Yılın ilk yarısına ait ekonomik verilerin hemen hemen tamamı açıklandı.

Genel bir değerlendirme yapacak olursak, Bütçe hariç ekonomimizdeki tüm göstergeler ilk yarıyılı başarı ile tamamladı.

“İşsizlik oranı” ile başlamak istiyorum. Biliyorsunuz Mayıs ayı verisi açıklandı. İşsizlik yüzde 8,2 ile 2001 yılından bu yana en düşük seviyeye geriledi. İşsizliğin ekonomideki küçülmeye rağmen bu orana inmesi son derece olumlu. Bu oran bizleri memnun etti. Beklentimiz işsizlik oranının sürdürülebilir olmasıdır. “Kapasite” oranlarında Ağustos ayında 0,5 puan düşüş oldu. İlimiz genelindeki düşüş daha belirgin. Ramazan ayı ve fabrikalardaki duruşlardan kaynaklandığını düşünüyoruz.

“Sanayi üretim endeksi” Haziran ayında, 132,1 olarak açıklandı. Sanayi üretimi ikinci çeyrekte daha da büyüdü. İlk çeyrekteki büyüme yüzde 2,9 iken ikinci çeyrekte bu oran yüzde 3,6 oldu. Dolayısıyla, sanayi üretiminin ikinci çeyrekte büyümeye katkısı daha olumlu olacak. İkinci çeyrekteki büyümenin yüzde 3,5 ile 4,5 arası olacağını bekliyorum. Cari açık azalmaya devam ediyor. Yılın ilk altı ayında kaydedilen cari açık, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 oranında gerildi.  Bu olumlu gerilemenin en önemli nedeni, dış ticaret dengemizdeki olumlu iyileşmeden kaynaklanması. Yılın ilk yarısında ihracatımız yüzde 8 artarken, ithalatımız yüzde 11 oranında azaldı. İthalattaki azalış kadar, ihracattaki artışın da dış ticaret açığımızı azaltmadaki rolü büyük oldu. Üstelik ihracatta büyük paya sahip olan Avrupa pazarının daralmasına rağmen bu rakamları gerçekleştirdik. Bu reel sektörün ne kadar dinamik olduğunun bir kanıtıdır. Biz her zaman sürdürülebilir büyümenin ihracata dayalı olması gerektiğini vurguladık. İhracattaki artış memnuniyet verici olmakla birlikte hala yeterli değildir. İhracattaki artış oranının ithalattaki artıştan daha fazla olması amacımız olmalı. Hükümetimizin ithalatı azaltmaya yönelik geliştirdiği politikaları olumlu buluyoruz. Ancak bu politikaların sonuçları çok kısa sürede alınmayacaktır. Bu nedenle ihracatı artırıcı özel destekler olmalıdır.

AB bizim çok önemli bir ticaret ortağımız. Son yıllarda AB’ndeki ekonomik daralma neticesinde AB ile gerçekleşen ticaret hacmimiz de geriledi. Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracatın toplamdaki payı yüzde 55’lerden yüzde 37’lere düşmesini kaygı verici buluyoruz. Bu pazardaki daralma, buna ek olarak Suriye’de yaşanan siyasi belirsizlik uzarsa önümüzdeki günlerde ekonomimiz açısından sıkıntılar doğurabilir. 2011 yılı Ocak-Mayıs dönemi Suriye’ye olan ihracatımız 692 milyon dolar iken bu rakam aynı dönem için 265 milyon dolara, ithalatımız ise 212 milyon dolardan 37 milyon dolara gerileyerek, yılın ilk yarısında Suriye ile olan dış ticaretimiz durma noktasına geldi.

Yıllık enflasyonda küçük bir artış gerçekleşti. ÜFE’deki düşüş uzun vadede enflasyona yansıyacaktır. Bu kapsamda yılın son aylarında enflasyonun gerileyeceğini düşünüyorum. Biliyorsunuz bütçede Haziran ayında açık vermiştik. Haziran ayındaki açık, ilk 6 aya 6,7 milyar TL olarak yansımıştı. Geçen yıl aynı dönemde fazla vermiştik.

Dünya, ABD ve AB Merkez Bankası para genişleme politikasının sinyallerini bekliyor. Bu beklenti nedeniyle, emtia fiyatlarının düşme beklentisi olmasına rağmen, artışa geçti. Petrol fiyatları arttı. Dolar ve euro’da emisyon genişlemesini piyasalar şimdiden satın almış durumdalar.

Bizim merkez bankası yavaş davranıyor. Merkez Bankası bir an önce faizleri düşürerek, ekonominin tekrar yatırıma geçmesini sağlamalıdır. Tabii burada Hükümetimizin de Bütçe Açığını azaltması Merkez Bankasının elini kolaylaştıracaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.