İhtiyaç analizinin yapılarak iyileştirilebilecek alanların belirlenmiş ve önceliklendirilmiş olması eylem planının temelini oluşturur. İyileştirilecek alanlara ilişkin ihtiyaçlar “insan kaynağı, alt yapı, hizmet, …” gibi kalemlere göre belirlenir ve proje sistematiğine uygun olarak iş paketlerine ayrılarak maliyet ve süre öngörüsü yapılır. Bu aşamaya gelişte sistemin parçalarını oluşturan mentor – yol arkadaşı, arayüz ve İşletme tüm adımları birlikte yürütmüş ve sürece en ince ayrıntısına kadar hakim duruma gelmiş olmalıdırlar.

Mentor – yol arkadaşı, arayüz ve işletme arasında hem kişisel hem de kurumsal olarak birbirlerine güvenmeleri en önemli koşuldur. Böyle bir güven ortamının yaratılmasında mentor tabii ki önemlidir ama tek başına yeterli değildir. Tüm bu ilişkilerin ara-yüz tarafından kurumsal düzeyde yürütülmesi karşılıklı güvenin oluşturulmasını sağlar. Ara-yüzün taraflarla ayrı ayrı sözleşmeler imzalayarak hak ve sorumlulukları açıkça belirtmesi, kurumsal olarak tarafların karşılıklı çıkarlarının ve gizliliğin korunmasının güvencesi olur.

Eylem planının uygulanması aşaması işletme adına yaratılmış olan talep dizisinin nasıl karşılanacağı konusunu gündeme getirecektir. İşletmenin bu talepleri için kimlerden hizmet alacağı, ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağı konusunda nihai karar tabii ki işletme yönetiminin olacaktır. Hizmet vereceklerin belirlenmesi sürecinde mentor devrede olmayacaktır, ancak, hizmet başladıktan sonra hizmetin uygunluğunu ve niteliğini gözlemek için devreye girecektir.

Bir benzetme yapılacak olursa; Mentorun yaptığı iş hastalığın teşhisi, daha sonra ise tedavi protokolünün hazırlanmasıdır. Tedavi sürecinde, mentorluk hizmeti dışında başka bir iş yapmamalıdır! Bir mentor, mentorluk yaptığı işletmeye, aynı zamanda eğitmen, danışman veya koç olarak hizmet veren kişi olmamalıdır. Eylem planı müddetince devam edecek bu ortak çalışma sürecinde, mentor firmanın yol arkadaşı olmalı ve başta yönetici olmak üzere tüm işletmedeki değişim heyecanlarını canlı tutabilmelidir.

Ancak, böyle bir ara-yüz yapının işletmenin alacağı hizmetler konusunda seçenek sunabilecek durumda olması gerektiğini de eklemek gerekir. İşletmelere mentorluk – yol arkadaşlığı yapacak ara-yüz gerçekte belirli alanlarda eğitmenlik, danışmanlık, koçluk yapabilecek yetkinliğe sahip olması gerektiği belirtilmişti. Dolayısıyla; bu kişilerin Mentorluk yaptığı işletmelerin dışındaki kuruluşlara, kendi uzmanlık alanlarında eğitmen, danışman, koç olarak hizmet vermesi etik ve nitelik açısından uygun olacaktır. Ara-yüz yapının uzman havuzu yetkinlikleri ağ yapı tarafından akredite edilmiş kişiler ile çözüm ortaklarından oluşacaktır ve işletmelere verilecek hizmetin niteliğinin güvence altında tutulabilmesini sağlayacaktır.

Ara-yüz yapının böyle nitelikli bir ağ yapı oluşturmasında kullanabileceği insan kaynaklarına erişebilmek kolay olmayacaktır. Ancak, ülkemiz özel sektörünün istihdam politikası dikkate alındığında yönetim kademesindeki profesyonellerin 50’li yaşlardan itibaren emekliliğe teşvik edildikleri bilinmektedir. Hepimizin çevresinde genç yaşta emekli olmuş kişiler vardır ve genellikle üst düzey yöneticilik yapmış olanların yeni iş bulabilme şansları yok denecek kadar azdır. Bu durumdaki kişilerin meslek yaşantıları boyunca kazandıkları deneyimler ülkemiz adına bir servet olarak kabul edilmelidir. Aktif iş hayatı içinde bulundukları dönemde bu insanlar, vakit geçirmek için emekli veya işsizlerin çoğunlukla gittiği yerlerden zevk almayı öğrenememişlerdir. Emekli olduktan sonra da öğrenebilme şansları yoktur ve halk tabiriyle, kendilerini sudan çıkmış balık gibi hissederler. Büyük şehirler başta olmak üzere ülkemizin hemen her köşesinde bu durumda bulunan genç emekliler vardır. Bu arada, halen aktif çalışan veya emekli olmuş öğretim üyelerinin de benzer durumda olduklarını ve özellikle kendi uzmanlık alanlarında akademik danışmanlık yapabilecek önemli bir insan kaynağı oluşturduklarını belirtmek gerek. Bünyesinde farklı uzmanlıklarda, endüstriyel deneyimlere sahip kişilerle akademisyenleri de barındıracak bir ara-Yüz yapı aynı zamanda bir hizmet kurumu niteliği de kazanacaktır.

Böylesine nitelikli kişilerin oluşturacağı ara-yüzdeki bilgi zenginliğine erişme imkanı bu yapının mentorlara sunacağı en büyük avantaj olacaktır. Böylece, ara-yüzün kendisi öğrenen bir yapı olarak faaliyet göstereceği gibi ara-Yüz içindeki bireyler de sürekli yetkinliklerini artırma fırsatına sahip olacaklardır. Yapı bu şekilde kurgulanır ve tüm paydaşlar için “kazan-kazan” ilkesine uygun faaliyet gösterirse, firmalara doğru, hızlı ve niteliği sürekli artacak şekilde hizmetler verilebilir.

Mentorluk sisteminin belirleyicisi konumundaki ara-Yüz yapının kurumsal kimliği her ne olursa olsun, mali açıdan sürdürülebilirlik bir sorun olarak karşısına çıkacaktır. O nedenle, hizmet havuzuna alacağı uzmanlarla gelir paylaşımı ilkesine göre çalışmayı ilke edinmelidir. Sanayimiz, danışmanlık, koçluk veya eğitmenlik gibi hizmetleri almaya alışık olmakla birlikte mentorluk hizmeti denince algılamakta zorlukla karşılaşıyor; dolayısıyla, hizmetin pazarlanmasında da bir güçlükle karşılaşılacağı açıktır. Burada açıklamaya çalışılan sistemin kolay uygulanabileceğini beklemek yanlış olur. Öncelikle, uzman havuzunu oluşturmanın zorluğu kadar havuzdaki kişi ve kuruluşları bir arada tutmak da o kadar zor olacaktır. Ayrıca; Mentor ve ara-yüzün işletmeye yapacağı yol arkadaşlığında birçok pürüz çıkacaktır, ama tüm tarafların yılmadan bu güçlüklerin üstesinden gelebilmesi gerekir.

Söz konusu sistemin işletmelere kendi değer zincirindeki bütün halkaların önemli ve etkili olduğunu anlamalarını, aynı zamanda Ar-Ge ve inovasyon farkındalığını da kazanmalarını sağlayacağı düşünülmektedir. Firmanın “öz değerlendirme kültürünü” özümsemesi, belirli zaman aralıklarında kendi gelişim düzeyini takip etmesi ve eş zamanlı olarak Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını yürütmesi katma değeri yüksek ürün üretme yeteneğini kazanmasını ve bunu sürdürülebilir kılmasını sağlamış olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.