İTHALİN DOZUNU DÜŞÜRECEK

Stratejik ürün üretimi ve Ar-Ge’ye gönül veren işletmeleriyle geleceğin yerli ve milli sanayi merkezi Eskişehir’in endüstri ekosisteminin gelecek vadettiğini söyleyen Eskişehir Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Muhammet Taha Güven, “Katma değerli sektörlerde Avrupa lideri olma hedefindeyiz” dedi.

İTHALİN DOZUNU DÜŞÜRECEK

Stratejik ürün üretimi ve Ar-Ge’ye gönül veren işletmeleriyle geleceğin yerli ve milli sanayi merkezi Eskişehir’in endüstri ekosisteminin gelecek vadettiğini söyleyen Eskişehir Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Muhammet Taha Güven, “Katma değerli sektörlerde Avrupa lideri olma hedefindeyiz” dedi.

08 Ocak 2019 Salı 09:15
İTHALİN DOZUNU DÜŞÜRECEK

AR-GE DE VAR, SANAYİ DE…
Çeşitli sektörlerdeki 700’ü aşkın firması ve 42 bin civarındaki çalışanıyla Türkiye’nin en büyük OSB’lerinden birine sahip olan Eskişehir’in sanayi-Ar-Ge ve iş birliği dinamikleri, kentin deneyimli İl Müdürü Muhammet Taha Güven tarafından masaya yatırıldı. ABD, Almanya, Fransa gibi büyük ülkelere gerçekleştirdiği ihracatla ve üretimin lokomotifi olan firmalarıyla ekonomide önemli bir katma değer yarattıklarını söyleyen Güven, savunma ve havacılık sektörlerini kanatları altına alan kentin, ithal bağımlılığına son verecek üretim atağında olduğunu söyledi. Teknopark, TTO, Ar-Ge merkezi gibi inovatif üslerin koordinasyonunda başarılı olduklarını söyleyen İl Müdürü Güven, “Kentimizde 4 kümemiz mevcut, bir o kadarı daha planlarımız arasında” şeklinde konuştu. İşte, kümelerin geleceğinden KOBİ’ler için atılacak adımlara kadar, Güven’den satır başları:

METALİN ANA KENTİ

Eskişehir’in sanayi dinamikleri nelerdir?

Orta Anadolu'nun batıya açılan kapısı olarak tanımlanan Eskişehir; ulaşım kolaylığı, enerji olanakları, uygun tarımsal yapısı ve zengin maden kaynaklarının yanı sıra sanayide de oldukça gelişmiş illerden biridir ve altyapısı güçlüdür. Kentte sanayinin genel hatlarıyla ulaştığı noktaya baktığımızda sanayi odasına kayıtlı 730 firmanın 2017 toplam cirosu 8,5 milyar dolar, ihracatı toplam 2,3 milyar dolar ve toplam çalışan sayısı ise 64 bin 300 kişidir.Türkiye’nin tek uçak motor fabrikası ile dizel lokomotif motoru üreten fabrikaları Eskişehir’dedir. Yine ülkemizin en yüksek kapasiteli buzdolabı ve kompresör fabrikası da ilimizdedir. Eskişehir'de mevcut sanayi içinde metal ve makine imalat sanayi ekonominin can damarı konumundadır. ESO’ya kayıtlı firma sayısına göre dağılımına bakıldığında; metal ürünleri imalat sanayii yüzde 13,6 ile ilk sırada olup, ikinci sırada yüzde 12,5’luk oranla makine imalat sanayii mevcuttur. Kimya, kauçuk ve plastik sanayii yüzde 11,7 pay ile üçüncü sırada, gıda sanayii yüzde 10,7’lik payla dördüncü sırada yer almaktadır. Eskişehir sanayisinin çalışan sayısı bakımından, elektrikli ürünler sanayii ve gıda sanayii bu alanda önde gelmekte ve yaklaşık üçte birlik kısmını bu sektörler oluşturmaktadır. Eskişehir sanayisi içinde sektörlerin elde ettikleri cirolar yönünden duruma bakarsak; metal eşya ve makine imalat sanayi sektörü yüzde 45’lik bir payla ilk sıradadır. İhracat yönünden sektörel dağılıma bakıldığında ise elektrikli ürünler sanayii yüzde 39,01 ile ilk sıradadır. Makine imalat sanayii yüzde 23,16 ile ikinci sırada, kimya, kauçuk ve plastik sanayii ise yüzde 16,33 ile üçüncü sırada bulunmaktadır. Sanayinin daha ekonomik ve rahat çalışabilmesi için OSB ve KSS gibi sanayi alanları oluşturulmuştur. Toprak, un, çimento, çelik eşya sanayii ve makine sanayi alanlarında önde gelen ilimiz Türkiye'nin sayılı illerinden biri haline gelmiştir.

