banner110

2012’de yüzde 18 büyürüz

2011 yılının hem satış hem kar açısından çok iyi geçtiğini söyleyen Alarko Carrier Grup Koordinatör Yardımcısı Murat Çopur, 2012 yılında da bu büyümeyi sürdürmeyi hedeflediklerini belirtti.

2012’de yüzde 18 büyürüz

2011 yılının hem satış hem kar açısından çok iyi geçtiğini söyleyen Alarko Carrier Grup Koordinatör Yardımcısı Murat Çopur, 2012 yılında da bu büyümeyi sürdürmeyi hedeflediklerini belirtti.

21 Ocak 2012 Cumartesi 14:45
2012’de yüzde 18 büyürüz

  Gebze OSB’de faaliyet gösteren Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Grup Koordinatör Yardımcısı Murat Çopur, Sanayi Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şenol Aydın’ın sorularını yanıtladı.“Ürettiğimiz ürünlerin yaklaşık yüzde 30’unu ihraç ediyoruz” diyen Çopur, ihracatı daha çok Avrupa ülkelerine yaptıklarını söyledi.
2011 yılının kendileri için büyüme yılı olduğunu söyleyen Murat Çopur, 2012’de de büyümeyi devam ettirmeyi hedeflediklerini kaydetti. 500 milyar dolarlık ihracata rahatlıkla ulaşılabileceğini belirten Çopur, “Sektör olarak biz de inanıyoruz” dedi.
Avrupa’da sorun olacağını bildiklerini ifade eden Murat Çopur, “Avrupa’nın sorunu az çalışmaktır. Daha az çalışıyorlar, daha fazla harcıyorlar. Avrupa’daki kriz bizi etkileyeceği kadar etkiledi. Bundan sonra daha fazla etkilemez” diye konuştu. Çopur’un Sanayi Gazetesi’ne verdiği cevaplar…

Firmanız hakkında bilgi alabilir miyiz?
Alarko Carrier, Klima, ısıtma ve su basınçlandırma konularında faaliyet gösteriyor. Biz bu üç faliyet alanını iklimlendirme olarak isimlendiriyoruz. Klima konusunda, hem merkezi, hem de bireysel klimalar faliyet alanımız içinde. Özellikle merkezi klimalar konusunda sektörün en önde gelen kuruluşlarından ve geniş bir yelpazede iklimlendirme faaliyetlerini sürdürüyor. Isıtma konusunda ise, panel radyatör, konvensiyonel ve yoğuşmalı kombi, brülör, sirkülasyon pompası gibi ürünlerin üretiminin yanı sıra, yoğuşmalı kazan ve kat kaloriferi, döküm ve çelik kazan, banyo radyatörü, genleşme tankı, boyler, vb. tamamlayıcı ürünlerle, tüm ısıtma cihazları konusunda faaliyet gösteren sektördeki sayılı firmalardan biri olarak yer alıyor.  Su basınçlandırma ürünlerimiz ise Dalgıç Pompalar ve Hidroforlar. Isıtma ürünlerimiz bizim için önemli bir yere sahiptir. Isıtma ürünleri fabrikamızın cirosunun yüzde 50’sini karşılar. Geri kalan yüzde 30’u klima, yüzde 20’si de su basınçlandırma ürünleridir. Ürettiğimiz ürünlerin hepsi belli bir kaliteye, belli bir isme ve bu pazarda da belli bir paya sahiptir.

Ürettiğiniz ürünleri ihraç mı ediyorsunuz? Ürünleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
Ürettiğimiz ürünlerin yaklaşık yüzde 30’unu ihraç ediyoruz. Kendimize bir hedef koyduk. Bu da üretimimizin yüzde 50’sini ihraç etmektir... İhracatımızda önemli bir nokta vardır. Biz ihracatı, kalitenin istendiği ve bazı firmaların pazara girmede zorlandığı Avrupa ülkelerine yapıyoruz. Bunu yapmak da oldukça zor ve sıkıntılıdır. İhracatımızı en fazla İngiltere, daha sonra İspanya, İtalya, Balkan ülkeleri, Rusya ve Orta Doğu’ yapıyoruz.

