Dostlar;

Ülkelerin kalkınması, hem tarihsel hem de toplumsal olarak anlaşılması zor konulardan biri.

Bu alanda yazılmış etkin çalışmalardan biri şu kitap;

Ha-Joon Chang, Kalkınma Reçetelerinin Gerçek Yüzü, İletişim Yayınları, 1. Baskı, 2003, İstanbul.

Alt başlık; Merdiveni İtmek, Tarihsel Perspektif İçinde Kalkınma Stratejisi.

Yazar Güney Koreli bir kalkınma iktisatçısı. Çeşitli Birleşmiş Milletler kurumlarında danışmanlıklar yapmış ve kalkınma alanında çok önemli eserler vermiş biri.

Bugünün gelişmiş ülkelerinin “korumacılık ve teşviklerle, devletçi politikalarla” kalkındıklarını öne sürüyor. Daha sonra yeni gelişmekte olan ülkelere ise “liberal politikaları” önerdiklerini söylüyor.

Yazarın tezi, kalkınmış ülkelerin “…sadece tarife koruması değil, etkin sanayi, ticaret ve teknoloji politikaları uyguladıkları…” yönündedir. (Adı geçen eser, s,208)

Bugün dünyada bir çeşit “korumacılık” eğilimleri var. Hem dünyada hem de ülkemizde ekonomik sorunların ağırlaştığı dönemler yaşanmakta.

Tam da bu ortamlarda, özellikle bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde, yediden yetmişe, her meslekten insanın çok dikkatli okuması gereken bir yapıt var elimizde. İşte yukarıda sözü edilen kitap.

Politika üreticilerinin, sanayicinin, öğrencinin, öğretmenin hepimizin temel başvuru kaynaklarından biri.

Yazar kitabının 210’uncu sayfasında şunu söylemekte; “Bizim tarihsel çalışmamız sonucunda ortaya çıkan tablo nettir… Bugünün kalkınmış ülkeleri bebek sanayilerini teşvik etmeye yönelik olarak müdahaleci STT (sanayi, ticaret, teknoloji) politikaları uygulamışlardır.”

Kalkınmada kurumların rolü konusunda da tartışmalar mevcuttur. Daron Acemoğlu, Ulusların Düşüşü isimli kitabında bir tez öne sürer. Yazara göre kalkınmada kurumların kapsayıcı olması büyük önem arz eder.

H.J. Chang’a göre de “İyi yönetişim” paketi şeklinde bugün kalkınmakta olan ülkelere tavsiye edilen kurumların çoğu aslında bugünün kalkınmış ülkelerinde iktisadi kalkınmanın nedeni olmaktan çok sonucudur.”

“…Kalkınma için ne tür bir bürokrasi gerekir? (s,214-215)

Bazı “doğru” kurumlar oluşturulsa bile etkin bir biçimde işletilmezlerse beklenen sonucu vermeyebilirler.

Kalkınma Reçetelerinin Gerçek Yüzü isimli araştırma şu öğretici öneri ile bitiyor:

“Gerçek anlamda doğru politikalar ve kurumlar bir araya geldiğinde ortaya çıkabilecek potansiyel göz önüne alınarak kurumların geliştirilmesi teşvik edilmelidir.” (s,230)

“…Bugünün kalkınmakta olan ülkelerine daha hızlı kalkınmada hangi politika ve kurumların yardımcı olabileceğini yeniden düşünmenin zamanıdır; bundan kalkınmış ülkeler de yararlı çıkacaktır.” (s,231)

Dostlar;

Bugün dünyada bunalım çok, çalkantı, ”korumacılık”, ticaret savaşları da almış başını gidiyor…

Ülkemizde de ekonomik sorunlar, yeni kurumlar, yeni ekonomi programları gündemde.

Tam da bu koşullarda Chang gibi, Daron Acemoğlu gibi yazarları ve eserlerini okumalıyız, tartışmalıyız.

Elbette tarihsel olarak da bürokrasi üzerine, yönetim ve kurumsal gelişmeler üzerine yazan Weber gibi, Taylor ve Fayol gibi daha eski araştırmacılara da gidebiliriz ama son dönem bulguları da öğrenip tartışmaktan geri durmamalıyız.

Sevgiyle ve üretkenlikle kalın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.