KCC Boya 10 yılda 10 kat büyüyecek

KCC Boya Şirket Direktörü Jang Soo Ha, “KCC Türkiye olarak önümüzdeki 10-15 yıllık dönem içerisinde ciromuz ve pazar payımız 10 kat büyüyecek” dedi.

KCC Boya 10 yılda 10 kat büyüyecek

KCC Boya Şirket Direktörü Jang Soo Ha, “KCC Türkiye olarak önümüzdeki 10-15 yıllık dönem içerisinde ciromuz ve pazar payımız 10 kat büyüyecek” dedi.

16 Mayıs 2012 Çarşamba 16:23
KCC Boya 10 yılda  10 kat büyüyecek

Kimya sektörünün lider firmalarından Gebze OSB’de faaliyet gösteren KCC Boya firmasının Şirket Direktörü Jang Soo Ha, Sanayi Gazetesi Muhabiri Ali Örnek’in sorularını yanıtladı. Ali Örnek’in “Türkiye’nin 2023 hedefleri yakalanabilir mi?” sorusunu yanıtlayan Bay Ha; “Günümüze ve yakın geçmişe ait veriler elimde olmadığı için net bir öngörüye ulaşmak çok zor. Fakat kendi görüşüm, KCC Türkiye’nin önümüzdeki 10-15 yıllık dönem içerisinde cirosunun ve pazar payının 10 kat büyüyeceği yönünde. Buradan 2023 hedefleri için bir pay biçebiliriz” dedi.

KCC Türkiye hakkında bilgi verir misiniz?
Burada temelde iki fabrikamız var aynı tesis içerisinde birincisi oto, gemi ve PCM dediğimiz ürünün kaplama boyalarına yönelik üretim yapan bir yaş boya tesisimiz var. Bir de bunun haricinde tesisin içerisinde doğalgaz boru hatları ve petrol boru hatlarına uygulanan Endüstriyel ağır hizmet tipi özel bir toz boya üretimimiz var. Tesisimiz iki ayrı fabrikadan oluşuyor. Yıllık üretim kapasitemiz toplamda 1milyon 800 bin ton. Tesisimizde 8 Koreli yöneticiyle beraber 70’e yakın personelimiz görev yapmakta. KCC 50 yıla aşkın bir firma olan konusunda tecrübeli ve özellikle oto boyası, gemi boyası olsun bunlarda kendi Know-How’u, bilgi birikimi ve tecrübesi yüksek olan bir firma. Yurtiçindeki birçok yerli üreticiye nazaran teknik altyapı, teknolojik altyapı ve bilgi birikiminden dolayı kalite anlayışı da daha yüksek. Bu anlamda teknoloji ve teknolojinin devamında kalite yönümüz ile tanınan bir şirketiz.
   Bünyemizde üretimin yanı sıra teknik destek kısımları olması sebebi ile müşteriye daha hızlı, daha etkin bir şekilde ulaşabiliyoruz. Dolayısı ile kalite ve teknik yeterlilik konusunda oldukça iyi durumdayız. Örnek vermek gerekirse Otomotiv piyasasında Otomotiv boyalarında üst seviye, ileri teknoloji gerektiren boyalar genellikle Türkiye’de üretilmiyor. Diğer ülkelerden ithal ediliyor. Ama bizim burada üstüne durmak istediğimiz konu, su bazlı ileri teknoloji ve Know-How gerektiren otomotiv boyalarını Türkiye’de üretiyoruz. Ve bu bizim önemle üzerinde durduğumuz nokta.
   Türkiye’nin Avrupa ile Asya’yı bağlayan bir coğrafi konumda olması nedeni ile gerek lojistik olarak gerek Avrupa pazarına açılma yönünden son derece uygun olduğunu düşünüyorum.

Sektörde ne tür sorunlar yaşanıyor? Çözüm önerileriniz nelerdir?
Şimdi burada en önemli konu Türkiye de maliyetlere yansıyan rekabetçi ham madde bulmak oldukça zor. Örneğin KCC’nin şu an Çin’de 3 tane fabrikası var, hammadde tedariği ve kaliteli hammaddenin sürekli olarak sağlanması açısından Türkiye’nin Çin’den üç kat daha pahalı bir durumda olması önemli bir etken. Türkiye’de hammadde üretimi dışa çok bağımlı. Hammadde üreten firmalar dahi kendi hammaddelerini yurtdışından alıyorlar. Yani kimya sektöründe bir tedarik zinciri oluşmamış durumda. Çin örneğinden gidersek yerli katkı payı çok daha yüksek. Normalde etkenlerden bir tanesi buradaki ücretlerin yüksekliği. Fakat her ne kadar ücretler Çin’e göre yüksekse de , bizim maliyetlerimiz içerisindeki maliyet yüksekliği yüzde 4-5 aralığında. Bunun asıl temel sebebi Çin’de hammadde ürün üretmek amacıyla alımını yaptığı hammaddelerde çok fazla çeşitlilik ve Çok fazla üretici var. Bu da dolayısı ile bir rekabet doğuruyor. Fakat Türkiye de böyle bir şey söz konusu değil. Dediğim gibi hammadde konusunda dışa çok bağımlıyız.
 
