FNSS’DEN TERZİ İŞİ ÇÖZÜMLER

Röportaj: Ümit Uçar

Kendi mühendislik kabiliyetiyle savunma sanayine yenilikçi ürünler geliştiren FNSS, projelerini kullanıcı taleplerine göre şekillendirerek “terzi işi” çözümler üretiyor. FNSS, yurt içinde TSK envanterine çok sayıda ürün verirken, uluslararası piyasalarda da dünya devleriyle rekabet ediyor.


İhtiyaca özel, yenilikçi paletli ve tekerlekli zırhlı muharebe araçları tasarlayan, üreten ve pek çok ülkeye ihraç eden FNSS, hem Türkiye’nin hem de dünyanın önde gelen kara savunma sistemleri firmaları arasındaki yerini her geçen gün sağlamlaştırıyor. Türkiye'nin ilk özel sektör savunma sanayi kuruluşu olan firma, 15 ton sınıfında paletli zırhlı araçlardan 8x8 taktik tekerlekli zırhlı araçlara, seyyar yüzücü hücum köprüsünden insanlı ve insansız kulelere kadar geniş bir yelpazede ürün geliştiriyor. Teknoloji transferiyle diğer ülkelerdeki teknolojik gelişimi hızlandıran, yurt içinde alt yüklenicisi yüzlerce firmayla birlikte büyüyen FNSS, yıllık cirosunu 500 milyon dolara çıkarmayı hedefliyor. Tüm ürünlerini kendi mühendislik kabiliyetleriyle geliştiren firma, sürdürülebilir bir performans sergileyebilmek için satışlarının yarı yarıya ihracat kaynaklı olmasına özen gösteriyor. Sanayi Gazetesine konuşan FNSS Pazarlama ve Programlar Grup Başkanı Aybars Küçük, “Kullanıcıya özel tasarımlar yapıyoruz. Kullanıcı ihtiyaçlarını anlamaya çalışarak terzi işi çözümlerle en fazla çeşitteki aracı Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine veren Kara Sistemleri şirketiyiz” dedi. AR-GE’nin yenilikçi ürün geliştirmedeki önemine de değinen Aybars Küçük, firma bünyesinde 300’ün üzerinde AR-GE personeli çalıştığını da söyledi.

2 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT

Türk savunma sanayinin devleri arasında yer alan FNSS’yi hangi kavramlar tanımlar?

Türkiye’nin ilk özel savunma firması olan FNSS, yüzde 51 hisseyle Nurol Holding, yüzde 49 hisseyle de BAE Systems kuruluşudur. Esnek ve hızlı bir firmayız. Yönetim Kuruluna çıkacak kararlar dışında, önceden alınmış stratejiler doğrultusunda çok hızlı karar verebiliyoruz. Bu büyük bir avantaj. Bizim için müşteri odaklılık ve güven çok önemli. Bu doğrultuda kullanıcıya olan taahhütlerimizin hepsini yerine getirerek, başladığımız her projeyi başarıyla sonuçlandırıyoruz. Kullanıcıya özel tasarımlar yapıyoruz. Kullanıcı ihtiyaçlarını anlamaya çalışarak terzi işi çözümlerle en fazla çeşitteki aracı TSK envanterine veren kara araçları şirketiyiz. Kullanıcıya özel ürün geliştirmek için güçlü bir AR-GE gerekiyor. FNSS bünyesinde 300'ün üzerinde AR-GE personelimiz, ayrıca belirli işlerde sözleşmeli olarak çalıştığımız çok sayıda AR-GE personeli var. Bizim için çok önemli olan konulardan bir diğeri de teknoloji transferi ve yerel üretim. Sadece ürün satışı değil, gittiğimiz her ülkede, eğer kullanıcının böyle bir isteği varsa teknoloji transferi yapıyoruz ve yerel istihdam sağlıyoruz. Bu da orada iyi tutunmamızı sağlıyor. En önemlisi, FNSS bir dünya markasıdır. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz 2 milyar dolar üzerinde ihracat ve TSK’yı dışa bağımlılıktan kurtaran projelerimizle ülkemizin kalkınmasına ve bekasına önemli katkılar sağladığımızı düşünüyoruz.

