FORKLİFTLERE YÜKSEK IQ

Yapay zekalı, otonom, öğrenen sürü sistemleri geliştiricisi olan Selvi Technology, fabrikaların dinamik üyeleri forkliftlere yapay zekâ entegre ediyor. İhracata dönük yetenek ve ürünler geliştiren firma, başarıya adanmış ekibiyle Türkiye’nin geleceği için katma değer üretiyor.

YAPAY ZEKA ÜRETİYOR

Elektrik-elektronik mühendisliği alanındaki tahsilini yapay zekâ doktorası ile taçlandıran Şeref Burak Selvi tarafından kurulan Selvi Technology; geliştirdiği yapay zekalı, otonom ve öğrenen sürü sistemlerinin yarattığı katma değerle dışa bağımlılığı kesmeyi ve “küresel fayda” üretmeyi hedefliyor. Yapay zeka donanım ürünleri mobilative®Görü'yü forkliftlere entegre ederek Sabancı Holding iştiraki Brisa’nın iş güvenliği seviyesini yükselttiklerini Sanayi gazetesine anlatan Şeref Burak Selvi, saha testlerinden başarıyla geçtiklerini dile getirdi. “Fabrika içerisinde sadece yük taşıma amaçlı kullanılan forkliftlerin, fabrika içinde gezen yapay zekalı çevresel farkındalık platformuna dönüşmesini sağlamış olduk” diyen Selvi, 2020 yılında Savunma Sanayii Başkanlığı, ASELSAN ve HAVELSAN gibi savunma sanayinin öncü kurum ve kuruluşlarından aldıkları projeleri teslim etmeye odaklandıklarını ifade etti. Girişimcilere tavsiyelerde bulunan ve başarılı girişimin tanımını yapan Selvi, mentorluk kavramının sahip olduğu değere de parantez açtı. 

DIŞA BAĞIMLILIĞI KESME HEDEFİ

İş kurma fikrinizi nasıl geliştirdiniz? Girişimcilik serüveninizi anlatabilir misiniz? 

Firmamız 2010 yılında kuruldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’mızın vermiş olduğu Teknogirişim sermayesi desteğiyle kurulduk. Kuruluş amacımız ülkemizde ileri teknoloji geliştirmektir. Bu noktada yetenek ve ürün geliştirmeyi amaçladık. Ülkemizin dışa bağımlılığını azaltarak ihracata yönelik ürünler ortaya koyma isteğiyle zincire katıldık. Bu istekle başladık. Önce sivil alanda mobil uygulama geliştirme, bulut bilişim teknolojileri üzerinde çalışmaya başladık. İlk ürünlerimizi o teknoloji alanlarında verdik. 2018 yılının başında da savunma sanayiye odaklandık. Burada özellikle yapay zekâ ve otonomi alanında, daha sonra ise sürücü zekâsı alanında konumlandırdık firmamızı. Bu üç alanda çalışmalarımız, projelerimiz ve ürün geliştirme faaliyetlerimiz devam ediyor. 

KULUÇKAYA KANAT GERİYOR

Bu noktada Bilkent CYBERPARK’ın çekici yönleri neler oldu sizler için?

Bilkent CYBERPARK, Ankara’daki özel, vakıf bünyesinde olan teknokentlerden bir tanesi. ODTÜ TEKNOKENT’ten sonra ikinci sırada kurulmuş olması, köklü bir geçmişi olması onu avantajlı bir konuma getiriyor. Oturmuş kurumsal süreçleri, firmalarına sağladığı hizmetler bizleri etkiledi. Özellikle biz bir kuluçka firmasıyız burada. Bize kuluçka firması olarak sağladığı kolaylıklar, bizim için tercih sebebi oldu. 

YAPAY ZEKÂ DOLU ÇÖZÜMLER

Yeni dönemde üretim algılarını değiştiren Endüstri 4.0’a olan yakınlığınız nedir? 

Fabrikaların, akıllı fabrikalara dönüşmesi konusunda; şu an özellikle forkliftlerin akıllı hale gelerek çevreyi algılaması konusunda kendi ürünümüz olan mobilative®Görü’nün özelleştirilmesiyle ilgili çalışıyoruz. Forkliftlere ilk uygulamamızı, Sabancı Holding bünyesindeki Brisa’nın lastik fabrikasında gerçekleştirdik. Orada yaptığımız şey forkliftlere, yapay zekâ tabanlı çevresel farkındalığı olan mobilative®Görü ürünümüzü takarak etraftaki işçilerin yapay zekâ ile tespiti ve şoföre çarpma potansiyeli hakkında bilgi aktarımı yapmaktır. Bu sayede iş güvenliği anlamında fabrikanın seviyesi yükselmiş oldu. Ürünümüz saha testlerini başarıyla geçti. Tüm fabrikadaki forkliftlerde uygulanması için projelendirme tamamlandı. Bu bir adım oldu bizim için. Forklifti yapay zeka taşıyan ve fabrika içinde gezen mobil bir platform olarak kullanarak envanter sayımı yapmak, insan veya fabrikada tespit edilmek istenen lastik gibi nesnelerin tespiti, haritalandırılması, konumlandırılması ve yöneticilere raporlanması ekseninde bir proje ortaya çıkmış oldu. Fabrika içerisinde gezen mobil platform olan forkliftin, yapay zekalı çevresel farkındalık platformuna dönüşmesini sağlamış olduk. 