 DEVLERLE TİCARET KÖPRÜSÜ

İlinizin yıllık ihracat tutarı ve bu ihracatta sanayi ürünlerinin oranı nedir?

Ülkemizdeki ekonomik gelişmeye paralel bir şekilde, Eskişehir’deki sanayi kuruluşlarının 1980 sonrasında, ihracata dayalı sanayileşme stratejisinin uzantısı olarak, ihracata yöneldikleri görülmektedir. Bu kapsamda 1983 yılında ihracat toplamı 66 milyon dolar civarında iken, 2017 yılı ihracat rakamı 900 milyon dolar seviyesine gelmiştir. Ancak Arçelik A.Ş ve Kırka Bor İşletmeleri vb. gibi ciddi ihracat yapan birçok firmaların şirket merkezlerinin, Eskişehir dışında başka biri ilde olması nedeniyle işlemler firma merkezinde yürütüldüğü için, ihracata konu ürünler Eskişehir’ de üretildiği halde, kâğıt üzerinde başka iller hanesine yazılmaktadır. Bu husus dikkate alındığında İlimizde 2017 yılında gerçekleşen ihracat rakamlarının, 2,3 milyar dolar seviyelerinde seyrettiği görülmektedir. İhracatçı firmaların kanuni merkezleri bazında değerlendirirsek 2017 yılında 137 ülkeye 888 milyon 758 bin 50 dolar ihracat yapılmış olup bu rakamla Türkiye sıralamasında 19. sırada yer almıştır.

En çok ihracat yapılan ülkelerde; Birleşik Devletler 291 milyon 836 bin 790 dolar ile yüzde 32,8’lik bir paya sahiptir. Sırasıyla Almanya 92 milyon 103 bin 440 dolar (yüzde 10,4) ve Fransa 75 milyon 749 bin 90 dolar (yüzde 8,5) takip etmektedir. Sanayi ürünleri dışında kalan bitkisel ürünler, hayvansal ürünler, ağaç ve orman ürünleri ile madencilik ürünlerinin ihracattaki payı yüzde 14’e tekabül etmektedir. Yüzde 86’lık orana sahip olan sanayi ürünleri içinde; savunma ve havacılık sanayii 320 milyon dolarlık ihracat rakamıyla yüzde 36’sını oluşturmaktadır. Bunun yanında demir ve demir dışı metaller, makine ve aksamları, elektrik elektronik ürünler, kimyevi ürünler ile iklimlendirme ürünlerinde yoğunluk görülmektedir.

EN DEĞERLİ SEKTÖRLER

Kentin hâkim olduğu pazarlar hangileridir, hangi ülkelerle ticari ilişkilerin geliştirilmesi hedeflenmektedir?

Ulusal üretimde Eskişehir’ in üretim paylarına bakacak olursak; dizel lokomotif yüzde 100, uçak motoru yüzde 100, kompresör yüzde 100, boraks yüzde 80, kriko yüzde 70, buzdolabı yüzde 65, çamaşır kurutma makinesi yüzde 50, manyezit yüzde 30, bisküvi-kek-kraker yüzde 30, kiremit yüzde 30, süt yüzde 20, fırın yüzde 20, kamyon yüzde 20, seramik yer ve duvar karoları yüzde 15, seramik sağlık gereçleri yüzde 10, alçı yüzde 10, jant yüzde 10 ve armatür yüzde 10 şeklindedir. Kuruluşu 1894 yılına dayanan, İstiklal mücadelemizde etkin bir şekilde faydalanılan ve ilk Türk otomobili Devrim’in üretildiği yer olan Türkiye Lokomotif Sanayi A.Ş. ilimizde faaliyet göstermekte ve ülkemiz dizel lokomotif üretiminin tamamını sağlamaktadır.