TÜM ÜRÜNLER FNSS TASARIMI

FNSS'nin ürün ailesi hakkında bilgi verir misiniz? Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde hangi ürünleriniz yer alıyor?

FNSS paletli, tekerlekli platformlar geliştiren, sistem tasarımı yapan ve araçlarını bir sistem olarak gören bir firma. Biz sadece araç üretmiyoruz. Firmamız aslında bir sistem tasarımcısı ve sistem üreticisi konumunda. Dört farklı konfigürasyondaki Zırhlı Muharebe Aracı (ZMA) ve Geliştirilmiş Zırhlı Personel Taşıyıcı araçlar, TSK envanterine 1980’lerin sonlarında giren ilk ürünlerimiz arasında yer alıyor. Bu, bir teknoloji transferi projesiydi ve Türkiye'nin ilk büyük kara savunma sistemi projesiydi. Ondan sonra FNSS bir daha lisansa ihtiyacı duymadı. Bu projeden sonraki ürünlerimiz FNSS tasarımı. Zaman içinde mühendisliğimiz çok gelişti. ZMA'nın ardından TSK'ya KUNDUZ (Amfibi Zırhlı İş Makinasi) ve SAMUR (Seyyar Yüzücü Hücum Köprüsü) gibi dünyada benzerlerine çok az ülkenin sahip olduğu istihkam araçlarını verdik. SAMUR benzeri aracın dünyada iki tane örneği var, birisi FNSS ürünü olarak Türkiye’de diğeri de Almanlarda. KUNDUZ ise yüzen bir zırhlı dozer. Bu da dünyada tek örneği olan bir araç. Hem yüzüyor hem gittiği yerde içine kum, toprak gibi ağırlık alarak ağırlaşıyor ve bir dozer haline geliyor. Ayrıca PARS 4X4 STA, KAPLAN STA anti tank araçları, KORKUT ve HİSAR gibi sistemler için tasarlanmış hava savunma platformlarımız da bulunuyor. Geliştirme dönemi devam eden ve yakın zamanda TSK envanterine girecek olan ZAHA (Zırhlı Amfibi Hücum Aracı), PARS 6X6 İZCİ, PARS 8x8 İZCİ ile Pars 6x6 KOMANDO araçlarımız üzerinde de çalışıyoruz. ZAHA, bir zırhlı personel taşıyıcı. Ama gemiden ufuk çizgisinden atıldığında yaklaşık 3 saat denizde yüzüp karaya çıkartma yapıyor ve karada 300 kilometre boyunca iç hatlara süratle intikal edebiliyor. Dünyada bir tek Amerikalılarda örneği var. Bu da tamamen yerli imkanlarla geliştirdiğimiz bir proje. İlk prototipi çıkarttık, deniz testleri başarıyla devam ediyor. Bu sene kalifikasyonu bitirip, gelecek sene seri üretime başlayacağız.

