banner93

“Temel politikamız katkısız gıda üretimi”

Aymira Süt ve Hakanlar Yem’in Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Hakan temel politikalarının katkısız gıda üretimi olduğunu söyledi. Hakan hedeflerini ise ulusal marka olmak ve ihracat olarak belirlediklerini dile getirdi

“Temel politikamız katkısız gıda üretimi”

Aymira Süt ve Hakanlar Yem’in Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Hakan temel politikalarının katkısız gıda üretimi olduğunu söyledi. Hakan hedeflerini ise ulusal marka olmak ve ihracat olarak belirlediklerini dile getirdi

24 Eylül 2013 Salı 11:17
“Temel politikamız katkısız gıda üretimi”
 


   Sanayi üretimi ülkemizin her bölgesinde ve ilinde değişiklikler gösteriyor. Sadece üretim çeşitleri değil ihtiyaçlar ve sıkıntılar da her bölge için değişik. Zaten bu farklılıktan ötürüdür ki hükümetin sanayi ve üretime verdiği teşvik, standart değil. Adı konmuş veya konmamış bir pozitif ayrımcılık koşullar gereği oluşmuş durumda. Van ilimiz de bu anlamda diğer bölgelere kıyasla sanayinin daha da gelişmesi için teşviklerin daha üst düzey tutulduğu bir bölgede. Aymira Süt ve Hakanlar Yem şirketlerinin yönetim kurulu başkanı, Van OSB eski Başkanı Sinan Hakan ile gerek şirketlerinin icraat ve hedeflerini, gerekse genel anlamda sanayiyi konuştuk.

Üretimde süt ve yem sektörlerini tercih etmenizin gerekçeleri nedir? Firma olarak farklı üretim konularında da yer alacak mısınız?
-          Hayvancılık sektörünün bölge ekonomisindeki yeri, hazır altyapısı bizi bu yatırımlara yöneltti. Dünya çapında güvenli ve doğal gıda algısının yaygınlaştığı bir dönemde gıda sektörünün stratejik bir sektör haline geleceğini ön görüyoruz. Bu nedenle üretim politikamızı doğal gıda çizgisinde yürüterek bu alanda gelişmek ve bölge dışına hatta ihracat yapacak seviyeye gelme gibi bir hedefimiz var. Firmamız bunların haricinde inşaat ve akaryakıt sektörlerinde de faaliyetlerini devam ettirmektedir.

Özellikle süt ve süt ürünlerinde yerel veya bölgesel diye tabir edilen markaların daha da gelişmesi, yaygınlaşması ve tüketici tarafından tercih edilir hale gelmesi ne tür çalışmalar ile mümkün?
-          Bizim süt ürünlerinde temel politikamız doğal katkısız gıda üretimi üzerinedir. Yerel markalar eğer toplumda hızla artan doğal gıda hassasiyetini göz önüne alarak bu yönde üretim yaparlarsa pazarda rekabet şansları oldukça yükselir. Aksi taktirde büyük markalarla yarışabilme şansları azalacaktır. Yani yoğurt üretecekseniz bunun katkısız, doğal ve geleneksel lezzetleri aratmadığını müşteriye ispat etmeniz lazım. Farklılığınızı ortaya koyarsanız, ürün satışında zorluk yaşamazsınız. Müşteri sizi sahiplenir, en büyük destekçiniz olur.

Doğu Anadolu için hayvancılık çok önemli bir geçim kaynağı. Aymira Süt ve Hakanlar Yem dahil olmak üzere sektörde hayvansal ürünlere yönelik üretim ve faaliyetlerde bulunan firmaların hayvancılığın gelişmesine ne tür katkıları oluyor?
-          Kurulan her fabrika hammaddeciler için bir talep kapısı oluyor. Bu ister istemez bölgedeki hayvancılık ve tarım gibi faaliyetlerin artması ya da niteliksel bir değişim yaşamasına sebebiyet veriyor. Firmamızın kuruluşundan sonra süt talebimiz bölgede süt arzı üzerine faaliyetlerin çoğalmasını tetikledi. Bu kendi içinde bir ekonomik döngü oluşturuyor. Ayrıca kaliteli süt talebi çiftçinin üreticinin daha bilimsel yöntemlerle hayvancılık faaliyetine girmesine vesile oluyor. Yemde de aynı mantık geçerli. Kapasitenizi arttırdığınızda hububat talebiniz de eş zamanlı artıyor. Bu da çiftçiyi daha fazla ve daha verimli üretime sevk ediyor. Bu da sektörün gelişmesinde en önemli katkıyı sunuyor. Bölgemizde son yıllarda başlayan modern çiftlik ve çiftçilik faaliyetleri bunun en önemli örnekleridir.

