banner110

Türkiye’de şubat ayında işsizlik oranı, bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 10,6 olarak gerçekleşti. Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı ise geçen aya göre aynı kalarak yüzde 9,8 seviyesinde açıklandı.

Kıyaslanabilir dönemler olan Şubat 2017-Şubat 2018’e baktığımız zaman, ilgili dönemler arasında işgücüne katılım oranında arındırılmış verilerle 0,8 puanlık artış olduğu görülmektedir. 2017’nin benzer döneminde 31 milyon 380 bin kişi olan işgücü, Aralık 2017’de 32 milyon 111 bin kişi olmuştur. İşgücüne katılım oranı da yüzde 52,7’den yüzde 53,2’ye yükselmiştir. Yine mevsim etkilerinden arındırılmış verilere bakıldığında; istihdam oranı bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 47,9 olurken, mevsim etkilerinden arındırılmış istihdamda ise 40 bin kişilik bir artış söz konusudur. İnşaat, sanayi ve hizmet sektörünün toplam istihdam içindeki payı artarken; tarım sektörünün payının azalmış olduğu görülmektedir.


Hem arındırılmamış, hem de arındırılmış verileri geçen yılın aynı dönemi ile kıyasladığımız zaman, kayda değer bir geri çekilme görmekteyiz. Öyle ki; Şubat 2017-2018 periyodu içinde işsizlik oranı yüzde 12,6’dan yüzde 10,6’ya doğru 200 baz puan, mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı ise yüzde 11,6’dan yüzde 9,8’e 180 baz puan gerilemiştir. Hükümetin uyguladığı politikalar ile beraber ekonomiye sağlanan teşvikler bu dönemde etkili olmuştur. Özellikle istihdam seferberliği kapsamında yapılan çalışmalarla önemli ölçüde istihdam artışı sağlanmıştır. Hükümetin 2018 işsizlik oranı beklentisi Orta Vadeli Program’a göre yüzde 10,5 seviyesinde, bizim beklentimiz de buna yakındır.

Mevcut piyasa volatilitesinin ise ekonomiye yansımaları olabileceği gibi işgücü piyasasında da bazı etkileri söz konusu olabilir. Son dönemde TRY’de meydana gelen değer kaybının sürüyor olması şirketler açısından karar vericilerin zorlanmasına neden olmaktadır, bu durum özellikle özel sektör için bir risk olarak ele alınabilir. Çünkü özel sektör, kamuya göre daha kar odaklıdır, bu çerçevede karlılığın düşmemesi amaçlı olarak özel sektörde istihdam azaltmalar söz konusu olabilir. Kamu sektörü kısa vadede desteklenmeye devam edilebilir, ancak o noktada da kamu istihdamındaki artışların bütçeye ek yük getireceği notunu düşmek gerekir. Dolayısıyla, sürdürülebilir değildir. Henüz bu faktörlerin işgücü piyasasında majör etkisi görülmemiş olsa da, daha fazla istihdamın daha çok yatırıma, daha çok yatırımın da ekonomiye ve piyasaya güvenle alakalı olduğunu düşünecek olursak, riskler söz konusu olabilir. Aynı zamanda, Türkiye’nin 2017’de yüzde 7,4 olarak gerçekleşen ekonomik büyümesinin normal patikaya gerilemesinin de işsizlik oranı artırma olasılığı olduğunu söyleyebiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.