Enflasyon aralık ayında bir yıl öncesinin aynı dönemine göre yüzde 20,3 artış kaydetti ve böylece yıllık enflasyon kasım ayındaki yüzde 21,6 seviyesinden düşüşüne devam etmiş oldu. Piyasanın beklentilerine aşağı yukarı paralel olarak gerçekleşen enflasyon aylık bazda ise yüzde 0,4 düşüş kaydetti. Enflasyonda yüksek borçlanma maliyetlerinin ekonomide, özellikle kur değişkeni üzerindeki etkisini belirgin hale getirmesi hükümetin belli sektörlerdeki vergi indirimlerinin fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü etkisi itibariyle yavaşlama sürmektedir.

Gıda enflasyonu, Merkez Bankasının yılsonu tahmini olan yüzde 29,5 seviyesinin altında, yüzde 25,1 olarak gerçekleşti ve yıllık bazda da geçen aya göre gerileme sağladı. Ancak aylık bazdaki fiyat değişimlerine baktığımızda enflasyona en çok yukarı yönlü etkinin gıda ve alkolsüz içecekler kalemindeki yüzde 1,08’lik artıştan geldiğini görüyoruz. Gıda enflasyonu içerisinde, işlenmemiş gıda fiyatlarının yüzde 2,18, taze meyve ve sebze fiyatlarının ise yüzde 4,45 arttığı görülmektedir. Bu bakımdan, gıda fiyatlarındaki aralık ayı değişiminin istenen seviyede olmadığı görülmektedir. TÜFE’de aylık olarak en yüksek artış gösteren seçilmiş maddeler listesinde, en çok fiyatı artan maddelerin ilk 6’sı taze sebze ve meyve grubuna giriyor (patlıcan yüzde 36,8, salatalık yüzde 33, kabak yüzde 29,4, sivri biber yüzde 26,7, yeşil soğan yüzde 20,9, kuru soğan yüzde 16,4).

Yıllık enerji enflasyonu ise yüzde 25,4’ten yüzde 20,8’e geriledi. Petrol fiyatlarında 2018’in son aylarında yaşanan düşüşün etkisi enerji maliyetleri tarafına yansıdı ve düşen enerji maliyetlerine kurdaki düşüşün de eklenmesiyle tüketici tarafına yansıyan fiyat indirimleri geldi.

Çekirdek enflasyonun aralık ayında yüzde 19,53 seviyesine gerilemiş olması ise pozitif… Enflasyona kurdan gelen yukarı yönlü etkinin hafiflediğini ve kurlarda sağlanan stabilizasyonun belli miktarda enflasyon görünümünü aşağıya getirdiğini gösteriyor. Üretici enflasyonunun da aylık bazda yüzde 2,22 düşerek yıllıkta yüzde 33,6’ya gerilemesi olumlu… Üreticiler tarafına TRY’deki değer kaybından dolayı yüklenen maliyet artışlarının etkisi bir miktar daha hafiflemiş oldu. ÜFE ile TÜFE arasındaki fark da 13,3 puan civarlarına gerilemiştir.

Enflasyondaki yılsonu gerçekleşmesi YEP hedefi yüzde 20,8 ve Merkez Bankası tahmini yüzde 23,5’in altında oldu. Ocak ayındaki PPK toplantısında ve yakın dönemdeki PPK toplantılarında faiz indirimi konusunun değerlendirilmesi için erken olduğunu düşünüyoruz. TÜFE’deki yukarı yönlü riskler, birikimli maliyet unsurları hesaba katıldığında ve geçici fiyat indirimleri faktörleri indirgendiğinde devam etmektedir. Bu nedenle Sayın Çetinkaya’nın “sıkı para politikası” yönlendirmesini devam ettirmesini bekleriz. Merkez Bankası faiz politikasında normalleşmenin, ancak yılın ikinci yarısında TÜFE’de kademeli ve kalıcı şekilde geri çekilme süreci başladığında, enflasyona uyumlu bir şekilde aşamalı olarak gerçekleştirilmesini bekleriz. 2019’un ikinci yarısında enflasyonda düşüş süreci belirginleştiği takdirde, Merkez Bankası kademeli olarak faizleri indirmeye başlayabilir.

Ticaret açığı yüzde 71,1 düştü

Ticaret Bakanlığının açıkladığı aralık ayı geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,4 artarak 13,90 milyar USD’ye yükselirken, ithalat ise yüzde 28,2 azalarak 16,58 milyar USD’ye geriledi. 2018 yılının genelinde ise ihracatımız yüzde 7,1 artarak 168,1 milyar USD olarak gerçekleşti, bu miktar Cumhuriyet tarihinin en yüksek yıllık bazda ihracatı oldu. Yılın genelinde ithalatımız ise yüzde 4,6 oranında azaldı ve 223,1 milyar USD olarak gerçekleşti.

Aralık ayında dış ticaret açığı geçen yıla göre yüzde 71,1 azalarak 2,68 milyar USD olarak gerçekleşirken, yılın genelinde dış ticaret açığı yüzde 28,4 azalma ile 54,99 milyar USD oldu. Yılın genelinde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 75,3 olurken, 2018 yılında en çok ihracat yapılan ülkeler Almanya, İngiltere ve İtalya oldu.

İthalatta da daralmanın benzer şekilde son aylarda olduğu gibi devam ettiğini gözlemliyoruz. Bu noktada, ithalattaki azalmanın yoğun oranda iç talepteki daralmadan kaynaklandığı ve petrol fiyatındaki düşüşün de bir miktar etkisi olduğundan bahsedilebilir. Yani ithalattaki daralma, aslında ekonomik faaliyetteki yavaşlamanın bir sonucu… Ekonominin yavaşladığı bir ortamda da dış açık azalıyor ve cari fazla veriyoruz. Dış ticaret açığındaki azalma ödemeler dengesini de etkiliyor, bu bakımdan ödemeler dengesindeki fazla görüntüsünün devam etmesini bekleriz. Bu trend 2019’un ilk çeyreği için de devam edebilir. 2018 yılına dair yıllık cari açık ise 28 milyar USD seviyelerinde gerçekleşebilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.