banner110

İkisi de zor bir dönemde geldi…

Rüzgârın çok sert estiği, fırtınaların koptuğu, kapalı kapılar arkasında büyük hesaplarların yapıldığı, hamlelerin planlandığı bir süreçte bakan oldu.

Türkiye’nin olağanüstü günler geçirdiği bir dönemde Fikri Işık ile Nihat Zeybekçi, sanayi camiası için önemli bakanlıklar arasında yer alan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı’nın patronu oldu.

 

Tabi kamuda “patron olmak” bambaşka bir duygu…

Öyle özel sektördeki patronluğa benzemez…

Her türlü havası var, karizması var...

Ancak, ortalığın toz duman olduğunu, yarının ne olacağının belli olmadığı bir süreçte kamuda patron olmak, “sırat köprüsünden geçme imtihanına” tabi tutulmak gibi bir şey…

Köprüyü geçersen ucunda cennet var.

Geçemezsen kor ateşlerde cayır cayır yanmak...

Onlarınki de bu hesap işte…

 

Gerçi şöyle bir şey daha var...

Sarsılmaz kariyerler, güçlü kimlikler işte böylesi zor zamanlarda kazanılır.

Dostluk rüzgârlarının estiğin, işlerin güllük gülistanlık olduğunu dönemlerde elde edilen kariyerler, kimlikler çabuk kaybedilir.

 

Üstü kapalı konuşmaya, cümle aralarında mesaj vermeye gerek yok...

Her şey aşikâr ortada…

Türkiye ortadan ikiye ayrılmış, iki kupta bölünmüş, düşman kardeşler günümüz tabiriyle “kanka” olmuş durumda…

 

Durum öyle bir hal aldı ki;

Taraflar, 40 yıllık düşmanların bile bir birlerine söylemeyecek sözleri, cümleleri sarf ediyor.

Ağza alınmayacak, telaffuz edilmeyecek, hatta ve hatta akıllardan daha geçirilmeyecek ithamlarda bulunuyor.

 

İşte böyle bir ortamda…

Kılıçların çekildiği, akla hayale gelmeyecek derinlikte planlamaların yapıldığı bir süreçte…

Vazife almak, sorumluluk üstlenmek, huyunu-suyunu bilmediğin devletin önemli bir kurumunu yönetmeye çalışmak öyle çok kolay bir iş değil…

 

Gerçi bu iki isim de; zoru başarmış insanlar…

Fikri Bey, 11 yılda dipten tepeye çıkan, savunma yapmak yerine hücum yapmayı seçen bir isim. Özetle eylemci bir tarzı var.

Kurumu yönetme özelinden bakacak olursak, kesinlikle başarılı olur.

İktidar mevcudiyetini muhafaza ettikçe Fikri Bey, makamını başarıyla korur…

Hatta ve hatta Türkiye’nin en başarılı bakanları arasında ilk sıralarda yerini alır.

 

Gelelim Nihat Bey’e…

Nihat Zeybekçi de tıpkı Fikri Bey gibi kısa sürede kariyer yapan bir isim…

Bölgesinde çok sevilip sayılıyor.

Mütevazi ve alçak gönüllü…

Yüreğinde, beyninde bölgesinin çok özel bir yeri var…

Önce Denizli diyor, sonra ne diyecekse arkasına ekliyor.

 

Ayrıca siyasi kariyeri de çok başarılı…

Her ne kadar kamuoyu kendisini başarılı bir “yerel yönetici” olarak bilse de aslında O, köklü bir sanayici…

Birçok Denizlili gibi O da yıllarını tekstile vermiş bir isim…

 

Bakan olmadan birkaç gün önce TBMM Sanayi Komisyonu Başkanı iken görüşme fırsatı bulmuş ve özellikle dikkatimi çeken bir husus olmuştu…

Önce dinliyor, analiz ediyor, çaprazlamalar yapıyor, sonra konuşuyor, yorum yapıyor, değerlendirmelerde bulunuyor.

Başka bir özelliği daha var.

İstenileni değil, istediğini veriyor ya da paylaşıyor…

 

Tabi tüm bunlar benim analizlerim…

Farklı düşünenler, değişik tespitlerde bulunanlar olabilir.

Onlara da buradan seslenmek istiyorum.

Şayet paylaşacağız yorumlar, tespitler değerlendirmeleriniz mevcut ise sayfalarımız size de açık.

Tıpkı bir okurumuz paylaştığı aşağıdaki yorum gibi.

Müsaadesini almadığım için ismini yazmadan paylaşıyorum;

 

“Yeni Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanını iyi analiz etmişsiniz. Bende kendisinin başarılı olmasını gönülden dilerim. Yalnız  "yönetimde adalet" çok önemlidir. Sayın Bakan görev süresince bunu tesis edebilirse, bırakın başarılı olmayı gönüllerde taht kurar. Hani Hz. Ömer’in mum hikâyesi gibi. Adaleti sağladığın zaman gerisi teferruattır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.