banner110

Bilim ve teknolojinin rekabetin belirleyicisi olduğu günümüz konjonktüründe ülkemizin önceliklerini gözeten Bakanlığımız bilim, teknoloji ve yenilik alanında, bilim insanlarına, özel sektöre, üniversitelere ve kamu sektörüne destekler sağlamaktadır. İlgili ve bağlı kuruluşları aracılığıyla kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde önemli çalışmalar yürüterek ve ülkemizin dışa bağımlılığını azaltıcı programlar geliştirerek Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik ekosistemini güçlendirmektedir.

Bizim hedefimiz, bilim merkezi, teknoloji üssü ve ileri sanayi ülkesi bir Türkiye inşa etmektir. Bu hedef doğrultusunda ülke olarak bilim, teknoloji, inovasyon ve ar-ge gibi çalışmalarla teknolojisi yüksek ürünler üreten rekabetçi bir sanayi altyapısı oluşturmayı planlıyoruz. Ekonomi politikalarımızın temelinde bilim, teknoloji ve sanayileşme yer almaktadır. Ülkemizde orta ve yüksek teknolojili ürünlerin üretimi hedefiyle gerçekleştirilen kamu-üniversite-sanayi işbirliği çalışmaları kapsamında teknoloji geliştirme bölgeleri, Ar-Ge merkezleri ve tasarım merkezlerine yönelik çalışmalara hız verilmiştir. 

REKABETÇİ BİR SANAYİ ALTYAPISI İÇİN TEKNOLOJİSİ YÜKSEK ÜRÜNLER

Gelişen dünyada sanayi ve teknoloji öylesine güçlü bir biçimde gelişme sağlıyor ki, bildiğimiz tüm üretim biçimlerini alt üst edebiliyor. Bu açıdan günümüzün rekabetçi iş ortamında Ar-Ge ve inovasyon kavramları gerek yerel gerekse küresel alanda büyük önem arz etmektedir. Sürdürülebilir kalkınma ve rekabetçi bir ekonomik ekosistemin oluşturulmasının odağında teknolojik ürün ve inovasyona dayalı sanayi yer almaktadır. 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefiyle, büyüme ve ihracat hacmimizi artırmayı amaçlıyoruz. Bu hedefe ancak, yüksek katma değerli bilgi üreten ve bu bilgiyi markaya dönüştüren, etkin bir ar-ge ve inovasyon sistemiyle ulaşabileceğimizi biliyoruz. Bu sistemin oluşturulması için atılacak her türlü adımda sanayicimizin yanındayız.

Esas olarak Ar-Ge ve inovasyon bir ekosistem işidir ve ekonomide bir kaldıraç görevi üstlenmelidir. Ar-Ge çalışmalarını dönüştüren güç ise insan kaynakları ve finansal kaynaklardır. Bakanlığımız yürüttüğü programlar ile bu iki kaynağı besleyen destekler sunmaktadır. Ülkemizdeki sanayinin ve hizmet sektörünün dönüşümünü sağlamak amacıyla bakanlık olarak, TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından verilen birçok desteği KOBİ’lerimize ve girişimcilerimize ulaştırıyoruz. Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri için Bakanlığımızın sunduğu imkânlar finansal anlamda ülke teknolojisinin güçlendirilmesinde büyük önem taşımaktadır.

Ar-Ge çalışmalarının finansal ayağında kamunun öne çıktığı görülmektedir. Kamunun yol gösterici, kolaylaştırıcı, destekleyici ve denetleyici olarak rol aldığı bu yapı içerisinde 2017 yılında Ar-Ge faaliyetleri için merkezi bütçeden ayrılan ödenek 8 Milyar 174 Milyon Lira seviyesindedir. Bu miktar 2015 yılına göre yaklaşık yüzde 25’lik bir artışı ifade etmektedir. Rekabet gücü yüksek ülke ekonomisi için her yıl bu alandaki kamu ödenekleri artırılacaktır. Bizim de İl düzeyinde ayrılan bu bütçeyi verimli bir şekilde değerlendirerek doğru kanallara aktarmamız gerekmektedir.

Ayrıca Ar-Ge faaliyetlerine yönelik vergi indirimi ve istisnaların toplamı 2017 yılında yaklaşık olarak 2 Milyar 141 Milyon Liradır. Belirtilen rakamlar ülkemiz sanayisi açısından teknolojiye yapılan yatırımları gözler önüne sermektedir. Önümüzdeki döneme ilişkin hedefimiz ise GSMH içindeki Ar-Ge payını yüzde 3 seviyesine çıkarmaktır.

