banner110

Babacan: Türkiye'den sermaye çıkışı yok

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Türkiye'den sermaye çıkışı olarak adlandırabileceğimiz bir gelişme çok şükür yok" dedi

Babacan: Türkiye'den sermaye çıkışı yok

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Türkiye'den sermaye çıkışı olarak adlandırabileceğimiz bir gelişme çok şükür yok" dedi

26 Ocak 2014 Pazar 13:28
Babacan: Türkiye'den sermaye çıkışı yok



   Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, piyasalardaki hareketlenmenin geçici olduğunu belirterek, "Türkiye'den sermaye çıkışı olarak adlandırabileceğimiz bir gelişme çok şükür yok" dedi


  İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu yıllık toplantısına katılan Babacan, temaslarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Babacan, Türkiye'nin son 11 yıldaki ekonomik performansı, siyasi reformları, ilerleyen demokrasisi, güçlenen ekonomisiyle dünyanın ilgi odağı haline geldiğini vurguladı.

  Türkiye'nin 11 yılda milli gelirinin 3 kattan fazla arttığına dikkati çeken Babacan, şöyle konuştu:

  "Türkiye'nin dışa açıklığının en önemli göstergelerinden biri olan ihracatımız bu süre içerisinde 4 kattan fazla arttı. Türkiye'de gelir dağılımı düzeliyor, yoksulluk göstergeleri doğru yönde hareket ediyor. Son 4 yılda Türkiye'de tam 6 milyon yeni istihdam oluştu. Aynı 4 yılda biz Avrupa'nın kaybettiği istihdamdan daha fazlasını sadece Türkiye olarak oluşturduk. Dolayısıyla böylesine başarılı olarak anılan, böylesine hızlı gelişen bir Türkiye'de son 5-6 haftadır yaşadıklarımız yine herkesin çok ilgisini çekiyor, çok ciddi bir merak söz konusu, anlamaya çalışıyorlar. Fakat olanlar bir başka ülkede olan ya da Türkiye'nin kendi tarihinde olan hiçbir olaya benzemiyor. Çok farklı bir gelişme. Haliyle anlamakta güçlük çekebiliyorlar."

  Türkiye'de "17 Aralık süreci" olarak adlandırılan olayları sadece uluslararası basından takip eden yabancı yatırımcıların, gerçekte ne olup bittiği konusunda kafalarında soru işaretleri bulunduğunu ifade eden Babacan, Türkiye'ye gelip giden, yatırım yapan iş çevrelerinin ise bu süreci doğru okuyabildiğini kaydetti.

  Babacan, söz konusu grupta yer alan yatırımcıların, "Türkiye'ye zaten uzun vade için geldik, kısa vadeli bu hareketler hep olur, inişler çıkışlar yaşanır, fakat ben bugün yatırım yaparsam 5 sene sonra, 10 sene sonra kesinlikle Türkiye'deki yatırımların güvencededir ve makul getiriler gelecektir" diye konuştuğunu bildirdi.

  Merkez Bankası'nın uyguladığı para politikası ve faiz koridoruyla kısa vadeli sermaye açısından Türkiye'nin cazibesini önemli ölçüde azalttığını hatırlatan Babacan, "Dolayısıyla Türkiye'de kısa vadeli sermaye bu olaylardan önce fazla yoktu. İçerideki sermaye de uzun vadeye baktığı için çok şükür biz endişe edecek bir şey görmüyoruz" şeklinde konuştu.

  Babacan, "Türkiye'de varlıklar yeniden fiyatlandırılıyor, yani hisse senedi fiyatları yeniden fiyatlandırılıyor, Türkiye'nin para birimi lira tekrar fiyatlandırılıyor, bonolar tahviller yeniden fiyatlandırılıyor, faiz hadleri yeni bir denge arayışı içerisinde. Ama sermaye çıkışı diye adlandırabileceğimiz bir gelişme çok şükür yok" dedi.

"Piyasalar üzerindeki bir numaralı etkili faktör hala FED'in politikaları"

  Başbakan Yardımcısı Babacan, piyasalardaki son hareketlerin en önemli nedeninin Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) aşırı genişlemeci para politikasını bir miktar normalleştirme çabası olduğunu anlattı.

 Perşembe ve cuma günkü piyasa hareketlerinde asıl belirleyicinin dış konjonktür olduğuna işaret eden Babacan, şunları kaydetti:

 "Perşembe ve cuma günü içeride ekstra bir şey yaşamadık, yeni bir operasyon olmadı. Ama Rusya, Brezilya, Hindistan, Arjantin'e bakın. Arjantin Pezosu bir günde yüzde 15 değer kaybetti. Dışarıda olup bitenlerin bizim piyasalar üzerindeki etkisini gördük. Hatta mayıstan bugüne kadarki sürece bakarsak piyasalar üzerindeki bir numaralı etkili faktör hala ABD Merkez Bankası'nın politikaları. Ama bunun üzerine bizim kendi iç siyasi gelişmelerimiz de kuşkusuz bir miktar daha etki yapıyor"

  Son dönemdeki döviz talebinin büyük ölçüde döviz borcu olan ya da ithalat yapan şirketlerin satın alma takvimini öne almasından kaynaklandığını ifade eden Babacan, "Ama kur bu noktadayken hala böyle yapmak isterler mi istemezler mi onu da önümüzdeki haftalarda göreceğiz. Ama yine de biz bu durumun, bütün bu hareketlenmenin geçici olduğunu düşünüyoruz" dedi.

 Başbakan Yardımcısı Babacan, "Türkiye'nin uzun vadeli ekonomik geleceği, uzun vadeli siyasi geleceği çok çok olumludur. Türkiye'ye güvenen mutlaka şimdiye kadar kazanmıştır, bundan sonra da kazanmaya devam edecektir" mesajını verdi.

  Ekim ayında açıklanan Orta Vadeli Program'da revizyon ihtimalini değerlendiren Babacan, şöyle devam etti:

  "Bugün itibariyle henüz çok erken. Çünkü piyasa göstergelerinin nerelerde denge bulacağını bir miktar daha izlememiz gerekecek. O denge bulma arayışı belli bir noktaya ulaşınca belki o gün döner bakarız, kurdaki hareketlenme ne kadardır, bu ne kadar kalıcıdır, bunun enflasyona geçişkenliği ne kadardır. Güven göstergeleri önemli. Bu göstergeler nereden nereye hareket etmiştir. Bu iç tüketime, yatırım planlarına ne kadar yansımıştır. Bunların hepsinin o gün tekrar değerlendirmesini yapıp gerekiyorsa bütün hedefler, tahminler gözden geçirilebilir."

 Babacan, "Henüz yılın başındayız. Siyasi ve ekonomik alanda bu kadar hızlı gelişmelerin olduğu bir dönemde sıhhatli tahmin yapmak güç olabilir. Bugün ne açıklasak bir hafta sonra durum farklılaşabilir. Onun için biz biraz daha bekleyeceğiz. Piyasalarda bir dengenin oluşmasını, biraz daha öngörülebilirlik oluşmasını bekleyeceğiz. Sonra gerekiyorsa tahmin çalışmalarımızı revize edeceğiz. Bugün itibariyle öyle bir şey (gündemimizde) yok" dedi.

Son Güncelleme: 31.01.2014 17:29
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.