banner89


18. yüzyılın son çeyreğinde buhar makinesinin icadı ile başlayan makineleşme süreci, o dönem için endüstri devriminin başlangıcı kabul edilir. Bu durum Endüstri 1.0 olarak tanımlanmaktadır. 20. yüzyılın başlarında yaşanan en büyük endüstriyel değişim, tartışmasız Henry Ford’un geliştirdiği üretim modeli olan “Fordism”dir. Kitle üretimi (Mass Production) ile birlikte bant sistemine geçilerek seri üretim gerçekleştirilmiş ve standart tek tip üretilen bu malların pazarda alternatifsiz satışı söz konusu olmuştur. Kitlesel üretim kitlesel tüketim ile karşılaşmıştır. Üretim modelinde yaşanan bu endüstriyel devrim makro ekonomik anlamda Keynesyen ekonomik politikaları ile desteklenince, dünya piyasalarında emek, sermaye ve devlet adına altın yıllar (Golden Years) yaşanmıştır. Atölyelerden başlayan bu sesli devrim, küçük atölyelerin fabrikalaşmasına ve daha sonrada büyük işletmelere dönüşmesine neden olmuştur. Endüstri 2.0 bu süreci tanımlamakla birlikte Endüstri 3.0 ise özellikle 70’li yılların ikinci yarısından itibaren başlayan elektronik otomasyon alanında geliştirilen yeni teknolojilerin endüstriyel dönüşümde kullanılmaya başlanması olarak gösterilmektedir. 


Kanımca Endüstri 3.0 ile bugün tartışılan Endüstri 4.0 arasında bu konuya kafa yoran yazarların ihmal ettiği en büyük değişim ya da dönüşüm, yine üretim hattında yaşanmış ve Japonların ünlü üretim modeli “Lean Production”  Fordist üretim modelini derinden sarsan ya da terk edilmeye zorlayan büyük bir üretim devrimi olarak karşımıza çıkmıştır. Dolayısıyla, 1980’lerin ikinci yarısından itibaren günümüze kadar devam eden Japonların Yalın Üretim modelini yok sayarak ya da görmezden gelerek olayı sadece elektronik otomasyon ile açıklamak ve 2010’lara kadar taşıyarak 90’lı yıllardaki Japon mucizesini ihmal etmek suretiyle, direkt olarak dijital devrim ya da dönüşüme bağlamak doğru bir tespit olmayacaktır. Bu durum ancak Endüstri 4.0’ı ortaya atan Almanların; Japon üreticilerin özellikle Toyota’nın tıpkı endüstri devriminin ikinci evresinde Ford firmasının yaptığı gibi yarattığı büyük değişimi ve hatta üretim yönetimi, insan kaynakları ve maliyet yönetimi alanında getirdikleri devrimci yöntem ve buluşları görmek ve hesaba katmak istemedikleri anlamına gelir ki sonuçları itibariyle konuyu politik bir yerlere taşır ve endüstri 4.0 kavramının endüstriyel gelişim aşamalarını şimdiden tartışmaya açar.   


Endüstrileşmenin ilk yıllarını makineden diğer makineye bağlantı ya da iletişimin sağlanması olarak ve sonrasında elektronik otomasyonla mekanik işlerin elektronik, elektrik ve enerji ile bütünleşmesi ile devam eden endüstriyel devrim süreci dijital tabanlı teknoloji devrimi özellikle ICT, bulut, IOT vasıtasıyla makine-insan-nesnelerin iletişimini ön plana çıkarmış ve tüm üretim öncesi, üretim anı ve sonrası süreçlerini tamamen değiştirmiştir.  Dijital dönüşüm çağına giriş olarak da tanımlayabileceğimiz bu yeni dijital teknoloji bazlı endüstriyel devrim, bir başka ifade ile Endüstri 4.0 kapsamında akıllı üretim, akıllı malzeme ve akıllı nesneler ve bunlar arasındaki dijital bağlantılar ön plana çıkmaktadır. Bu durum sonuç itibariyle günümüz şirketlerinin de akıllı işletmeler ve akıllı fabrikalar olarak farklılaşmasına neden olmaktadır. Bu bağlamda bir ülkenin söz konusu dijital çağa ve bu çağın öngördüğü endüstriyel değişime, ekonomik ve sosyal yeniden gelişime adaptasyonunun ve uyumun sağlanabilmesi için özel sektörün, iş kollarının, işletmelerinin ve kamusal alanın çok iyi bir ICT ve IOT Ekosistemine sahip olması gerekir. Özellikle yapay zekanın gelişimi, ileri düzeyde mühendislik uygulamaları, yeni geliştirilen akıllı üretim standartları, veri madenciliği, gerçek zamanlı doğru bilgilere ulaşma, depolama, bulut, siber güvenlik, akıllı nesneler, akıllı robotlar yeni dijital teknolojik dönemin parametreleridir.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.