YARISI İHRAÇ EDİLİYOR

Türk savunma sanayinin son yıllardaki gelişim sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son 25 yıldır Türkiye büyük bir ivmeyle büyüyor. Savunma sanayi, ASELSAN, ROKETSAN, TAI gibi TSKGV kuruluşları ve FNSS, Otokar, NUROL MAKİNA gibi özel sektör firmaları ana yükleniciliğinde ciddi hamleler yaptı. Son 10 yılda da bunun meyveleri olarak TSK envanterine hızlı yeni ürün giriyor. Altyapı son 25 yılda çok gelişti ve bir şemsiye gibi bu alt yüklenici firmalara da yansıdı. Neredeyse tüm savunma ürünleri Türkiye'de geliştirilir hale geldi. Uzay teknolojilerini ve ABD'nin sahip olduğu çok yüksek teknolojileri içermiyorsa Avrupa'da geliştirilen tüm sistemler Türkiye'de de rahatlıkla geliştirilebiliyor. Ancak ana yüklenicilerin satışları çok büyük oranda iç pazara yönelik. Sadece iç pazara yönelik büyümenin çok sağlıklı olmayacağı açık. Satış gelirlerinin yarısını ihracatla elde etmeyen firmalar, uzun dönemde devlet tarafından özellikle desteklenmediği sürece varlıklarını sürdüremezler. Ülkemizin de bunu sürdürecek sonsuz kaynakları olmadığını biliyoruz. Ayrıca dünya pazarlarında rekabetçi ürünlerle bunu sağlayabilen firmalar, yurt içinde de her açıdan rekabetçi ürünler sunacakları için, bu da milli ekonomimize çok ciddi katkı sağlayacaktır. FNSS olarak biz sürdürülebilir bir performans sergileyebilmek için, satışlarımızın yarı yarıya ihracat olmasına özellikle çok dikkat ediyoruz.

YERLİLEŞMEYE BÜYÜK KATKI

Savunmada yerlileşme ve millileşme çalışmaları her geçen gün artıyor. FNSS'nin buna katkılarını anlatır mısınız?

Daha önce de belirttiğim gibi kuruluşumuzdaki ZMA üretiminden sonra lisanslı bir projemiz olmadı. Son 15 yıldır tüm araçlarımızı ve silah kulelerimizi tamamen kendi mühendislik kabiliyetlerimizle geliştiriyoruz.  Son 5 yılda kullandığımız yerli tedarikçi sayısı 680'e çıktı. Araç seviyesi tasarımlarımızda da artık yerli alt yükleniciler kullanıyoruz. Alt sistemler konusunda da gerek tasarım bize ait olmak üzere, gerekse alt sistem üretici firmalara ait olacak şekilde yerli ürünler geliştirip, araçlarımızda kullanıyoruz. Örneğin STA Proje'mizin PARS 4x4 aracı yürüyüş aksamına kadar yerli tasarım ve yerli üretimdir. Özel Maksatlı Taktik Tekerlekli Zırhlı Araçlar (ÖMTTZA) Projemizin PARS 6X6 ve PARS 8x8 İZCİ araçlarında bunu daha da ileriye götürüyoruz. Motoru dahil yerli tasarım ve yerli üretim olacak. Bu amaçla TÜMOSAN ile yerli motor geliştirmek, üretmek ve PARS 6X6/8x8 İZCİ araç teslimatlarımızda kullanmak üzere bir sözleşme imzaladık. Alt sistemleri geliştiren sanayimize ve dolayısıyla yerlileşmeye önemli katlılar sağladığımızı düşünüyoruz. Ayrıca bu araçların üzerindeki tüm elektronik sistemler ASELSAN'a ait.

TEKNOLOJİ TRANSFERİNE AÇIK

Ülkelerle iş birliği modeliniz nedir? Aktif olarak kaç ülkeyle ürün geliştirme ve muhtelif alanlarda iş birliği ağı içerisindesiniz?