TÜLOMSAŞ, bugüne kadar yaklaşık 707 adet çeşitli tipte lokomotif ve 7 bin 680 adet çeşitli tipte bojili yük vagonu üretimi gerçekleştirilmiştir. Türkiye son 10 yılda savunma sanayini 'yerli ve milli' hale getirmek için çok önemli projeler başlattı. Gemi, helikopter, insansız hava aracı, tank ve savaş uçağının millileştirilmesi için büyük atılımlar gerçekleştirdi. Bu noktada savunma sanayisinin kalbi konumunda bulunan uçak motorlarının tamamı ilimizden çıkmaktadır. TSK bünyesindeki uçak ve helikopterlere parça üretimi ve motor montaj testi için, dünyanın önde gelen şirketlerinden General Elektrik ortaklığıyla kurulan TEI, önce F-16 savaş uçaklarının motor montaj ve testlerini yaptı, ardından parça üretimine başladı. İlk aşamada sadece 5 parça üretilirken, bugün dünyada üretilen her jet motoruna parça üretiyor. Bugün her iki uçaktan biri TEI' de üretilen parçaları taşıyor, hedeflenen her 4 uçaktan 3'ünün TEI parçalarıyla uçması. Türkiye'nin en büyük savunma sanayi şirketi TEI ilimizde faaliyet göstermektedir. Yeraltı zenginliklerinden bahsedecek olursak dünya bor rezervinin yüzde 73’lük kısmı EMET-KIRKA bölgesinde yer almaktadır. Kırka Boraks işletmelerinde ulusal üretimde yüzde 80’lik payla üretim yapılmaktadır. Diğer taraftan manyezit işletmeleriyle ülke üretimimizin yüzde 30’unu karşılayacak kapasitede üretim yapılmaktadır.

HAVACILIK ARENASI
Kentin sanayi stratejileri nelerdir, ağırlıklı alanların dışında farklı dallarda da üretim yapılacak mıdır?

Ülkemizin 2023 stratejik hedefleri kapsamında yüksek teknolojili ve katma değeri yüksek ürünler üretilebilmek, global düzeyde rekabet edebilir hale gelebilmek için Ar-Ge, inovasyon ve ürün geliştirme bilincinin yaygınlaştırılması ile Ar-Ge, yenilikçilik, girişimcilik, ürün geliştirme konularına ağırlık verilmesi gerekmektedir. Odağımızda, inovasyona dayalı, yüksek katma değerli kent sanayisini geliştirmek, yüksek hızlı tren sistem ve setleri üretebilen raylı sistemler sektörü, Eskişehir’i savunma ve havacılık vadisinin temel odağı haline getirilmesi, yüksek teknoloji seramiklerinin en önemli üretim merkezi olmak, otomotiv sanayiinde yeni ana sanayi yatırımlarını kentimize kazandıracak projeler ve beyaz eşya üretiminde, Avrupa’da lider konuma gelmek temel hedeflerimiz var.

İTHAL DOZU DÜŞECEK

Kentinizdeki yerli üretim oranı ve KOBİ’lerinizin yerli üretim başarısını değerlendirebilir misiniz?

İlimizde 2017 istatistiklerine göre 820 milyon 524 bin dolar ithalat gerçekleştirilmiştir. Ülkemiz genelinde en çok ithalatına gerek duyduğumu petrol ve petrol ürünleri ile birlikte pek çok mekanik, elektrik ve elektronik alet ve cihazlar, makine parçaları ile demir, çelik gibi hammaddelerin maalesef ithalat yoluyla temini devam etmektedir. Bu çerçevede bakanlığımızın yürüttüğü çalışmalardan bahsedecek olursak, cari açık problemini azaltmaya katkıda bulunacak yatırımların desteklenmesi yoluyla; ithalat miktarı yüksek stratejik ara malların yerli üretiminin teşvik edilmesi, ülke ekonomisine katma değer sağlanması, imalat sanayinde yerli girdi oranının arttırılması ve yerli imalat sanayinin gelişmesini desteklemek amacıyla “Stratejik Ürün Destek Programı” hazırlanmıştır. Destek programıyla birlikte ithalatı yüksek olan stratejik ürünlerin yerlileştirilmesi ve millileştirilmesi mümkün olacaktır. Yurt içi üretimde yerli ara malı kullanımı sağlanarak yerli imalat sanayinin altyapısının geliştirilmiş olacak, KOBİ’lerde nitelikli insan kaynağının oluşturulması ve istihdamın artırılması sağlanacaktır. Destek programları ve teşvikleriyle de gerekli ateşleyici gücü bularak, ithal ürünlerin yerlileştirilmesinde önemli pay sahibi olacağını söyleyebiliriz.

BİR TEKNOLOJİ KENTİ
Kentin Ar-Ge potansiyelini değerlendirebilir misiniz?

