Dijital dönüşüm veya dijitalleşme akıllı makinelerin bize sağladığı büyük veriyi daha iyi hizmet veya ürüne dönüştürme sürecidir. Şu an insanlığa inanılmaz gelen bu gelişmeler çok yakında gerçek olacak ve yapay zekâ ve robot teknolojileri mevcut hayatımızı ve alışkanlıklarımızı mahvedecektir. Bizleri yani insanları gerçeklik sonrası (post reality) bir dünyaya taşıyacağı kesindir. Bir an için yapay zekânın savunma sanayinde çok yaygınlaştığını hayal edin. İnsan kontrolünden çıkan robotların ya da yapay zekâ silahların hangi hedefi vuracağını kontrol edemeyiz. Diğer taraftan, kriminal bilgisayar korsanlarının yapay zekâyı saldırgan amaçları için kullandıkları görülmektedir. Bu bağlamda, siber güvenlik yeni bir bilim alanı olarak karşımıza çıkıyor.

Makine öğrenmesi beraberinde derin öğrenme kavramını ortaya çıkartıyor, derin öğrenme ile birlikte hepsi yapay zekâ şemsiyesi altında bütünleşiyor. Makine öğrenmesinin özü VERİDEN ÜRETİLEN YAZILIMDIR. Verileri sınıflamak ve arasına gerekli çizgileri çekmek ve nihayet doğru analiz yaparak sonuca gitmek burada önem arz etmektedir. Bilgisayarların geleceği son nokta bilgisayarın insan beyni ve zekâsı gibi çalışmasıdır. Bu durum ise bizi YAPAY ZEKÂ devrimine götürmektedir. Veri toplayan ve derin öğrenen şirketler, öğrenmiş makineden ayrıca veri türlerini ve çeşitliliğini sağlayan şirketler kapitalist sistem içinde tüketici davranışlarını ve satın alma alışkanlıklarını yönlendirebiliyor ve hatta kontrol edebiliyorlar. Özellikle sosyal medya mecraları bu amaca çok hizmet ediyor.

Örneğin; Türkiye’de 51 milyon kişi aktif sosyal medya kullanıyor, 59 milyon kişi mobil telefon ya da akıllı telefon kullanıyor ve günde 7 saat internette ve 3 saat sosyal medyada zaman harcanıyor. Tüm bu istatistikler şirketlerin kullanacağı veri kaynağının nereden geldiğini göstermek adına anlamlıdır.

Dijital dönüşüm çağının sanayideki karşılığı Endüstri 4.0’dır. Basit bir anlatımla Endüstri 4.0’ın özü enformasyon teknolojileri ile operasyonel teknolojilerin birbirine bağlanmasıdır. Yani siber-fiziksel üretim sistemleri ve nesnelerin internetinin bir nevi evliliğidir. Bağlantısallık ve operasyonel mükemmellik Endüstri 4.0’ın ruh ve felsefesidir. Endüstriyel bir işletmenin 4.0’ı uygulayan veya bu felsefe ile çalışan bir fabrika olması için makineler, cihazlar, algılayıcılar ve insanların birbiriyle bağlantılı ve iletişim içinde olması gerekiyor. Hatta makinelerin birbiriyle konuşması gerekiyor. Diğer taraftan, nesnelerin interneti (IOT), akıllı çözümler veya endüstriyel internet kavramları da Endüstri 4.0’ı açıklamada yardımcı olmaktadır. Ancak tarihsel süreç içinde özetlersek:

1.Sanayi Devrimi: Mekanik üretimin buhar ve su gücü ile gerçekleşmesidir.

2.Sanayi Devrimi: Elektrik enerjisi ile bant kitle üretimine ve tüketimine geçmesidir.

3.Sanayi Devrimi: Bilgi işlem teknolojileri ve elektroniğin (otomasyon teknolojilerinin) makineleşmede kullanılmasıdır.

4.Sanayi Devrimi: Dijital teknolojinin, akıllı makinelerin (yapay zekâ, diğer yazılım programları, uygulamalar vs), robotik üretim ve nesnelerin internetidir.

Endüstri 4.0 bizi ayrıca;

  • Dijital ekonomiye
  • Yeşil ekonomiye (ekolojiye saygılı sürdürülebilir büyüme)
  • Biyoekonomi (yenilenebilir kaynaklar)

Alternatif yenilenebilir enerji alanlarına odaklanmamızı sağlıyor.

Endüstri 4.0’a geçen ülkelerin mesafe alacağı alanlar:

1. Çevre dostu yenilenebilir enerji

2. Yoksullukla ve eşitsizlikle mücadele

3. Akıllı şirketler ve binalar

4. Elektrikli araçlar, sürücüsüz otomobiller

5. Bilişim teknolojileri ve siber güvenlik

6. Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşması

7.aBüyük veri

8. Finansal teknolojilerin (Fintech) yükselişi

9. Dijital teknolojik, hızlı ve verimli üretim

10. Yüksek nitelikli eğitim ve yüksek nitelikli insan kaynağı istihdamı

Son olarak, dijital kapitalizm ve dijital dönüşüm çağı dijital teknoloji devrimini, inovasyonu, girişimciliği,  büyük veriyi, bulut iletişimi, öğrenen makineyi, derin öğrenmeyi, yapay zekâyı, robotları, nesnelerin internetini, siber güvenliği, dijital ve ICT tabanlı yeni mesleki formasyonları, dijital emeği, dijital sermayeyi, dijital devleti ve daha birçok dijital kavramı temsil etmektedir. Mevlana Celaleddin  Rumi’nin dediği gibi DÜNLE BERABER GİTTİ CANCAĞIZIM, NE KADAR SÖZ VARSA DÜNE AİT, ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM. Eski paradigmaları, eski teknolojileri, eski eğitim sistemlerini ve ekonomik modelleri terk ederek dijital dönüşüm tabanlı yeni bir büyüme ve kalkınma politikasına vakit kaybetmeden geçmemiz gerekmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner78