Dünyanın güvenilir limanıyız

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan küresel durgunluğa rağmen ülkemizde uluslar arası doğrudan yatırımın artış gösterdiğini söyledi. Aynı alanda dünya genelinde düşüşler olduğuna işaret eden Çağlayan, “Krizdeki Avrupa’dan bu dönemde doğrudan yatırım almaya devam etmek Türkiye’nin güvenli bir liman olduğunun açık bir göstergesidir” dedi

Dünyanın güvenilir limanıyız

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan küresel durgunluğa rağmen ülkemizde uluslar arası doğrudan yatırımın artış gösterdiğini söyledi. Aynı alanda dünya genelinde düşüşler olduğuna işaret eden Çağlayan, “Krizdeki Avrupa’dan bu dönemde doğrudan yatırım almaya devam etmek Türkiye’nin güvenli bir liman olduğunun açık bir göstergesidir” dedi

24 Eylül 2012 Pazartesi 09:19
Dünyanın güvenilir limanıyız



    Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Dünya ekonomisindeki genel durgunluğun uluslararası doğrudan yatırımları etkilediğini ve son açıklanan veriler ışığında, 2011 yılının son çeyreğine göre 2012 yılının ilk çeyreğinde dünya genelinde yüzde 17, OECD ülkelerinde yüzde 18 ve G-20 ülkelerinde de yüzde 26 oranında uluslar arası doğrudan yatırımlarda azalma yaşandığını belirtti. Çağlayan, “Türkiye’de ise 2012 yılının ilk çeyreğinde uluslar arası doğrudan yatırımlar yüzde 2 oranında arttı” dedi. Bakan Çağlayan konuya dair değerlendirmesinde,  “Dünya ekonomisindeki genel durgunluk, 2012 yılında uluslar arası yatırımcıların yatırım kararlarını olumsuz yönde etkiledi. OECD verileri, 2012 yılının ilk çeyreğinde uluslararası doğrudan yatırımların düştüğünü gösteriyor. 2011 yılının ilk çeyreğinde toplam uluslar arası doğrudan yatırım tutarı 341 milyar dolar iken, 2011 yılının son çeyreğinde bu rakam 399 milyar dolar yükselmişti. Dünya ekonomisinde yaşanan genel durgunluk nedeniyle uluslar arası doğrudan yatırımlar dünya genelinde 2012’nin ilk çeyreğinde 330 milyar dolar düzeyine geriledi” şeklinde konuştu.  “2012 yılının ilk çeyreğinde, 2011 yılının son çeyreğine göre uluslararası doğrudan yatırım girişleri Avrupa Birliği’nde yüzde 3 artış gösterirken; dünya genelinde yüzde 17, OECD ülkelerinde yüzde 18 ve G-20 ülkelerinde de yüzde 26 oranında azalmıştır” diyen Çağlayan, “Aynı dönemde Türkiye’ye uluslar arası doğrudan yatırım girişi, yüksek oranlardaki genel küresel düşüş eğiliminden farklı olarak yüzde 2 oranında arttı. Uluslararası doğrudan yatırım girişleri bakımından 2011 yılının son çeyreğinde Türkiye’nin OECD içerisindeki payı yüzde 2 iken, 2012 yılının ilk çeyreğinde bu oran yüzde 2,5’e çıktı. Benzer şekilde, aynı dönemler itibariyle G-20 içerisindeki payı yüzde 1,6’dan yüzde 2,2’ye; dünya genelindeki payı ise yüzde 1,1’den yüzde 1,4’e yükseldi. Türkiye, küresel olumsuzluklara rağmen uluslar arası yatırımcılar için gözde ülkelerden biri olmaya devam etti” dedi.

SERMAYA GİRİŞİNİN
YÜZDE 77’Sİ AVRUPA’DAN

Ulusal verilere göre 2012 yılının ilk 7 ayında uluslar arası doğrudan yatırım girişinin 8,9 milyar dolar olduğunu ifade eden Çağlayan, “Temmuz ayında ise uluslar arası doğrudan yatırım girişleri, 630 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Her zamanki gibi yabancı yatırım girişlerinin büyük bölümü AB kaynaklı. Ocak-Temmuz döneminde 8.9 milyar dolar sermaye girişinin yüzde 77,4’ü bu ülkelerden geldi. İngiltere (1,96 milyar dolar), Avusturya (1,42 milyar dolar) ve Hollanda (800 milyon dolar) AB ülkeleri içinde ilk sıraları aldı” diye konuştu.

“TÜRKİYE GÜVENLİ BİR LİMAN”
Krizdeki Avrupa’dan bu dönemde doğrudan yatırım almaya devam etmenin Türkiye’nin güvenli bir liman olduğunun açık bir göstergesi olduğunu dile getiren Çağlayan, “Euro Bölgesindeki 17 ülkenin 11’i henüz kriz öncesindeki ekonomik büyüklüklerine dönebilmiş değil. Beş ülkenin 2014 yılında, 1 ülkenin 2015 yılında, 3 ülkenin 2017 yılında, 2 ülkenin 2020 civarında 2008 yılındaki büyüklüklerine dönmesini bekliyoruz. Avrupa’da durum bu iken, bize gelen yabancı yatırımların devam ediyor olması Türkiye ekonomisinin bir başarısıdır” dedi.

EN FAZLA YATIRIM İMALAT SEKTÖRÜNE
2012 yılı ilk 7 ayında en fazla uluslar arası doğrudan yatırım çeken sektörün 3,4 milyar dolar ile imalat sanayi olduğunu söyleyen Çağlayan, “İmalat sanayinde 2 milyar dolar ile gıda ve içecek imalatı ilk sırada, plastik ürünler imalatı 410 milyon dolar ile ikinci sırada yer aldı. Hizmetler sektörü altında ise inşaat sektörü 1,3 milyar dolar ve bankacılık-finans sektörü 772 milyon dolar tutarındaki sermaye girişleri ile ön plana çıkıyor” açıklamasında bulundu.

7 AYDA 884 ŞİRKET
“2012 yılı Ocak-Temmuz döneminde, 793 adedi yeni uluslararası sermayeli şirket kuruluşu ve 91 adedi yerli sermayeli şirkete uluslararası sermaye iştiraki olmak üzere toplam 884 adet şirketin faaliyete geçtiğine değinen Çağlayan şöyle devam etti: “Bu şirketlerin 347’si Yakın ve Orta Doğu ülkeleri ortaklı iken, 321’i AB ülkeleri ortaklıdır. 2012 yılı Temmuz sonu itibarıyla Türkiye’de toplam 30 bin 507 adet uluslararası sermayeli şirket faaliyet gösteriyor. Bu rakam, Türkiye’de 2002 yılına kadar kurulan toplam 5 bin 5 uluslararası sermayeli şirket sayısının 6 katından fazla. 30 bin 507 adet uluslararası sermayeli şirketin 15 bin 706’sı AB ülkeleri ortaklıdır ve payları yüzde 51. AB Ülkelerini yüzde 22’lik bir pay ve 6 bin 616 adet şirket ile Yakın ve Orta Doğu ülkeleri takip ediyor.

YÜZDE 57’Sİ İSTANBUL MERKEZLİ
2012 Temmuz sonu itibarıyla Türkiye’de faaliyet göstermekte olan uluslar arası sermayeli şirketlerin yüzde 57’si İstanbul merkezlidir. Antalya yüzde 12 ile ikinci sırada yer alırken Ankara yüzde 7 ile üçüncü sırada. İzmir (Bin 743), Muğla (Bin 432), Bursa (576) ve Mersin (537) uluslararası sermayeli şirket sayıları açısından diğer önemli merkezler oldular.

“ARTIŞ BEKLİYORUZ”
Son aylardaki yavaşlamaya rağmen, sonbahardan itibaren uluslararası doğrudan yatırım girişlerinde canlanma bekliyoruz. Yeni teşvik sistemi ile doğrudan yatırım girişlerinde asıl sıçrama önümüzdeki dönemde, teşvik sisteminin yurtdışı tanıtımları devam ettikçe görülecektir.”


Son Güncelleme: 24.09.2012 09:23
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.