Bu pazarda hem yurtiçinde hem de yurtdışındaki payınız nedir?
Pazar paylarımız, ürün ürettiğimiz için değişiklik gösteriyor.  Mesela, klima ürünlerinde pazar payımız yüzde 15, ısıtma ürünlerinde ise yaklaşık olarak yüzde 6 ve 8 arasındadır. Su basınçlandırma ürünlerinde de pazar payları da yaklaşık yüzde 12 ile yüzde 15 arasındadır.
Ürün çeşitliliği ne kadar? Anlattığınıza göre birkaç grup var.
Birkaç grup ürünümüz var... Isıtma tarafındakombi, bürüler vepanel radyatör, klimada ise, klima santrali ve rooftop bulunuyor. Burada önemli bir konu daha var ki Rooftop’ta biz, Avrupa’daki Carrier organizasyonunda tek üreticisiyiz. Sadece Türkiye’ye mal üretmiyoruz. Aynı zamanda İngiltere’ye, İspanya’ya, İtalya’ya, Almanya’ya, Rusya’ya, Orta Doğu’ya ve Afrika ülkelerine üretiyoruz. O nedenlerooftop ürünümüzün yüzde 85-90’ı ihracattır. Öbür taraftan kombinin yaklaşık olarak yüzde 90’ı iç piyasaya gider, ancak yüzde 10’u ihraç edilir.

İstihdam ne kadar?
İstihdamımız ACST olarak yaklaşık 650 kişidir.

2011 yılı firmanızaçısından nasıl geçti? 2012 için yatırım hedefleriniz ve yeni planlamalarınız neler?
Geçmiş yıllara baktığımız zaman 2008 yılı sektörün en parlak yılı idi. Sonra ekonomik kriz ile birlikte 2009 ve 2010’da biraz küçüldük. 2011 yılı ise tekrar büyüme yılı oldu bizim için. 2008’e çok yaklaştık. Hem satışlarımız hem karımız arttı.2012 yılında da büyümeyi hedefliyoruz.
Siz bunlara uyarak bu işin öncüsüsünüz aynı zamanda.
Tabi, iklimlendirme sektörünün öncü kuruluşlarından biriyiz.
Hükümetimizin belirlemiş olduğu 500 milyar dolarlık 2023 yılı bir ihracat hedefi var. Bu hedef ile alakalı sizin düşünceleriniz nelerdir? Yakalanabilir mi? Sektör olarak bu hedefe 2023’e kadar katkınız katlanır mı?
Türkiye’nin gelişeceğine ve hak ettiği yeri alacağına inanıyorum. Bana göre 500 milyar dolarlık ihracata rahatlıkla ulaşılabilir..Örneğin Alarko Carrier’ın 2 yıl içerisinde ihracatı 2’ye katlanacaktır. Bunun planları yapıldı. Carrier’dan bir takım önemli ürünler gelecek. Bu önemli ürünlerle birlikte ihracatımızın 2’ye katlanacağına inanıyoruz.
Bunun haricinde gelişen Türkiye ile birlikte eğer ekonomik kriz dünyada da aşılacak olursa onun da getireceği büyüme olacaktır. Biz aynı zamanda bu sektördeki mesleki kuruluşlara da üyeyiz. Gittiğimiz zaman onlarla da konuşuyoruz.Onların da ihracattan önemli beklentileri var. Sektör olarak biz de inanıyoruz. Genç nüfusumuzun oranı yüksek. Herkes çalışıyor, risk alıyor, koşturuyor.

İhracat yapan bir firma olarak bu ihracat hedeflerinin önünde ne gibi engeller görüyorsunuz?  Varsa nasıl giderilebilir?
Devletimiz yapacağı her şeyi yapıyor ve gayet güzel teşvikler veriyor. Bizim sadece belki ülke olarak zamana ihtiyacımız var.. Bir sıkıntı şu olabilir. Döviz kuru bir şekilde enflasyon ile belki paralel gitmeyebilir ama yönlerinin aynı yönde olması lazım. Yani enflasyon yüzde 10 artıyorsa, döviz de yüzde 10 azalıyorsa bu sayede ithalatçı firmalar büyük avantaj sağlıyorlar. Dövizdeki artış ve düzeltme bence ihracatın önünü açmıştır.

Şuan ki rakam ideal mi diyorsunuz?
Şu anki rakam belki biraz daha artabilir ama geldiği yerin genel itibarıyla iyi olduğu söylenebilir. Döviz kurlarının bir anda yukarıya doğru hareket etmesi de avantajlı sonuç doğurmayabiliyor. Yavaş yavaş artsın, enflasyon ile paralel gitmesi bizler için uygun pozisyon yaratıyor.

