En basit tanımıyla, “bir iş ya da oluşun, bir eylemin içinde geçmekte olduğu, geçtiği ya da geçeceği süredir” zaman. Genel kanının aksine, büyümek ya da gelişmek için tek ihtiyaç değildir. Tariften de anlaşılacağı üzere, olayın süresinin belirlenmesinde bir araçtır yalnızca. Büyüten ya da geliştiren, zamanın içerisine sığdırdıklarımızdır.

2019 yılı, bu süreçte yapılan ya da yaşananların kaydını tutmamızda bir araçtı, görev süresi doldu. Kim, her ne sığdırdıysa bu süreye, sığdırabildikleri kadar büyüdü ya da gelişti.

Adına hayat dediğimiz bu süreç, sonsuz değişkenleri ve ihtimalleri ile her şeye gebedir. Bu olasılık sonsuzluğunda, aklın ve bilimin uygun gördüğü en iyi ihtimalleri gerçeğe dönüştürmek için çalıştık ve her anı dolu dolu bir 2019 planladık Antalya’mız ve organize sanayi bölgemiz için.

Neye arzu duyduğunuzu, yaptıklarınızla gösterirsiniz. Kurulumu gerçekleştirdiğimiz Teknoloji Geliştirme Bölgesi, arzu ettiğimiz inovatif dönüşümün ilk ve en önemli yapıtı oldu. 2019 yılı içerisinde başlayan altyapı inşaatları ise sadık kaldığımız planlarımızdan sadece birisiydi. Her etabını büyük bir titizlikle planladığımız bu büyük proje ile komşu illerimiz olan Burdur ve Isparta’yı da kapsayan bir bilim havzası oluşturmayı, inovatif bir dönüşümün tetikleyicisi olmayı hedefliyoruz.

Çünkü büyük bir dönüşüm başladı. Dünya, sanayi, üretim, girişim modelleri başka bir yere gidiyor. Ön görülebilmesi neredeyse imkansız bir geleceğe doğru, deyim yerindeyse adeta sürükleniyoruz. Bırakın entegrasyonu, Endüstri 4.0’ı henüz tam manasıyla kavrayamamışken, Endüstri 5.0’ın ayak seslerini işitmeye başladık. İletişimde 5G’ye geçtik/geçiyoruz, 6G’yi işitmemiz an meselesi. Mars’a planlanan ilk insanlı sefere sadece 4 yıl kaldı. Goldman Sachs’ın tahminine göre, teknolojik gelişmeler asteroit madenciliği için gerekli şartları elverişli hale getirmek üzere ve bu alana giren ilk şirket dünyada eşi görülmemiş bir servete sahip olacak.

Geleceği tahmin etmenin en kolay yolu onu icat etmektir. Bahsettiğim tüm bu girişimler, geleceğin ayak sesleridir ve bu teknolojileri icat edenler, geleceğin sahipleridir. Gelecek, zamanı iyi değerlendirenlerindir.  

Dünya artık emek yoğun, malzeme yoğun veya enerji yoğun değildir; dünya artık bilgi yoğundur. Yani bilmezseniz, yönetemezsiniz. Yönetemezseniz, yönetilir ve daima ithal edersiniz!

Gelecek, bilgiyi üreten, onu geliştiren ve ona sahip olanlarındır.

Altyapısını inşa etmeye başladığımız şey bir bina ile sınırlı değil aslında. Biz, bir kültür inşa etmekle meşgulüz. Bina bir simgedir, ekosistemin toplanma alanıdır. İçinde gerekli aklın ve bilginin olmadığı bir bina, salt betondur. Bu kültürün oluşturulacağı, geliştirileceği ve yayılacağı yer bina değil, binanın içindeki akıl ve bilgidir. Okuduğunuz bu satırlar bile oluşturmaya çalıştığımız kültürün size kadar uzanmış altyapı bileşenleridir.

Önce kültürü inşa edelim diye, bu farkındalığı oluşturalım diye yazıldı bu satırlar. Bir çırpıda yapmadık, yapmıyoruz binanın inşaatını. Önce kültürünü oluşturalım istiyoruz. Kültürünü oluşturmadan hazırlayacağımız ya da açıklayacağımız her strateji havada kalacaktır. Kültürünü yerleştiremediğimiz stratejiyi hayata geçiremeyiz. Çünkü kültür, stratejiyi sabah kahvaltısında yer.

Zamana, bizi geleceğin sahibi yapacak şeyleri sığdıramaz ve bu kültürü oluşturamazsak, zaman sonra varacağımız yeri tayin etmek de güçleşecektir. Gideceğimiz yeri bilmiyorsak, vardığımız yerin de pek bir önemi olmayacaktır.

2020 yılı sonunda, varmak istediğiniz yerde olmanız dileğiyle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.