Özet: Anonim şirketin kuruluşu sırasında kuruculara harcadıkları emeğe karşılık para ve bedelsiz pay senedi vermek gibi şirket sermayesinin azalmasına neden olabilecek bir menfaat sağlanamaz. Bu hükme aykırı olarak esas sözleşmeye yazılan hükümler geçersizdir. Ancak, dağıtılabilir kârdan yedek akçe ile pay sahipleri için yüzde beş kâr payı ayrıldıktan sonra kalanın en çok onda biri intifa senetleri bağlamında kuruculara ödenir.

1-Yasal dayanak:
Anonim şirketlerde genel kurul, esas sözleşmeye yazılmış olmak kaydıyla veya esas sözleşmeyi değiştirerek, bedeli kanuna uygun olarak yok edilen payların sahipleri, alacaklılar veya bunlara benzer bir sebeple şirketle ilgili olanlar lehine intifa senetleri çıkarılmasına karar verebilir. Bu senetler hakkında Ticaret Kanunu Md.348 uygulanır.
         
Kurucular için çıkarılanlar da dâhil olmak üzere, intifa senetleri emre veya hamiline yazılı olarak çıkarılabilir. Anonim şirketler, pay senetlerini halka arz etmeden önce kurucu intifa senetlerini, herhangi bir bedel ödemeden iptal ederler. Aksi hâlde intifa senetleri kendiliğinden geçersiz sayılır. Dağıtılabilecek kâr mevcut ise şirket kârın dağıtılmamasını kararlaştırmış olsa bile kurucu intifa sahipleri esas sözleşmede öngörülen kâr paylarını alırlar.

2-İntifa senedi nedir? 
İntifa senetleri, şirket malvarlığına ilişkin haklar sağlayan hisse senetlerinden farklıdır. İntifa senetleri herhangi bir payı temsil etmeyen, ama kıymetli evrak niteliğinde olan ve anonim şirkete nakit para girişini sağlayan tedavül kabiliyeti olan senetlerdir. Ticaret Kanunu’na göre intifa senedi sahiplerine pay sahipliği hakları verilemez. Ancak, bu kişilere, net kâra, tasfiye sonucunda kalan tutara katılma veya yeni çıkarılacak payları alma hakları tanınabilir.
İntifanın anlamı faydalanma, yararlanma demektir. Dolayısıyla, intifa senedini anonim şirkette herhangi bir payı ifade etmeyen, bu nedenle de ortaklık hakları tesis etmeyen, ancak sahibine söz konusu malvarlığı hakları tanıyan kıymetli evrak veya menkul kıymet niteliğinde senet olarak tanımlamakta mümkündür.


Ticaret Kanunu’na göre, anonim şirketler ana sözleşmelerinde yazılı olmak koşulu ile intifa senedi çıkarabilirler. İntifa hakkı, şirketin kuruluş ana sözleşmesinin veya ana sözleşme değişikliğinin tescili ile kendiliğinden oluşur. Senede bağlanması, intifa hakkına sadece dolanım olanağı sağlar, yoksa intifa hakkının kullanılmasına herhangi bir etkisi yoktur. İntifa senedi, sahibine pay sahipliği sıfatı kazandırmaz ve anonim şirkette herhangi bir payı temsil etmez.


İntifa senedi sahibinin, şirkete ortak olup olmaması, intifa senedinden doğan haklara etki etmez. Pay sahiplerine verilen intifa senetleri, paydan bağımsız haklar taşır. Anonim şirket genel kurulu, intifa senedi sahiplerinin onayını almadan, ana sözleşmeyi değiştirmek suretiyle intifa haklarını kaldıramaz yahut değiştiremez. 


İntifa senetleri -katılma intifa senetlerine SPK Tebliği ile tanınan ilave imkânlar hariç- sadece, safi kazanca veya tasfiye neticesine iştirak yahut yeni çıkarılacak hisse senetlerini alma hakkı vermek amacıyla çıkarılabilir.


İntifa senedi, sahibine, şirket genel kurulunda oy hakkı vermez. İntifa senedi sahiplerinin, genel kurula ve genel kurulun kararlarına itiraz hakları yoktur, ortaklık haklarından yararlanamazlar.


İntifa senedi sahipleri, şirket yönetimine müdahale edemezler, şirket kâr elde etmedikçe veya tasfiye artığı ortaya çıkmadıkça veyahut sermaye artırılarak yeni paylar çıkarılmadıkça herhangi bir talep hakları doğmaz. 


İntifa senetlerinin tanıdığı haklar, özellikle kâr talebi, anonim şirketin feshi ile ortadan kalkar. Yine, intifa senedinden doğan haklar, ana sözleşmede belirli bir süre için kayıt altına alınmışlarsa, sürenin geçmesi ile kendiliğinden sona erer.


Yasal olarak üç çeşit intifa senedinin varlığından söz edebiliriz. Bunlar, kurucu intifa senetleri, adi intifa senetleri ve katılma intifa senetleridir. Kurucu intifa senetleri, anonim şirketin kurucu ortaklarına verilen intifa senetleridir. Sadece kuruluş ana sözleşmesinde yazılı olmak şartıyla geçerli olurlar. Şirket ana sözleşmesinde sonradan değişiklik yapılarak kurucu intifa senedi çıkarılması mümkün değildir.  
Adi intifa senetleri, intifa senetlerinin ana türünü oluşturur. Şirket genel kurulu, ana sözleşme gereğince veya ana sözleşmeyi değiştirerek adi intifa senetleri çıkarabilir.