“YERLİ FİRMALAR ÇOĞALMALI”

Bağlantıda olduğunuz alanlardan olan yapay zekâ ve simülasyona dönük faaliyetleriniz nelerdir? Bu alanda Türkiye’nin geleceği nedir?

Simülasyon, bizim gibi robotik, otonom sistemler, insansız platformlar gibi alanlarda çalışan firmaların olmazsa olmazıdır. Biz tasarımlarımızı evvela simülasyon ile doğruluyoruz. Saha ile uygunluğuna ve saha doğrulamalarına geçiyoruz. Ülkemizin robotik alanında teknoloji tedarikçisi firmalar açısından bir eksikliği var. Ülkemizdeki yerli ve milli firmaların çoğalması gerekiyor. O yüzden aslında robotik alanı potansiyeli olan ve birçok firmanın girişine ihtiyaç duyulan bir alan. Biz de yapay zekâsı sayesinde çevresel farkındalığı olan ve otonom hareket edebilen platformlar geliştirme alanındaki teknolojik boşluğu doldurmaya çalışıyoruz.  Ürünleriniz özellikle hangi sektörlere yöneliktir?  Selvi Technology olarak bizim kurumsal mottomuz, yapay zekalı, otonom, öğrenen sürü sistemleri üzerine kurguludur. Çözümlerimizle ve ürünlerimizle son kullanıcılara bu alanlarda hizmet sağlıyoruz. Ürünlerimiz akıllı fabrikalar ile üretim ve savunma sektörüne yönelik.

ŞİRKETLERİN “YOL” ARKADAŞI

Firma olarak portföyünüzde almış olduğunuz bir ödül var mı?

Yapay zeka ürünümüz mobilative®Görü, Ankara Kalkınma Ajansı’nın 2019 yılında düzenlediği TechAnkara Proje Pazarı’nda en başarılı 10 projeden biri olarak seçildi. Savunma Sanayii Başkanlığı'nın düzenlediği Yenilikçi Yazılımlar Yarışıyor yarışmasında teşvik ödülü aldı. Forkliftler için yapmış olduğumuz proje de, Brisa tarafından Yolculuğun Öncüleri programında en inovatif projelerden biri olarak seçildi. Bu şekilde üç adet ödülden bahsedebiliriz. 

RÜŞTÜNÜ İSPAT ETTİ

Selvi Technology’nin büyüme sürecinden hareketle gelecekteki yatırım planları arasında neler olacağını açıklayabilir misiniz?

Selvi Technology, 2018 yılının başında savunma sanayii için konumlandırıldıktan sonra, önce kendi teknolojik yeteneklerini ve olgunluğunu ifşa sürecinden geçti. Saha gösterimleriyle ve ürünlerinin performanslarının gösterimleriyle sektörde kabul gördü. Savunma Sanayii Başkanlığı’ndan, ASELSAN’dan, Havelsan’dan önemli projeler aldı. 2019 yılı bu projelerin teslimiyle ve Selvi Technology’nin kendisini bu sektörde ispatlamasıyla sonuçlandı. 2020 ise ürünlerimizin ve projelerimizin çıktılarının envantere girişinin gerçekleştiği ve ihracat fazının başladığı bir yıl olacak. 

O halde bu yıl anahtar kelimeniz özellikle “ihracat” olacak..

Evet, ihracata yoğunlaşacağız. 

ADANMIŞ EKİBİ 12’DEN VURMAK

Kuluçkadan çıkıp bir başarı hikâyesi yazan ödüllü bir firma olarak, firmaların başarısını nelere bağlıyorsunuz?

Teknoloji ile uğraşan firmalarda en önemli başarı faktörü, adanmış bir ekiptir. Düşünülmemiş fikir yoktur aslında, baktığınız zaman aynı fikri dünyanın farklı yerlerinde farklı firmalardaki bambaşka ekiplerin de düşünmüş olduğunu görebilirsiniz. Bunların hayata geçirilmesi için adanmış, fedakâr ve atomik bir ekibin olması şarttır. İkincisi ise, finans faktörüdür. Bir fikri hayata geçirmek için ekibi kurduğunuzda, o ekibi gerekli finansman ile ayakta tutmalısınız. Gerçekçi hedefler koyup, ayakları yere basan bir yönetim anlayışı da gerekmektedir. Bu faktörler bir araya geldikten sonra ülkemiz gibi, ileri teknoloji konusunda siyasi iradenin de destek verdiği bir ülkede, girişimlerin başarısız olmaması gerektiğini düşünüyorum. Temel bazı ticari hatalar yapılmadığı sürece elbette. Ülkemizde bir milli teknoloji hamlesi var, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yanı sıra, Savunma Sanayii Başkanlığı’nın da teşvikleri var. Bunlar, ülkemiz gençleri için, yeni kurulacak firmalar için bir fırsat. TÜBİTAK ve KOSGEB’de yıllardır teşvik konusunda büyük tecrübe sahibi, on yılları aşan geçmişe sahip destek programlarımız var. O yüzden fikir sahibi, ekibini kurmuş bilinçli ve yetenekli gençler, gerekli finansmanı devletten alarak, ilk 5 yıllık ölüm vadisini hayatta kalarak başarıyla atlatabilirler diye düşünüyorum. Bizler de 2010 yılında kurulan bir firma olarak, bunu başardık diye düşünüyoruz. 