Uluslararası iş birliklerindeki en önemli farkımız teknoloji transferi ve yerel üretim. Teknolojiyi saklamaya çalışmıyoruz. Biz sürekli teknoloji üreten bir firmayız. Zamanında ülkemiz de bu işlere yurt dışından aldığı teknoloji transferiyle başladı. Önemli olan arkasından hızlı şekilde kendi teknolojinizi üretip öne geçmenizdir ki, FNSS bunu başardı. İhracat yaptığımız ülkeler, eğer teknoloji transferine isteklilerse bunu gerçekleştiriyoruz. Malezya'da DEFTECH firması tesislerinde AV-8 aracını üretip, Malezya ordusuna teslim ediyoruz. Endonezya ordusu için, yerel firmaları PT-Pindad firmasına teknoloji transferi kapsamında, KAPLAN MT yani Endonezya Kaplanı anlamına gelen “HARIMAU” adında orta ağırlıkta tank geliştirdik. Geliştirme çalışmaları, Endonezyalı PT-Pindad mühendislerinin de katılımıyla FNSS tesislerinde gerçekleştirildi. İlk prototip burada ikinci prototip ise bizden iş başı eğitim alan Endonezyalı mühendisler tarafından Endonezya’da PT-Pindad tesislerinde üretildi. Her iki prototip tank Endonezya’da çok zorlu testlerden geçirilerek, tam başarıyla tip onayı aldı. Bu ortak geliştirme projesi Endonezya Savunma Bakanlığı’nın en başarılı projesi olarak çok büyük bir ilgi gördü. Her kademede çok büyük bir destek aldı ve şimdi seri üretim sözleşmesini de imzaladık. Endonezya'da PT-Pindad firması tesislerinde HARIMAU tankı üretilmeye başlanacak. İlk etapta 18 araç teslim edilecek. Bunların 10 adedi FNSS tesislerinde kalan 8 adedi ise Endonezya’da PT-Pindad tesislerinde üretilecek. Bunun arkasından yüz adedin üzerinde ve farklı konfigürasyonlarda ikinci parti üretim olmasını öngörüyoruz. Böylece tank sınıfında ihraç edilen bir aracı ilk kez başka bir ülkenin envanterine sokmuş olduk. Umman Silahlı Kuvvetleri'ne FNSS tesislerinde üretilecek PARS III 6x6 ve 8x8 araçlarını teslim ediyoruz. Suudi Arabistan'da bir askeri fabrikada M113 modernizasyonu gerçekleştirdik. Modernizasyon kitleri buradan gitti ve orada tüm araçlar yenilenerek bu kitlerle modernize edildi.

BÜYÜMENİN SEBEBİ AR-GE

AR-GE'nin firmanız için taşıdığı önemi anlatır mısınız?

AR-GE olmazsa biz ürün üretemeyiz. Kendi ürününüzü, teknolojinizi yaratamıyorsanız, kendi imzanızı atamıyorsanız zaten rekabet etmeniz mümkün değil. Sadece teknoloji transferiyle var olamazsınız. Son 25 yılda Türk savunma sanayindeki büyümenin sebebi AR-GE’dir. AR-GE'si güçlü firmalar sayesinde bu büyüme yaşandı.

CİRODA 500 MİLYON HEDEFİ

- Önümüzdeki dönem planlarınız ve projeleriniz nelerdir?

Türkiye'de bir tesisimiz var, bu gün için yeni bir tesis daha düşünmüyoruz. Zaman zaman savunma sektöründe daralmalar, büyümeler olabiliyor. O dönemlerde atıl bir kapasiteyle kalmak istemiyoruz. Stratejimiz uzun dönemde yarı yarıya ihracat, yarı yarıya yerli pazar. Yurt içinde çok zorlu projeler aldık. Tek amacımız onların zamanında layığıyla teslim edilmesidir. Bizim önceliğimiz budur. Türkiye'deki projelerle geliştirdiğimiz çok geniş bir ürün portföyümüz oldu. Yurt dışındaki rakiplerimizde olmayan bir ürün çeşitliliğimiz var. Geçtiğimiz yıl İstanbul’da gerçekleştirilen IDEF 2019 savunma fuarında koridor boyunca 11 değişik aracımızı sergiledik. Bunların bir kısmı envantere girmiş bir kısmı da envantere girecek olan araçlar. Bu araçların yurt dışına da açılması lazım. Onlara pazar arayacağız. Bu şekilde büyümeye devam edeceğiz. Ciromuz şu anda 350-400 milyon dolar civarında. Konjonktürel gelişmelere bağlı olarak önümüzdeki dönemde bu rakam 500 milyon dolar seviyesine oturabilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.