Katılma intifa senetleri ise, Ticaret Kanunu’ndaki düzenlemeden farklı olarak, Sermaye Piyasası Kanunu’nun Katılma İntifa Senetleri İhracına İlişkin Esaslar Tebliği ile uygulanan ve nakit karşılığında çıkarılan intifa senetleridir. SPK Tebliği’ne göre, anonim şirketler, nakit karşılığı satılmak üzere, ortaklık haklarına sahip olmaksızın kârdan pay alma, tasfiye bakiyesinden yararlanma, yeni pay alma ve ilgili tebliğde belirlenen olanakların bir bölümünden veya tamamından yararlanma haklarını sağlayan katılma intifa senedi çıkarabilir. Böylece, anonim şirket ortaklık yapısında bir değişiklik meydana gelmeden şirket nakit sağlama olanağına kavuşmuş olur.


Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere intifa senedi SPK Tebliği uyarınca anonim şirketin nakit para bulmasını sağlamaya yarar.

3-Borçlanma Senetleri Alma ve Değiştirme Hakkını İçeren Menkul Kıymetler:
Her çeşidi ile tahviller, finansman bonoları, varlığa dayalı senetler, indirim esası üzerine düzenlenenler de dâhil, diğer borçlanma senetleri, alma ve değiştirme hakkını haiz senetler ile her çeşit menkul kıymetler, aksi kanunlarda öngörülmedikçe, ancak genel kurul kararı ile çıkarılabilirler. Genel kurul, kanunlarda farklı bir düzenleme yoksa Ticaret Kanunu Madde 421 hükümlerine göre karar verir. Esas sözleşme farklı bir yetersayı öngörebilir. Genel kurul kararının çıkarılacak menkul kıymete ilişkin, gerekli bütün hüküm ve şartları içermesi gerekir. Genel kurul kararını yönetim kurulu yerine getirir. Menkul kıymetler hamiline veya emre yazılı ve itibarî değerli olabilir. İtibarî değer genel kurul ve yetkilendirilmiş olması hâlinde yönetim kurulunca belirlenir. Borçlanma senetlerinin bedellerinin nakit olması ve teslimi anında tamamen ödenmesi şarttır.

4-Yönetim Kurulu kararıyla:
Aksi kanunda öngörülmemişse, genel kurul herhangi bir menkul kıymetin çıkarılmasını ve hükümleriyle şartlarını saptamak yetkisini, en çok on beş ay için yönetim kuruluna bırakabilir. Borçlanma senetlerinin toplam tutarı, sermaye ile bilançoda yer alan yedek akçelerin toplamını aşamaz. Kanunların bilançoya konulmasına izin verdiği yeniden değerleme fonları da toplama katılır. 

5-Kâr, Kazanç ve Tasfiye Payı: 
Her pay sahibi, kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre pay sahiplerine dağıtılması kararlaştırılmış net dönem kârına, payı oranında katılma hakkını haizdir. Şirketin sona ermesi hâlinde her pay sahibi, esas sözleşmede sona eren şirketin mal varlığının kullanılmasına ilişkin, başka bir hüküm bulunmadığı takdirde, tasfiye sonucunda kalan tutara, payı oranında katılır. Esas sözleşmede payların bazı türlerine tanınan imtiyaz haklarıyla özel menfaatler saklıdır.

6-Hesaplama biçimi:
Esas sözleşmede aksine bir hüküm yoksa kâr ve tasfiye payı pay sahibinin sermaye payı için şirkete yaptığı ödemelerle orantılı olarak hesap edilir. Yıllık kâr, yıllık bilançoya göre belirlenir.

7- Kâr payı:
Sermaye için faiz ödenemez. Kâr payı ancak net dönem kârından ve serbest yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı avansı, Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi olmayan şirketlerde, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının tebliği ile düzenlenir. 

8- Hazırlık dönemi faizi: 
İşletmenin tam bir şekilde faaliyete başlamasına kadar geçecek hazırlık dönemi için pay sahiplerine, Türkiye Muhasebe Standartları’na uygun olmak koşuluyla, özellikli varlık niteliğindeki yatırımların maliyetine yüklenmek üzere, belirli bir faiz ödenmesi esas sözleşmede öngörülebilir ve bu dönemle sınırlı olmak üzere, faiz ödemelerinin ne zamana kadar süreceği belirtilir. 
İşletme yeni paylar çıkarılarak genişletilecek olursa, sermayenin artırılmasına dair olan kararda, yeni pay sahiplerine, özellikli varlık niteliğindeki yatırımların maliyetine yüklenmek üzere, belirli bir süreyle en geç yeni yatırımın işletmeye alındığı güne kadar faiz ödenmesi kabul olunabilir.

9- Kazanç payları: 
Yönetim kurulu üyelerine kazanç payları, sadece net kârdan ve ancak kanuni yedek akçe ayrıldıktan ve pay sahiplerine ödenmiş sermayenin yüzde beşi oranında veya esas sözleşmede öngörülen daha yüksek bir oranda kâr payı dağıtıldıktan sonra verilebilir.

10- Geri alma hakkı:
Haksız yere ve kötü niyetle kâr payı veya hazırlık dönemi faizi alan pay sahipleri, bunları geri vermekle yükümlüdür. Yönetim kurulu üyelerinin kazanç payları hakkında da aynı hüküm uygulanır. Geri alma hakkı, paranın alındığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
 
11-Şirketin iflası hâlinde:

Şirketin iflası hâlinde, yönetim kurulu üyeleri şirket alacaklılarına karşı, iflasın açılmasından önceki son üç yıl içinde kazanç payı veya başka bir ad altında hizmetlerine karşılık olarak aldıkları uygun ücreti aşan ve ödenmemesi gereken paraları geri vermekle yükümlüdürler. Sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümler gereğince alınması mümkün olmayan paraların geri verilmesi yükümlülüğü yoktur. 

Kaynakça:
Türk Ticaret Kanun ve SPK Tebliği

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.