Türkiye’de kasım ayında cari açık 3,85 milyar USD olan piyasa beklentisinin üzerinde, bizim beklentimizin altında 4,20 milyar USD olarak açıklandı. Cari açık aylık bazda geçen yılın aynı dönemine göre 1,95 milyar USD artarken, yıllıklandırılmış bazda cari açık da böylece 39,27 milyar USD olarak gerçekleşti. Ocak-Kasım 2017 dönemi cari açığı ise 43,75 milyar USD oldu.

Cari işlemler açığında, geçen yılın aynı dönemine göre olan artışta dış ticaret açığının bir önceki yılın aynı ayına göre 1,82 milyar USD artarak 4,67 milyar USD seviyesine yükselmesi ve birincil gelir dengesi açığının 555 milyon USD artarak 1,04 milyar USD seviyesine yükselmesi etkili olmuştur. Bu dönemde toplam mal ihracatı yıllık bazda yüzde 12 artışla 13,46 milyar USD’ye gelirken, ithalatın 19,75 milyar USD’ye gelerek yüzde 21’lik çok daha yüksek bir artış oranı yakaladığını gözlemlemekteyiz. 2017 yılının genelinde ithalatın ihracattan daha hızlı bir şekilde yükseldiğini gördük. Elbette yerel paradaki değer kaybının maliyet etkisi ve enerji fiyatlarının artması durumu Türkiye’yi ithalat tarafında sıkıntıya sokmaktadır. Dış ticaret açığı arttıkça, cari açık da artmaktadır. Söz konusu durum, çekirdek dış ticaret dengesinde de, yani altın hariç tutulan veriler açısından da geçerliliğini korumaktadır.

Finansman tarafında zayıflık göze çarpıyor. Portföy yatırımlarından kaynaklanan 1,3 milyar USD’lik net çıkış görülüyor. Doğrudan yatırımlarda ise 306 milyon USD’lik sınırlı bir söz konusudur. Finansmanın yine net hata ve noksan ile rezerv kullanımından geldiğini görüyoruz. Net hata ve noksanda Kasım ayında 813 milyon USD’lik giriş gerçekleşmiş. Rezervlerde de 3,91 milyar USD’lik azalma gerçekleşmiş ki, kasım ayı TCMB verileri zaten Merkez Bankası rezervlerinde bir azalmayı ortaya koymaktaydı. 2017 Ocak ve Kasım için konuşacak olursak, 39,39 milyar USD olan 11 aylık cari açığın 37,70 milyar USD’lik kısmı finanse edilmiş, 2,28 milyar USD de net hata ve noksan girişi kaydedilmiş. 11 aylık rezerv kullanımında ise önemli bir oynama görmüyoruz.

2018 yılının ilk yarısı finansman açısından çok problemli görünmüyor. EM’lere olan para girişlerinin devam etmesiyle beraber portföy yatırımlarının güçlü kalmasını bekleriz. Ancak küresel merkez bankalarının parasal sıkılaşmayı değerlendirdikleri bir ortamda ikinci yarı biraz daha sıkıntı verici olabilir. Diğer taraftan KGF ve diğer teşviklerin etkisi ile yüksek tutulan büyüme, aynı zamanda da ithalat ile gerçekleşen bir büyüme modeli ortaya koymaktadır. İthalat artışı kadar ihracatın da hızlanması, ithalat artış hızının yarı seviyesinde kalmaması gerekmektedir. Yıl genelinde enerji fiyatlarının artışının getirdiği baz etkisinin azalması ile beraber ithalata rtışının yavaşlaması ve Avrupa ekonomilerinin toparlanması ile parite etkisi bizim açımızdan ihracat bacağını destekleyebilir. Mevcut koşullar ile değerlendirdiğimizde ise 2018’de yıl genelindeki cari açığın 2017 yılında gerçekleşmesini beklediğimiz 45 milyar USD bandında olmasını bekleriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.