Doğu Anadolu Bölgesi’nde ve Van’da üretici, sanayici olmanın genel zorlukları neler? Yaşadığınız zorlukların her geçen yıl daha da azaldığını düşünüyor musunuz?
-          Sanayici, üretici olmak aslında her zaman içinde bir risk faktörü taşır. Uzun vadeli bir iştir ve sabır gerektirir. Fakat riskler ne olursa olsun, doğru bir planlama, doğru hedefler ve doğru bir yönetim anlayışı mutlaka başarıyı getirecektir. Bana göre, sanayi sektörünün her kesin malumu olan genel sıkıntılarının yanı sıra, doğudaki sanayicinin en büyük problemi, yerel piyasalarda “yerel ürünlere” karşı var olan yanlış algı problemidir. Müşteri aynı özellikte olan bölgesel ve batı illerinden gelen iki ürünü gördüğünde, tercihini batıdan gelen üründen yana kullanma meyli içersinde. Tıpkı, ithal ürünlerin Türkiye’de üretilen yerli ürünlere karşı daha çok rağbet görmesi gibi. Biz Aymira Süt olarak gıda sektöründe bu algıyı kırdık ama çoğu sektörde bu problemin devam ettiğini düşünüyorum. Bu algıyı kırmak elbette bölgesel üreticinin performansına bağlıdır.

Sinan Hakan her üretici firmada olduğu gibi gerek Aymira Süt ve gerekse Hakanlar Yem’deki hedeflerinin üretim teknolojilerini ve kapasitelerin arttırarak öncelikle ulusal bazlı bir firma haline gelmek olduğunu söyledi. Hakan, “Bunun yanı sıra ihracat yapabilecek seviyeye gelmek en büyük arzumuzdur” dedi. 

Aymira, Oltu peyniri için Ar-Ge yapıyor
Aymira Süt yatırımına ise yine aynı aile firması çatısı altında 2009 yılında başlandı. Yem sektöründe önemli bir altyapı kazandıktan sonra süt sektöründe de yatırım alanı olduğunu gördüklerini belirten Sinan Hakan, “Bölgemizde uygulanan kırsal kalkınma yatırımlarını destekleme programı çerçevesinde Van OSB’de bu yatırımımıza başlayarak kısa sürede hayatiyet kazandırdık ve devam eden her sene mutlak surette yeni ilavelerle kapasitemizi ve ürün çeşitliliğimiz arttırdık. Hali hazırda ayran ve yoğurt grubunda yoğunlaşan bir üretimimiz olmakla beraber özellikle geleneksel bir lezzet olan Van Otlu peynirinin fabrikasyon üretimi üzerine Ar-Ge’miz devam etmektedir. Günlük 10 ton süt işleme kapasitesine sahibiz. Sütlerimizi bölgedeki çiftlik ve köylerden tedarik ederek bölge ekonomisine de katkı sunmaya gayret etmekteyiz” dedi.

“En büyük teşvik kalıcı barış olacaktır”

Bölgenizdeki teşvik uygulamaları sanayileşmenin daha da yoğunlaşması için yeterli oldu mu? Daha değişik, takviye teşviklere ihtiyaç var mı?
-          Ben özellikle 2005 sonrası teşviklerin bölgedeki sanayileşme sürecini önemli ölçüde etkilediğini, hızlandırdığını düşünüyorum. Özellikle 5084 sayılı teşvik yasası kısa sürede bölgede ciddi bir olumlu etki göstermişti. Sanayici elbette ki her zaman daha fazla teşvik isteyecektir. Dünyayla entegre olduğumuz, rekabetin oldukça arttığı bir küresel ekonomi döneminde daha fazla teşvik elbette daha fazla yatırım demek olacaktır. Fakat kanaatimce bölgemize yapılacak en büyük teşvik kalıcı bir barışın tesisi olacaktır. Bu nedenle, barış sürecinin müspet bir temelde yürümesi durumunda eminim kısa sürede bölgemizdeki pek çok yatırımcı, ulusal bazda faaliyetleriyle kendinden söz ettirecektir. Bu potansiyele kesinlikle sahip olduğumuzu düşünüyorum.

 

Son Güncelleme: 24.09.2013 11:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.