Özet: 4857 sayılı İş Yasası’na tabi olan işyerlerinde ilk defa sigortalı çalıştırmaya başladıklarında “İşyeri bildirgesi” düzenleyerek Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunmak zorundadırlar. Aynı şekilde sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin devri halinde de işyeri bildirgesi düzenlenmeli ve Sosyal Güvenlik kurumuna bildirilmelidir.

1-Yasal düzenleme:

4857 sayılı yasaya uygun bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde çalışma bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır. (*)

2-Devri bildirmenin süresi:

Yeni işveren tarafından, en geç işin veya işyerinin devralındığı tarihi takip eden on gün içinde işyerinin işlem gördüğü kurumun ilgili birimine verilmelidir. İşyeri bildirgesi, gerçek kişi olan işverenin ölümü halinde ise, mirasçılarınca, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde işyerinin işlem gördüğü kurumun ilgili birimine verilmelidir.

İşveren, örneği kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte kuruma doğrudan vermek veya iadeli taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür.

Şirket kuruluşu aşamasında, sigortalı çalıştırmaya başlayacağı tarihi ve çalıştırılacak sigortalı sayısını beyan eden şirketlerin ticaret sicili memurluklarına yaptıkları bu bildirimler, ticaret sicili memurluklarınca on gün içinde ilgili kurum birimine gönderilir ve bu bildirim, işverence kuruma yapılmış sayılır. Bildirimin bu süre içerisinde kuruma gönderilmemesi halinde ilgili ticaret sicili memurluğu hakkında işlem yapılır.

İşverene, kurumca, bildirgenin alındığını bildirir bir belge verilir veya taahhütlü olarak gönderilir. Bildirgenin verilmemesi veya geç verilmesi yasada belirtilen hak ve yükümleri kaldırmaz.  İş yerinin miras yolu ile intikali halinde, yeni işveren iş yeri bildirgesini ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde doğrudan kuruma vermek veya iadeli taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür.

Sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin başka bir işverene devrolunması veya intikal etmesi halinde de, yeni işveren bildirge vermekle yükümlüdür. Bu işlerde çalışan sigortalıların sigorta hak ve yükümleri devam eder. Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer merciler, yapı ruhsatı verdikleri inşaatları ruhsat tarihinden itibaren bir ay içinde kuruma bildirmekle yükümlüdürler.

3-Çalıştırılan sigortalıları bildirme: 

İşveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür.

İnşaat işlerinde işe başlatılacak işçiler için,  işe başlatıldığı gün Sosyal Güvenlik Kurumuna veya iadeli-taahhütlü olarak postaya verilen işe giriş bildirgeleri ile kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde işe alınan işçiler için en geç bir ay içinde kuruma verilen veya iadeli taahhütlü olarak gönderilen işe giriş bildirgeleri de süresi içinde verilmiş sayılır.

           Dışişleri Bakanlığının sigortalı olarak yurt dışı göreve atanan personeli için işe giriş bildirgeleri ise, kuruma en geç üç ay içinde gönderilir.

4- Bildirilmeyen sigortalılar için yapılacak işlem:

 Sigortalı çalıştırılmaya başlandığının süresi içinde kuruma bildirilmemesi halinde bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığı Sosyal Güvenlik kurumunca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililerin sigorta yardımları Sosyal Güvenlik Kurumunca sağlanır. Sigortalı çalıştırılmaya başlandığı kuruma bildirilmiş veya bu husus Sosyal Güvenlik Kurumunca tespit edilmiş olmakla beraber, yeniden işe alınan sigortalılardan, süresi içinde kuruma bildirilmeyenler için de, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde gerekli sigorta yardımları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlanır.

Ancak, yukarıda belirtilen sigorta olayları için Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile sürekli iş göremezlik gelirinin sigortalıya ömür boyu bağlanması halinde işverenin sorumluluğu aranmaksızın tamamı işverene ödettirilir.

            Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.11.2014 tarihli kararı:

İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının işverenden tahsili istemine ilişkin davada:  Davacının sürekli iş göremezlik oranının tespiti yönünden Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinin raporları arasında çelişki vardır. Adli Tıp Kanunu’na göre, çelişkinin Adli Tıp Genel Kurulunca giderilmesi gerekmektedir. Mahkemece, direnme kararının başlığında davalı şirketin adı kısa yazılmışsa da, davalı tüzel kişidir.  Davalının ticaret unvanı dosyada açıkça belirtilmiştir. Karar başlığındaki yanlışlığın yazım hatasından kaynaklandığı kabul edilmelidir. Maddi hata niteliğindeki yazım hatasının mahkemece her zaman düzeltilmesi mümkündür. O halde mahkeme Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporları arasındaki çelişki, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınacak raporla giderildikten sonra yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir. (1)

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.12.2016 tarihli kararı:

Kesinleşen ilk rücu davasıyla, davalı işverene ait işyerinde iş kazası sonucu, gelire girme tarihi itibarıyla, yüzde 25 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalan sigortalıya bağlanan gelir ve masraflar dava konusu yapılmıştır.  Mahkemece, yüzde 25 sürekli iş göremezlik üzerinden bağlanan gelirin ilk peşin değerli tutarının yüzde 75 oranında işveren kusuru dikkate alınmak suretiyle tahsiline karar verilmiştir.

Kurum, iş kazası sonucu yüzde 25 olarak belirlenen iş göremezlik oranının, yapılan itirazlar sonucu yüzde 36 oranına yükselmesi nedeniyle, bakiye gelir talep edilmiştir.

Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.  

Sürekli iş göremezlik oranındaki artışa bağlı olarak değişime uğrayan gelir, düşük iş göremezlik oranı sebebiyle bağlanmış olan başlangıçtaki gelir olup; gelir hesabındaki unsurlardan biri olan iş göremezlik oranındaki değişim karşısında, başlangıçtaki gelirin, değişen iş göremezlik oranına uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır.  

Bu durumda,  peşin sermaye değerli gelirin, gelir başlangıç tarih itibarıyla, artan iş göremezlik oranına göre belirlenmesi gerekir.  Yeni oran üzerinden belirlenmiş olan bu peşin sermaye değerli gelirden, gelir başlangıç tarihinden, sürekli iş göremezlik derecesinin yükseldiği tarihe kadar ödenen gelirin, düşük iş göremezlik oranı ile artan iş göremezlik oranı arasındaki fark iş göremezlik oranından mahsubu gerekecektir. Öte yandan, başlangıçtaki gelir onay tarihinin esas alınması da, dikkate alınmalıdır. Açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca araştırma yapılmalı ve çıkan sonuca göre karar verilmelidir.(2)

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 01.06.2017 tarihli kararı:

Açılan rücuan tazminat davasında:  Hak sahiplerinin işverenden isteyebileceği tazminat tavan miktarını önce kusur durumunu hiç gözetmeksizin belirlemek ve belirlenen tazminat miktarını geçmemek üzere davalının olaydaki kusursuzluğu dikkate alınarak rücu alacağına hükmetme gereği öngörülmüştür.  İşverenin sorumluluk sınırlarının belirlenmesinde, kendisinin kusurlu olup olmaması etkili bulunmakta, işverenin kusursuz bulunduğu durumlarda, ilk peşin sermaye değeri gelir miktarı olarak ortaya çıkan tazminat tavanından, yüzde 50'den aşağı olmamak üzere indirim yapılarak, işverenin sorumlu olduğu tazminat tutarı belirlenecektir.(3)

Kaynakça:

      *4857 sayılı iş yasası ve Sosyal Sigorta yasası

  1. Y.H.G.K. 2013/10-1146 E. 2014-845 K.
  2. Yargıtay 10.H.D. 2016-15372 E. 2016-14515 K.
  3. Yargıtay 10.H.D. 2015-15949 E. 2017-4725 K.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.