendi aile bütçesine katkı yapar ve hem de çalışmasıyla ülke ekonomisine değer katar.

Ancak, kadın işçinin evlendikten sonra çalışmasına aile ekonomisi yönünden ihtiyaç yoksa o takdirde kadın işçi çalışma yaşamını bir şekilde sonlandırabilir. Kadın işçi evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusu ile iş sözleşmesini feshedebilir. Kadın işçinin bu hakkı bir yıllık zaman aşımına tabidir. Evlenen kadın işçi evlilik tarihinden-resmi nikâh tarihi-itibaren bir yıl içinde bu hakkını kullanmadığı takdirde bir daha bu hakkını kullanamaz.  Evlilik nedeniyle iş sözleşmesini bir yıllık zaman içinde fesheden kadın çalışana halen yürürlükte olan 1475 sayılı iş yasasının (Md.14) hükmü gereğince işveren tarafından kıdem tazminatı ödenmesi gerekir.

Yukarıda da açıkladığımız üzere kadın çalışanın kıdem tazminatını işvereninden talep edebilmesi için iş sözleşmesini evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde ve evlilik nedeniyle feshetmesi şarttır. Fesihte geçerli bir yıllık sürenin başlangıcı resmi nikâh tarihidir. Evlenme nedeniyle kadın çalışanın işten ayrılması durumunda kıdem tazminatı talep etme hakkı doğar.  Kadın çalışanın evlilik nedeniyle iş sözleşmesini süresi içinde feshetmesi halinde gerek işverenin ve gerekse işçinin iş sözleşmesinin evlilik nedeniyle feshetmesi halinde ihbar süresi için çalışması veya ihbar tazminatı ödemesi yapılmaz. 4447 Sayılı Yasa iş sözleşmesini kendi isteğiyle fesih eden işçiye işsizlik sigortasından yararlanma hakkı vermediği için evlenme nedeniyle işten ayrılan kadın çalışanın işsizlik ödeneği alması da mümkün değildir.

4857 Sayılı İş Yasası gereği kadın çalışan evlilik nedeniyle iş sözleşmesini feshetmek isterse fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadırlar. (İş Yasası Md. 19)  İşten çıkış gerekçesinin aynı zamanda SGK çıkış kodlarıyla da uyumlu olması gerekir. Evlilik nedeniyle işten ayrılışlarda Kod.13 Kadın işçinin evlenmesi kodu seçilmelidir. Kıdem tazminatı alarak işten ayrılan kadın çalışan dilerse aynı veya farklı bir işverene bağlı olarak yahut kendi nam ve hesabına tekrar çalışmaya başlayabilir. Böyle bir durumda kıdem tazminatı ödemiş olan eski işverenin yaptığı ödemenin yersiz olması yönünde her hangi bir iddiada bulunması mümkün değildir.

Kadın çalışanın boşandığı eşi ile yahut bir başkasıyla yeniden evlenmesi halinde de kıdem tazminatı sigortalının hastalık veya analık gibi nedenlerle olan istirahatinin işten ayrılmadan önce başlamış olması veya işten ayrıldıktan sonra ilk dokuz gün içinde başlamış olması durumunda, işten ayrılışı takip eden dokuzuncu güne kadar geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Hamileyken evlilik nedeniyle işten ayrılan kadın işçi raporlu olduğu günler parasını eksik alır.  Burada önemli olan husus hakkın kullanımında iyi niyetli olunmasıdır.  

İş sözleşmesinin evlilik, askerlik, yaşlılık ve malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla işçi tarafından sona erdirilmesinde, bildirim sürelerine uyularak iş sözleşmesinin feshi gerekir.  Kadın işçilerin, evlendikten sonra bir yıl içinde iş sözleşmesini feshetmeleri halinde kıdem tazminatına hak kazandıklarını belirtmiştik.  Bu düzenlemeye yani 1475 sayılı iş yasasına göre kadın işçinin kıdem tazminatı alabilmesi için;

*Birinci koşul, kadın işçinin iş sözleşmesinin evlendiği sırada devam etmesidir. Yani, işçinin işten ayrıldıktan -iş sözleşmesi kıdem tazminatı almasını hak etmeyecek şekilde sona erdikten- bir süre evlenmesi halinde kıdem tazminatı ödenmesi söz konusu olmayacaktır. Bu nedenle, kadın işçinin iş sözleşmesinin evlendiği tarih itibariyle devam etmesi önemli bir koşuldur.

*İkinci koşul ise, iş sözleşmesi devam eden kadın işçinin evlenmesi halinde, bir yıl içinde evlendiğini belirterek işverenden kıdem tazminatını istemesi gerekmektedir. Evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesinin feshedilmemesi ve işverenden kıdem tazminatı istenmemesi halinde kadın işçinin bu hakkı zamanaşımına uğrar. Bu süre hak düşürücü bir süredir.

*Üçüncü koşul ise, kadın işçinin en az bir yıllık çalışmasının olmasıdır.

Yargıtay içtihatlarına göre, sırf kıdem tazminatı almak için kocasından boşanarak aynı kişiyle yeniden evlenmek ve evlenme dolayısıyla işten ayrılarak kıdem tazminatı talep etmek iyi niyetli bir davranış olmayıp bir hakkın kötüye kullanılmasıdır. Kötü niyet hukuken korunmaz.

Evlendikten sonra bir yıl içinde iş sözleşmesini feshetmeleri halinde kıdem tazminatına hak kazanabilme hakkı, sadece kadın işçiye verilmiştir. Bu haktan yararlanabilmek için kadın işçinin evliliğinin ilk evlilik olması şart değildir. Kadın işçi, evlilik nedeniyle işten ayrılıp kıdem tazminatını aldıktan sonra ikinci bir evlilik yapabilir. Bu evlilik nedeniyle de şartlar gerçekleşmişse kadın işçi yeniden evlilik nedeniyle işten ayrılınca-iş sözleşmesini feshedince- işverenden kıdem tazminatı talep etmeye hakkı vardır.

Kaynakça:

1475 sayılı iş yasası ve 4857 sayılı iş yasası.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.