Avrupa’daki krizin bize etkisi olur mu? Olursa ne şekilde bir etki yapar?
Avrupa’nın sorunu az çalışmaktır. Daha az çalışıp daha fazla harcıyorlar. Sonunda da bu zincir bir yerde kırılıyor. Örneğin; şimdi Yunanistan’ı kurtarmak istiyorlar. Yunanistan batarsa başka ülkeler de zarar görür, çünkü birbirilerine borçlanmış durumdalar. Avrupa’nın bir diğer sorunu da yaşlı nüfusu… Avrupa’da bir birey 65  yaşında emekli oluyor, ortalama ömür ise 85yaşlarına kadar sürüyor. Avrupa’daki kriz de bizi doğrudan etkiler çünkü önemli ihracat pazarlarımız orada bulunuyor.
Avrupa’daki firmaların ekonomik sıkıntıya girmesinden kaynaklı ciddi olarak küçülmeye gidebilirler ya da bazı bölgelerden çekilmek zorunda kalabilirler. Bizim firmalarımıza o zaman alan çıkar mı?
Türk firmalardan oralara yatırım yapanlar tabi olabilir. Tabi konuda da çok dikkatli olmak lazım. Çünkü bir şirketi almak da kültürdür. Şirketlerimiz bu işi böyle gayet teknik profesyonellik ile yaparlar, gerekli incelemeleri yerine getirirsebir sorun olmayacağını düşünüyorum. . .

Buradaki kapalı üretim alanı ne kadar?
20 bin metrekare... Toplam arsamız 64 dönüm. . .Yeni yatırımlara da müsait. Boş alanımız var. O boş alanımıza yeni ürünlerimizi getireceğiz.

Yeni yatırımlarınız var mı?
Avrupa uyum yasası ile birlikte tabi ki regülasyonlar da değişiyor. Mesela bir enerji verimliliği regülasyonuçıktı. Bu yönetmeliğe göre biz ürünlerimizi revize ediyoruz. Bu bize önemli yatırımlar getiriyor... Dolayısıyla, önemli yatırımlarımız var ve devam ediyor.

Sektörünüzün içinde bulunan sıkıntılar ve çözüm önerileriniz nelerdir?
Her sektörün kendine has sorunları bulunuyor tabi. Sektörümüzdeki en önemli sorunları söyleyecek olursam:Radyatörde büyük bir sıkıntı var. O sıkıntı da şudur; kurulu kapasite çok yüksek. Peki biz Türkiye olarak bunun ne kadarını kullanabiliyoruz? Toplan sektörün kapasite kullanım oranı yaklaşık olarak yüzde 30. Yani yüzde 70 kapasite atıl vaziyette. Bir diğer sorun olarak, haksız rekabeti önlemesine yönelik çalışmaların artırılması ihtiyacından bahsedebiliriz. Ne yazık ki büyük şirketler kanunlara tamamen uyduğu için hakikaten dezavantajlı konuma düşebiliyorlar. Devletimiz, gerek TSE ile gerekse yönetmeliklerle bir mekanizma kuruyor. Biz bunların hepsine uyuyoruz, gerekirse yeni yönetmeliklere göre ürünlerimizi revize ediyoruz. Ancak bunu ihlal eden firmalar olabiliyor. Üzerimizde maliyet yükü olan bu sorunlar bütün firmalarda olmadığında haksız bir rekabet ile karşı karşıya kalmış oluyoruz. İnanıyoruz ki biz doğruyu yapıyoruz. Devlet bu kanunları yavaş da olsa sindirerek de olsa bu insanlara da uygulayacak ve sonunda herkes bizimle aynı işi yapmış olacak. O zaman biz daha avantajlı olacağız.

OSB’de olmaktan mutluyuz
İki yatırımız da OSB’de. Birisi Dudullu’da biri Türkiye’nin en önemli OSB’lerinden biri olan Gebze OSB’de. OSB’de faaliyet gösteren bir firma olarak kolaylıklar ve avantajlarınız nelerdir? Neden OSB’yi tercih ettiniz?
Şimdi bir kere OSB’nin içinde olduğunuz zaman bir sürü sorunu halletmiş oluyorsunuz. Bir kere altyapı diye bir sorununuz olmuyor. Elektrik gibi su gibi enerjileri OSB’ler sağlıyor. Genellikle de OSB’lerde elektrik kesintisi vs. gibi aksilikler olmuyor. Malların yüklendiği kamyonların giriş çıkışı da güvenli oluyor. OSB’de olmaktan çok mutluyuz. Gebze OSB’ye benzer bir OSB hakikaten hiçbir yerde yok. Son olarak şunları demek istiyorum. Biz hakikaten doğru ve düzgün çalışan, kaliteye önem veren, devletin koymuş olduğu standart ve kurallara göre üretim yapan makul ve mantıklı fiyatla satış yapan her firmanın önünün açık olduğuna inanıyoruz.



Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.