KURUMSAL GİRİŞİME AMATÖR RUH

Girişimcilikle ilgili finansman ve desteklerin yanı sıra, devlete düşen sorumluluklar nelerdir? Bir girişimciyi ne kamçılar?

Burada girişimci türünü ikiye ayırmak gerekir. Birincisi üniversiteden yeni mezun olmuş ve herhangi bir ticari tecrübesi olmayan girişimcilerimizken, ikincisi ise belirli bir yaşa ve profesyonel ticari tecrübeye sahip olan, bulunduğu kurumdan ayrılıp kendi teşebbüsünü kurmaya çalışan kişilerdir. Birinci grup için, öncelikle mentorluk sisteminin çok sağlam çalışması gerekiyor. Teknogirişim desteğine başvuran kişiler, genellikle yeni mezunlardır. Onların ticaretin fırtınalı sularında hayatta kalabilmeleri için mutlaka mentorluk desteği olmalı. Bu da sadece girişimcinin talebiyle oluşan bir süreç değil de, zorunlu olarak mentorun sürekli sürecin içinde olduğu, girişimcilerin yanlış yapmasının önüne geçecek ve onlar daha fark etmeden yanlışları engelleyecek bir el freni görevi görmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir üst aklın, ortada bir yanlış gidişat varsa bunu makul bir şekilde kendilerine izah etmesi gerekir. Mentorluğun önemli olduğunu düşünüyorum. Zaten TÜBİTAK TEYDEB 1512 Girişimcilik Destek Programı'na devlet bir mentorluk, yani gözlemci mekanizması getirdi. Bu kritik bir adımdı. Profesyonel ve kariyerini belli bir noktaya getirmiş girişimciler için ise, devletin şöyle bir faydası olabilir. Girişimin sonucunda hedeflenen çıktı ve ürünün satışı ile ilgili çalışmaların çok önceden başlatılmış olmasını sağlamalıdır devlet. Diyelim ki 1 senelik projenin sonunda ürününüz piyasaya çıkacak, on birinci ayın sonunda nasıl satılacağını düşünmeye başlamak başarıyı sekteye uğratır. Kurumsal firmalardan ayrılmış kişilerde şöyle bir iş hafızası olabiliyor: iş paylaşımı iyi yapılan ve süreçleri oturmuş kurumsal bir firmadan ayrılmış kişi kendisine düşen iş dışında kalan işlerin birileri tarafından devralınıp kotarılacağını düşünebiliyorlar. Hâlbuki bu süreçte her şeyi düşünen, derleyen toplayan yine girişimcinin kendisi olmak zorunda. Girişimci, birçok şapkayı birden takmak zorunda. Burada, kurumsal geçmişi olan girişimcinin amatör bir ruh taşıması çok önemlidir. 

EKİP, FİKİR, FİNANS

Girişimcilerin ilerlemeleri için izlemeleri gereken yol haritası nedir?

Teknolojik bir girişimse bahsettiğimiz, öncelikle bildiği işi yapıp yapmadığına dikkat etmelidir girişimci. Bir yazılım mühendisi roket yapacağını söyleyebilir, ama bir giriş bariyeri var, zaman harcaması ve öğrenmesi gerekecektir. Bildiği işten bir fikir çıkarması daha makul olacaktır. Bilmediği bir işe girdiği zaman oradaki sorunlarla ve dinamiklerle yolda yürürken karşılaşmak durumunda kalacaktır. Tecrübe edip altından kalkmaya çalışırken çok kaynak harcamış olacaktır. Bir işte başarılı olmak için katma değerli fikir üretmeye başlamalıdır girişimci. Daha önce düşünülmemiş fikri, adanmış bir ekiple ve sağlam finansman modeliyle ortaya koyan girişimci başarılı olacaktır. Devlet desteği mi alacak, bir yatırımcıdan destek mi alacak, bunu ortaya koymalı. Ekip, fikir ve finansman üçlüsünü oturtması gerekiyor. Devlet şu an yeteri kadar yardımda bulunuyor. Bir girişimci Teknogirişim desteği alıp önce ürününü geliştirebilir, TÜBİTAK TEYDEB 1512 desteğinin 2’nci ve 3’üncü fazlarıyla ürününü ticarileştirebilir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi gibi kurumların destekleriyle yurt dışına açılma fırsatı yakalayabilir. Bu şekilde riski azaltıp başarı şansını yükseltebileceğini düşünüyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.