Gelişmiş makina ve imalat sanayisi, havacılık ve raylı sistemler konusundaki tecrübesi ve Ar-Ge yatırımları için en önemli faktör olan nitelikli insan gücü için sahip olduğu 3 üniversitesi ile Eskişehir Ar-Ge konusunda oldukça potansiyelli bir kenttir. Ulaşım anlamında da ilimiz Türkiye’nin kalbi sayılabilecek bir geçiş noktasındadır. Hızlı tren ile birlikte Eskişehir’in lokasyonu daha da anlam kazanmıştır. Eskişehir TGB, 1991’de kurulan ATAP A.Ş. tarafından işletilmekte ve yönetilmekte olup, bu bölge içinde yatırım yapmak isteyenlere, altyapısı hazır arazi ve kiralık binalar hizmete sunulmaktadır. 2009’da Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde; Eskişehir TGB’nin ek alanları olarak, ETGB Anadolu Teknoparkı ve ETGB Osmangazi Teknoparkı kurulmuştur. Şu an 123 teknopark firması ilimizde çalışıyor. İlimizde 2 TTO’muz mevcut. Anadolu Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyon Koordinasyon Birimi olarak faaliyete geçen ARİNKOM TTO, 2014’ten itibaren faaliyetlerini sürdürüyor. ESOGÜ TTO Uygulama ve Araştırma Merkezi (ETTOM), Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde akademik birikime dayalı olarak üretilen bilginin iş dünyasında ve özellikle sanayide kullanılması için kurulmuştur. Bakanlığımız da bu konuya önem vererek gerekli desteği sanayicimize, KOBİ’lerimize ve girişimcilerimize sunmakta ve önünü açmak için çalışmalar yapmaktadır. Ar-Ge Reform Paketi ile özellikle az sayıda Ar-Ge personeli ile faaliyet gösteren sektörlerde Ar-Ge merkezleri kurulmasının önünü açmak amacıyla çalıştırılması gerekli asgari Ar-Ge personeli sayısı 30’dan 15’e düşürülmüş ve bu kapsamda özellikle ilaç, tıbbi cihaz, tohumculuk, gıda ve biyoteknoloji gibi alanlarda faaliyet gösteren firmaların Ar-Ge merkezi kurması özendirilerek motivasyon sağlanmıştır. İlimizde son iki yılda Ar-Ge Merkezi sayısında ciddi yükseliş yaşanmış ve şu an 21 firma Bakanlığımızdan onaylı Ar-Ge Merkezleri ile faaliyet göstermektedir. Bu firmalardan birinin tasarım merkezi de mevcuttur.
 

SANAYİ İMECESİ

Kentinizde sektörler ve paydaşlar arası iş birliği nasıl sağlanmaktadır, kümelenmeye değinebilir misiniz?

Ortak iş yapabilme kültürünü geliştirmek üzere Bakanlığımız tarafından da çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. Kamu kurumlarının, üniversitelerin ve sanayicinin bir araya gelmesi birbirlerini tanıması, iş birlikleri başlatılabilmesi için oluşturulan Kamu-Üniversite-Sanayi-İş Birliği (KÜSİ) kurulları tüm illerde faaliyet göstermektedir. İlimizde şu an 4 kümelenme mevcut ve 4 model daha planlıyoruz. Kümelerimiz; Eskişehir Bilecik Kütahya Seramik Kümesi (2010), Eskişehir Havacılık Kümesi (2011), Eskişehir Raylı Sistemler Kümesi (2011) ve Madencilik Kümesi (2016)’dir. Bu kümelenmeler hem firmalara hem de bölge ekonomisine katkı sağlamaktadır. Otomotiv yan sanayi, makina, inşaat ve mobilya kümelenmeleri de planlanmaktadır.

FİNANS VE REKABET TALEBİ
KOBİ’lerin sizlerden talepleri nelerdir? Masanızda bununla ilgili ne tür bir “yapılacaklar listesi” mevcuttur?

KOBİ’lerin karşılaştığı başlıca sorunlar; finans kaynaklarına erişim güçlüğü, nitelikli personel temininde ve yetiştirilmesinde yaşanan sıkıntılar, yönetsel sorunlar, modern üretim teknolojilerinin eksikliği, kalite ve standart eksikliği, bürokratik engeller, prosedürler, bilgi kaynaklarına erişim güçlüğü olarak sıralamak mümkündür. Genel manada gerek Bakanlığımız gerekse diğer bakanlıklar ve STK’lar, üniversiteler gibi kurumlarla ortak paydada, KOBİ’ler için yapılacaklar listesinde; rekabet güçlerinin artırılması ve büyümelerinin sağlanması, ihracat kapasitelerinin geliştirilerek uluslararasılaşma düzeylerinin artırılması, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi sürecinde KOBİ’lerin gözetilmesi, Ar-Ge ve yenilik kapasitelerinin geliştirilmesi ve finansmana erişimlerinin kolaylaştırılması yer almaktadır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.