Rekabetin ve üretimde verimliliğin zorunlu kıldığı teknoloji, daha kesin ifadeyle Endüstri 4.0, Türkiye’de firmaların yakınlaşmak zorunda olduğu bir alan. Üretimde dijitalleşme sağlayacak Endüstri 4.0, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de KOBİ’leri ve büyük işletmeleri içine çekmeye başladı. Ancak küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, dijital dönüşüme çok da hızlı ayak uyduramıyor. Geleneksel ya da daha az yoğunlukta teknoloji içeren üretim yöntemlerine büyük yatırım yapmış olan bu firmalar, öncelikle bu yatırımlarının sonuçlarını almaya odaklanıyor. Dijitalleşme için yeterli bilgi birikimi ve insan kaynağına sahip olmayan KOBİ’ler Endüstri 4.0’a mesafeli yaklaşabiliyor.

Sanayide dijital dönüşümün KOBİ’ler açısından kazan-kazan ile sonuçlanabilmesi için önlemler alınabilir. Kamu kuruluşları sadece destek programlarını hayata geçirerek değil, dijitalleşmeyi teşvik eden yasal düzenlemeler yapabilir. Dijitalleşme alanındaki değişik yazılım ve donanımlar, üniversiteler aracılığıyla firmalara aktarılabilir. Akademi, dijitalleşmeye giden yolda çözümler üretebilir. Eğitim ve araştırma faaliyetleriyle, bu yenilikleri sanayiye uyarlayabilir.

TÜBİTAK’ın, Endüstri 4.0 yolculuğunun neresinde olduğumuzu ortaya koymak için yaklaşık üç yıl önce bin firmayla yaptığı araştırma, konunun paydaşlarına yol gösterici nitelikte. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de sanayinin dijital olgunluk seviyesi Endüstri 2.0 ile Endüstri 3.0 arasında yer alıyor. Firmaların yüzde 50’sinin gelecek 3-5 yıl içerisinde üretim hatlarına ilgili teknolojileri entegre etme stratejileri bulunuyor.

Dijital Anadolu

Konuyla ilgili değerli bir araştırma da TÜRKONFED ve SEDEFED iş birliğiyle gerçekleştirildi. Sektörel bazlı dijitalleşmenin fotoğrafını çeken “Dijital Anadolu 2” raporunda, Türkiye ekonomisinin öncü sektörleri olan otomotiv, tekstil ve tarım sektörlerinin dijitalleşme durumlarını incelendi.

Üç farklı ildeki çalıştay sonuçlarına ve 47 firma ile derinlemesine anket çıktılarına göre, 3.0 seviyesi ile Endüstri 4.0’a en yakın sektörün otomotiv olduğu görüldü. Yani otomotiv sektörünün katma değeri artırmak için inovasyona yöneldiği ve dijitalleşme yatırımları için harekete geçtiği tespit edildi. Tekstil ve hazır giyim, teknik altyapı, akıllı üretim ve insan, organizasyonda Endüstri 2.5 seviyesine yaklaşırken, seracılık ise akıllı üretim ve organizasyonda Endüstri 2.0’ın biraz üzerinde yer aldı. Finansman sorunu ise her sektör için dijital dönüşümün önüne büyük bir engel olarak çıktı.

Raporun da ortaya koyduğu gibi, Türkiye ihracatını sırtlayan sektörlerin başında gelen otomotivin, dijitalleşmede de öncü ve yenilikçi olması için büyük atılımlar yapması zorunlu.

Otomotiv endüstrisi, en son teknolojilerin üretime kolaylıkla entegre edildiği, dijitalleşme ve inovasyonla iç içe geçmiş sektörlerden biri. Bu nedenle dijitalleşmenin otomotiv endüstrisini kökten değiştirdiği herkes tarafından kabul edilen bir gerçek. Dünya genelinde yapılan araştırmalar, dijitalleşmenin otomotiv endüstrinin yaklaşık 4 trilyon dolarlık ekonomi kalemine 1,5 trilyon dolarlık yeni bir pay ekleyeceğini ortaya koyuyor.

Otomotiv sektörü firmaları, orta gelir tuzağından kurtulmak için mutlaka inovasyona ve ithalat bağımlılığını azaltmaya yönelik çalışmalar yapılması ve iş birliklerinin arttırılması gerektiğinin farkında. Dijitalleşmeyi bir fırsat olarak değerlendiren otomotiv sektörü, yüksek teknoloji ürünlere yönlenmenin yeni pazar getirileri yaratacağına ve ürün getirilerini arttıracağına inanıyor. Hiçbir şey yapmamanın riskinin yüksek olduğu, dijitalleşmenin zorunlu hale geldiği, aksi takdirde pazar payının kaybedileceği kanısı sektöre hakim. Dijitalleşmeyi hızlandırmak için OSB’lerde otomotiv geliştirme merkezleri kurulması, devletin destekleri yanında belli oranda sektörün de sürece katkıda bulunması gibi önlemlerle dijitalleşme süreci hızlanacaktır.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.