Ocak ayında enflasyon piyasa beklentilerinin biraz üzerinde, bizim ise aylık bazda yüzde 1,4 ve yıllık bazda yüzde 12,2 artış beklentimize paralel olarak yüzde 12,15 seviyesinde gerçekleşti. Üretici fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 8,84 artarak tek hanede kalmaya devam ederken, enerji, gıda, alkolsüz içecekler ile tütün ürünleri ve altının dışarıda bırakıldığı C göstergesi yıllık bazda yüzde 9,88 seviyesinde artış gösterdi.

Ocak enflasyonunun tipik yeni yıl fiyat ayarlamaları itibariyle aylık bazda zaten yüksek geldiğini biliyoruz. Bunun yanında, talep koşullarında iyileşmenin enflasyon tarafında da yansımasını göstermeye başlaması, geçen yıldan gelen baz etkisinin yıllık fiyat artış seviyesi üzerine etkisi ve gıda fiyatlarının aşağı yönlü sürpriz yapmaması gibi etkenler yüksek bir enflasyon gerçekleşmesinde ana belirleyiciler oldu. Benzer etkiler sonraki aylarda da görülebileceği için, nisan ve mayıs dönemine kadar enflasyonda dirençli bir seyir görebiliriz. Bu da enflasyonda ocak ayı gerçekleşmesinden daha yüksek seviyeleri görebiliriz demektir. İç talep koşullarındaki canlanmanın ekonomiye etkisi ve enflasyondaki yapışkanlık etkisi de enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü riskler teşkil etmektedir.

Gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 4,65 ile en yüksek artışı gösterirken, aylık bazda en çok düşüş yüzde 1,44 ile ev eşyasından gelmiş. Giyim ve ayakkabı sezon etkisiyle aylık bazda yüzde 6,65 gerilerken, ulaştırma yüzde 0,87 ve konut yüzde 1,2 artış göstermiş. Ocak ayında ilave zam yapılmayan alkollü içecekler ve tütün kaleminde ise bir önceki aya göre fiyatlar genel seviyesi fazla değişim göstermemiştir. Sepetteki ağırlıklarda da güncelleme yapılmıştır. Gıdanın ağırlığı yüzde 22,77’ye, giyimin ağırlığı yüzde 6,96’ya, ulaştırmanın ağırlığı yüzde 15,62’ye düşürülmüştür. Her yıl güncellenen mal sepetindeki ağırlık değişikliği en belirleyici kalemlerin ağırlığının düşürülmesi yönünde eleştiriler almaktadır. Enflasyon sepetindeki ağırlıklar genel geçer olmakla beraber, kişilerin tüketim alışkanlıkları ve tercihlerine veya gelir seviyelerine göre hissedilen enflasyon değişim gösterebilmektedir. Dolayısıyla, gelir gruplarında altlara gidildikçe temel tüketimin ağırlığının artması, yukarılara gidildikçe de özel tüketimin ağırlığının artması çerçevesinde öncelikler değiştiği için bu gibi sapmalar olabilmektedir. Zaten enflasyon rakamlarına yapılan eleştiri de, toplumun büyük bir kesiminin hissettiği enflasyonun bu faktörler çerçevesinde daha yüksek olmasından ileri gelmektedir.

Yılın ilk yarısından sonra ise, enflasyon görünümü biraz daha iyileşebilir. Tek haneli enflasyon beklentisi açısından yukarı yönlü risk devam etmektedir. Merkez Bankası yönlendirmesinin ise tek haneli enflasyon beklentisini devam ettirmesi, gevşeme eğilimindeki para politikası patikasının devam ettirileceğine işaret ediyor. Ancak ocak ayına benzer yüksek enflasyon gerçekleşmeleri, enflasyon beklentileri üzerinde yukarı yönlü sapma riskini de artırdığından dolayı, sonraki aylar daha kısıtlı bir hareket alanına işaret edebilir. İnce ayar döneminde, enflasyon görünümünü dikkate alacak olan Merkez Bankası, bu nedenle enflasyon üzerindeki riskleri de izlemek durumundadır. Enflasyonda çok bilinmeyenli denklem devam etmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.