Kore ile kıyasladığımız zaman Kore’de de ücretler yüksek olmasına rağmen lokal (iç) piyasada hammadde fiyatları Türkiye’ye nazaran yüzde 30-40 daha ucuz.
  Özellikle kimya sektöründe en önemli hammaddeler solventler. Fiyatları Türkiye’de oldukça yüksek. Türkiye’de özellikle solvent ve diğer kimyasal hammaddeler konusunda üretim yapan firmaların yeterli olmamasından dolayı sektör çok dışa bağımlı. Genel olarak hammadde üretiminde bir rekabetçi bir piyasa olmadığından ve kaliteli hammaddeye ulaşmakta çeşitli sıkıntılar olduğundan dolayı Avrupa ve çevre ülkelere nazaran hammadde fiyatları yüksek. Dolayısı ile bu maliyetlere yansıyan en önemli unsur olarak karşımıza çıkıyor.

Yatırımcılar açısından Türkiye’yi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’nin en önemli avantajlarından biri coğrafi ve stratejik konumundan dolayı lojistik olarak esnek olmasıdır. Türkiye lojistik için gerçekten çok uygun bir ülke. Aynı zamanda kendi iç pazar talebi açısından da oldukça önemli. Fakat gelişmekte olan Çin ve Doğu Avrupa ülkeleri gibi ülkelerde olduğu gibi maliyetleri yüksek tutan bir takım etmenler, unsurlar da mevcut.


Firma birleşmeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Şahsi bakış açımızla gerek sermaye birikimimiz, gerek tecrübelerimiz ile şirket evlilikleri konusuyla çok ilgiliyiz. Şirket evlilikleri veya yurt içindeki firmaların satın alınması şeklinde projelerimiz hâlihazırda var. Ve bu bizim ilgimizi çeken bir alan.


Firma evliliklerinin avantajları nedir?
Bizim açımızdan sermayemiz, Know-How ve Teknoloji’miz var. Fakat belli alanlarda bunlar kadar önemli olan konu da Pazar penetrasyonu. Yani hâlihazırda pazara girmiş olan, pazarda satış ağı bulunan firmalar bu anlamda ilgi çekebilir. Bizim üretim teknolojimiz ve hâlihazırda kurulu olan satış ağı güzel bir sinerji sağlıyor. Dolayısı ile bu anlamda bir takım fırsatları bulduğumuz taktirde pozitif şekilde bu konu üzerine giderek somut adımlar atmayı düşünüyoruz.


2011 yılını nasıl kapattınız?
2008’de üretime başladığımızdan itibaren 2012’ye gelene kadar stabiliteyi sağladık. Ama benim için 2011’in şöyle bir özelliği var; piyasada kendimizi göstermek adına 2011 daha da sağlam bir temel oluşturduğunu düşünüyorum. 2011’de yaptığımız atılımlar ve aksiyonlar bizi için geçmiş dönemden daha farklı bir sıçrama noktası oluşturduğunu düşünüyorum.


Türkiye’nin bir numaralı OSB’si içerisinde yer alan önemli bir firmanın Genel Müdürü olarak OSB’ler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Gebze OSB kendi içerisinde -yani bütünüyle bakarsak- oldukça yeterli ve verilen hizmetler anlamında oldukça örnek bir OSB. Bu inkâr edilemez bir gerçek. Fakat direk GOSB yönetimi ile ilişkili olmasa da bizim bölgemiz için Tembelova mevkiinin çeşitli sıkıntıları var.  Bu bölgenin de GOSB standartlarının getirilebilmesi için bir takım altyapı çalışmalarının yapılması gerekti. Fakat burada firmalardan toplanan altyapı katılım bedeli ciddi şekilde yüksek olmasına rağmen istediğimiz hızda altyapı çalışmaları devam etmiyor.  Bu işin gerek hızı gerek kalitesi noktasında bir takım sıkıntılar var.



Son Güncelleme: 16.05.2012 16:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
O.DİLEK 2013-08-02 23:35:57

öyle atip tutmakla olmuyor kazali olan aracimi malatyada kcc boya kullanarak yaptirdim 5 ay geçmeden boyalar dökülmeye başladi önce kalkiteli boya yapsinlarda sonra 10 kat büyüsünler.

Avatar
ahmet kalkan 2016-03-22 00:00:58

beğendim,samimi acıklamalar hepsi..