Ar-Ge ve tasarım faaliyetleriyle ilgili olarak Türkiye’de faaliyette bulunan kişi ve kurumların yararlanabileceği TÜBİTAK, KOSGEB, San-Tez, AB fonları, Ekonomi Bakanlığından yatırım teşvik belgesi edinimi ve diğer idarelerce verilmekte olan çeşitli teşvik ve destekler bulunmakla birlikte; esas olarak teknoparklar içinde gerçekleştirilen Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetleri için 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ve ilgili mevzuat, teknopark dışındaki Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetleri için ise 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuatı uygulanmakta olan temel düzenlemelerdir. Bu mevzuatlar yaşayan bir düzenlemeler bütünü olup, özellikle son yıllarda bu faaliyetleri yürütenler lehine önemli düzenlemelere gidilmiştir.

Ar-Ge ve tasarım faaliyetleri arasındaki fark

Temel olarak Ar-Ge faaliyeti tasarım faaliyetini kapsamakla birlikte, mevzuatta yapılan değişikliklerle tasarım faaliyeti ayrıca tanımlanmıştır ve tasarım merkezleri de kurulabilir hale gelmiştir. Ar-Ge faaliyeti yenilik getiren, yaratıcı faaliyetler olarak tanımlanırken; tasarım faaliyeti, sanayi alanında ve sanayi dışı belirli alanlarda katma değer ve rekabet avantajı yaratma potansiyelini haiz, ürün veya ürünlerin fonksiyonelliğini artırma, geliştirme, iyileştirme ve farklılaştırmaya yönelik yenilikçi faaliyetlerin tümü şeklinde tanımlanmaktadır.

Ar-Ge, tasarım merkezleri ile teknopark şirketleri için farklı düzenlemeler

Gerek 5746 sayılı Ar-Ge Kanunu gerekse 4691 sayılı Teknopark Kanunu Ar-Ge, tasarım, yazılım ve yenilik faaliyetlerine yönelik çeşitli teşvik ve destekler tanımaktadır. 5746 sayılı Kanun; kurumlar vergisi, Ar-Ge ve tasarım indirimi, Ar-Ge veya tasarım personeli için gelir vergisi stopaj teşviki ve sosyal güvenlik primi işveren hissesi desteği, damga vergisi ve gümrük vergisi istisnası tanırken; 4691 sayılı Teknopark Kanunu ise sadece bu bölgede gerçekleştirilecek Ar-Ge, tasarım ve yazılım faaliyetlerinden elde edilecek kazançlara uygulanmak üzere kurumlar vergisi kazanç istisnası, Ar-Ge veya tasarım personeli için gelir vergisi istisnası, sosyal güvenlik primi işveren hissesi desteği, gümrük vergisi ve sınırlı olarak uygulanan damga vergisi istisnası tanımaktadır.

Kurumlar vergisi desteği uygulaması

Kurumlar vergisi açısından her iki düzenleme arasındaki temel fark, sistemin teknopark şirketleri açısından kazanç istisnası, Ar-Ge, tasarım merkezleri ile işletme bünyesinde Ar-Ge projeleri yürüten şirketler açısından ise harcama teşviki üzerine inşa edilmiş olmasıdır. Diğer yandan, her iki kanunda ortak olan temel husus ise; destek ve teşviklerden yararlanılabilmesi için Ar-Ge, tasarım veya yazılım faaliyet ve projelerinin mutlaka Türkiye’de gerçekleştirilmesi gereğidir.

Teknopark şirketleri açısından kazanç teşvikinde önemli noktalar

Öyle ki, teknopark mevzuatına göre söz konusu faaliyetler Türkiye’de gerçekleştirilmekle birlikte, kanun kapsamında desteklerden yararlanılabilmesi için mutlaka bölge içinde faaliyet gösterilmesi ve bölge içinde elde edilecek kazancının da ancak Ar-Ge, tasarım veya yazılım faaliyeti ile ilgili olması gerekmektedir. Ancak bir teknopark şirketinin ya da teknoparkta şubeye sahip olmak suretiyle faaliyet gösteren şirketin, teknopark dışında gerçekleştirdiği Ar-Ge, tasarım veya yazılım faaliyetlerinden elde edilecek kazancının tamamının kurumlar vergisine tabi olacağını da belirtmekte fayda bulunmaktadır.

Ar-Ge muhasebesinde önemli hususlar

Gerek 5746 sayılı Kanun gerekse 4691 sayılı Kanuna tabi olarak faaliyet gösteren kişi ve kurumlar Ar-Ge, tasarım ve yazılım faaliyetleri ile ilgili işlemlerini her bir proje bazında ve diğer faaliyetlerinden ayrı olarak izlemeli ve ayrı şekilde muhasebeleştirmelidir.

Her iki kanun ve ilgili mevzuatı kapsamında gerçekleştirilen harcamalar, bu projelerin başarısız olarak sonuçlanmaları ya da tamamlanmalarına imkân kalmaması halleri hariç, doğrudan gider yazılmamalı, proje maliyetleri projelerin başarılı ya da başarısız olarak sonuçlandığı tarihe kadar aktifleştirilmek suretiyle muhasebeleştirilmelidir. Ar-Ge sürecinin, belirli bir süre boyunca devam etmesi beklenen ve başlangıç zamanı itibariyle gelecekte kesin olarak başarılı olup olmayacağı bilinemeyen bir süreç olduğu dikkate alındığında, bu faaliyetler neticesinde gerçekleştirilen harcamaların, yukarıda yer verilen mevzuat ve vergi uygulamaları açısından, aktifleştirilmesinin daha doğru olduğu değerlendirilmektedir.  

Gider yazma ve aktifleştirmede usul

Bu kapsamda Ar-Ge harcamaları aktifleştirilmeli ve projenin başarılı olarak sonuçlanması halinde ortaya çıkacak olan gayrimaddi hakkın maliyet bedeli amortisman yoluyla itfa edilmeli; projenin başarısız olması halinde ise aktif hesapta izlenen proje maliyeti projenin başarısız olduğu dönemde tek seferde gider yazılmalıdır.

Ar-Ge dışı işlemlerin ayrı takibi gerekir

Diğer yandan, her iki mevzuat kapsamında Ar-Ge, tasarım, yenilik ve yazılım faaliyeti dışında gerçekleştirilen diğer işlemler nedeniyle oluşan maliyet, hasılat ve kazançlar ise Ar-Ge faaliyetlerinden ayrı olarak izlenmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner78