Geçtiğimiz yıl sanayici açısından pek çok zorlukla geçti. Özellikle enerji fiyatlarına art arda yapılan zamlar, sanayicinin moralini bozdu. Sektörlere göre farklılık gösterse de firmaların maliyet kalemleri içinde enerjinin yüzde 15 ila yüzde 40 arasında bir paya sahip olduğu belirtiliyor.

2017 yılında elektrik üretiminin yüzde 37’sini doğal gazdan karşılayan Türkiye, 2017’de 53 milyar 484 milyon metreküp doğal gaz ithalatı gerçekleştirdi. Döviz ile yapılan bu alım dolardaki artış neticesinde tüketiciye zam olarak yansıdı. 1 Nisan, 1 Ağustos, 1 Eylül ve 1 Ekim tarihlerinde yapılan zamlarla sanayide kullanılan elektrik fiyatları yaklaşık yüzde 70’e varan oranda yükseldi. Kimi sanayi kuruluşları üretimini durdurdu, kimileri de vardiya sayılarında azalmaya gitti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 yılı için açıkladığı “200 milyar dolarlık ihracat hedefi”ne ulaşmak için tüm güçleriyle üretim yapmak zorunda olan sanayiciler, enerjide indirim beklentisi içinde. Yerli firmaların dünya ile rekabet edip ülkeye döviz kazandırması için zorlaşan koşullarda düzeltme gerekiyor.

Yüzde 30 indirim istiyorlar

Döviz kurlarında yaşanan artış gerekçe gösterilerek yapılan zamların, kendilerini üretim yapamaz hale getirdiğine dikkat çeken sanayiciler, bu sene elektrik ve doğal gaz fiyatlarında en az yüzde 30 indirim istiyor. Enerji fiyatlarının kendileri dışında oluştuğunu ve müdahale edemedikleri bir değişken olduğunu dile getiriyorlar. Zaten çok zor şartlarda üretimlerini sürdürmeye çalışan sanayiciler, enerji maliyetlerinin üretim süreçlerini iyice zora soktuğunu anlatıyor.

Çözüm temiz enerjide

Ülkemizde güneş, rüzgar, jeotermal enerji gibi yenilenebilir enerji kaynakları çok zengin olmasına ve ülkenin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayabilecek bir potansiyele sahip olmasına karşın, yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları ya hiç kullanılmıyor ya da potansiyelin çok altında değerlendiriliyor.

Türkiye'de tüketilen elektriğin yüzde 75'i ithal kaynaklardan elde ediliyor. Giderek büyüyen enerji ihtiyacının, yenilenebilir ve temiz enerji kaynakları ile çevreye zarar vermeden çözülmesi mümkün. Enerji sorununa kalıcı çözüm, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu güç içindeki payının artırılmasında yatıyor. 88 bin megavatlık kurulu güç içinde rüzgar, güneş, biyogaz ve jeotermal enerjinin payı yaklaşık 13 bin megavat iken, yüzde 15'e karşılık gelen bu payın, 2023 yılına kadar yüzde 30'a çıkarılması hedefleniyor.

Oysa Türkiye, yerli ve yabancı yatırımcılar için özellikle rüzgar ve güneş enerjisi alanlarında cazip yatırım fırsatları sunuyor. EY tarafından hazırlanan Yenilenebilir Enerji Ülke Çekiciliği Endeksi’nde 2010'da 27’nci sırada olan Türkiye, geçen yıl 17’nci sıraya yükseldi. Sıralamada daha da üst sıralara çıkmak hayal değil.

Enerji uzmanları, yenilenebilir enerjinin önümüzdeki dönemde işletmeye girecek kurulu güçler arasında diğer kaynaklara göre önde yer alacağını söylüyor. Raporlarda; 2019 sonunda kurulu gücün 2018'e göre termik kaynaklarda 100 megavat, hidrolik kaynaklarda bin 435,5 megavat ve yenilenebilir kaynaklarda bin 940,2 megavat artacağı öngörülüyor.

Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını ön planda tutan, sanayi başta olmak üzere ekonomi, tarım, çevre, eğitim, ulusal güvenlik, ulaşım politikaları ile uyumlu bir enerji politikası oluşturulması ihtiyacı her geçen gün kendini hissettiriyor. Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji konularında farkındalığı artıracak çalışmalar yapılması, sanayiciyi pahalı enerji kullanma zorunluluğundan kurtarabilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.