İnsan kaynakları açısından konuyu ele aldığımızda ortak aklı ortaya koyarak uzun vadeli bir plan etrafında çalışma yürütmek zorundayız. Ülkemizde gerek kamu ve üniversitelerimiz, gerek özel sektör, gerekse sivil toplum kuruluşları; Ar-Ge çalışmalarının ve inovasyonun hayatın her alanını kapsaması için rol oynamalı ve bilgi üretimi için işbirliği halinde hareket etmelidir. Bilim ve teknoloji alanında sahip olunan insan kaynağı, ülkelerdeki Ar-Ge ve inovasyon için anahtar rol oynamaktadır. Ar-Ge merkezlerini, mükemmeliyet sistemlerini ayakta tutan, teknolojiyi hayata geçiren, üretim yapan ve tüketen insan kaynağı unsudur. Bakanlığımız verdiği desteklerle insan kaynaklarının geliştirilmesinde kilit rol üstlenmektedir. Bugün İstanbul ilinde yer alan 314 Ar-Ge Merkezinde yaklaşık 17 bin personel çalışmaktadır. İlimizde çalışma yürüten 95 Tasarım Merkezinde ise yaklaşık 2 bin personel görev yapmaktadır. İl Müdürlüğümüz öncülüğünde yürütülen faaliyetler ile belirtilen rakamlar son iki yıl içerisinde büyük artış göstermiştir. Önümüzdeki döneme ilişkin planların gerçekleştirilmesi ile rakamlardaki ivmenin artması beklenmektedir.

Bundan sonra da Türkiye’yi daha ileri taşıyacak politikaların oluşturulmasında ve uygulamasında hassas davranmaya devam edeceğiz. Bilime, teknolojiye, bilişime, yazılıma, Ar-Ge’ye, inovasyona ve tasarıma yatırım yapmaya ve ülkemizi büyütmeye devam edeceğiz. 4. Sanayi Devrimini ülkemiz için fırsata çevireceğiz. Ar-Ge ve inovasyon sistemimizin odağında yetenek ve girişimci olmalıdır. Sadece temel araştırma veya icat değil, ticarileşme sürecinin de desteklendiği bir ekosistem ile fikirden kazanca giden yol kurgusu yapılmaktadır.

Akıllı toplum 5.0 olarak sanayileşme politikalarımızı, sanayi devriminin gereklerine göre yeniden güncelliyor ve kurguluyoruz. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan hareketle İl Müdürlüğü olarak 2018 yılı çalışmalarımızda akıllı şehir uygulamalarını destekleyen projelere öncelik veriyoruz.

Günümüzde geldiğimiz noktada dijital dönüşüme, yazılıma ve bilişime yatırım yapmak bir tercih değil, zorunluluktur. Bunu başarabilecek tecrübemiz, altyapımız ve hepsinden önemlisi inancımız tamdır.

OSB’LER SANAYİ ÇARKIMIZIN ÖNEMLİ DİŞLİLERİ

İstanbul sahip olduğu potansiyel bakımından Türkiye’de sanayi, bilim ve teknoloji alanlarında ilk sırada yer almaktadır. Bizim de bu ilde faaliyet yürüten kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları olarak aramızdaki iletişim ve koordinasyonu artırarak güçlerimizi birleştirmemiz ve İstanbul’un potansiyelini ülkemiz için verimli çıktılara dönüştürmemiz gerekiyor. Bu amaçla gerçekleştirilecek her türlü çalışmada İl Müdürlüğü olarak yer almak önceliklerimiz arasındadır.

Sanayimizin gelişiminde lokomotif görevini yerine getiren programlarımızın, yürüttüğümüz çalışmaların ve sunduğumuz desteklerin sanayiciye aktarılmasında organize sanayi bölgeleri kilit önem taşıyor. Organize sanayi bölgeleri sundukları hizmetlerle sanayi çarkımızın önemli dişlilerini oluşturuyor.

Türkiye, bugün bölgesinin en güçlü aktörüdür. Yabancı yatırımcılar için önemli fırsatlar sunan bir ülke konumundadır. Ülkemizde; sürdürülebilir büyüyen bir ekonomi, büyük bir iç pazar, istikrarlı bir siyasi ortam, dinamik bir nüfus, stratejik bir jeopolitik konum ve uygun altyapı olanakları bulunmaktadır. Türkiye 80 milyonluk nüfusuyla bölgenin en dinamik ülkesidir. Bu avantajları kullanmak sanayicimizin elindedir. İstanbul Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü olarak biz de her aşamada sanayicimizin yanındayız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.