banner93

“Bilişim Vadisi” üretimle bilimi birleştirecek, Ar-Ge kültürünü yaygınlaştıracak, endüstrinin katmanlarını harmanlayacak, 2023 yılı Türkiye’sinin en önemli projesidir.

Bu proje “Türkiye’nin Sanayi Başkenti” Kocaeli’ye sığmayacak kadar büyük, memleketin dört bir tarafına etki edecek güçlü, katma değeri yüksek üretimin dinamosu olacak kadar kapsamlı bir yatırımdır.

Şartlar ne olursa olsun; her koşulda, bütün aksaklıklara ve eksikliklere rağmen bu projeyi sahiplenmek, ilerlemesi için var gücüyle mücadele etmek, tamamlanmasına katkı sunmak, ilgili-ilgisiz her bireyin mili görevidir. 

“Teknoloji geliştirme bölgeleri” formatına sığmayacak kadar kapsamlı bir proje olan “Bilişim Vadisi” isminden daha büyük anlamlar ifade eden, Ar-Ge’nin yanında üretimi de bünyesinde barındıracak, yükte hafif pahada ağır ürünlerin imal edileceği, bilişimin yanı sıra çok kapsamlı bir “nitelikli üretim merkezi” olacaktır. 

Elbette projenin eksiklikleri mevcut olup bu eksikliklerin giderilmesi bir acil bir ihtiyaçtır. Ancak ne yazık ki; kurulduğundan bugüne proje bir kesimin sürekli eleştirilerine muhatap olmaktadır. Bu eleştirilerin bilgi eksikliğinden kaynaklı olduğunu düşünüp; bu meseleye şu aşamaya girmeyi, bu kesimleri ifşa etmeyi doğru bulmuyoruz. 

Toplum olarak kültürümüzde yaygın olan “bardağın boş tarafını görmek” anlayışına savrulmayarak dolu tarafı üzerinden görüşlerimi sürdürmek ve “Bilişim Vadisi”nin bugünlere gelmesinde emeği olanlara vurgu yapmak istiyorum. 

Evvela; projenin Ankara, İstanbul ya da İzmir yerine Kocaeli’nde kurulmasını doğru buluyor ve destekliyorum. Yeri gelmişken projeyi, endüstrinin beşiği Kocaeli merkezli ülkemize kazandıran dönemin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’ü tebrik ediyorum. Aynı Nihat Ergün’ü; hiçbir şey yapmayan Nurettin Beşinci’yi 3 yıl boyunca projenin başında tuttuğu için de eleştiriyorum. 

Zor süreçlerde geride bırakıp yükselmeye başlayan Bilişim Vadisi’ne en büyük katkıyı şüphesiz önceki Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık sundu. O güne kadar sadece kâğıt üzerinde var olan projeyi, kendine has tarzı ile hayata geçirdi. Söylentilere kulak asmadı, önündeki bürokratik engelleri kaldırdı, ustaca hamlelerle projenin önünü açtı. Projenin ilk etabı için ihtiyaç duyulan kaynak sorununu bir çırpıda çözdü. 

Bilişim Vadisi, Fikri Işık döneminde ciddi mesafeler kat etti. Yollar vurulmaya, inşaatlar yükselmeye başladı. Arsa alımları hız kazandı. Onun dönemine kadar sadece kağıt üzerinde var olan “Bilişim Vadisi” ortaya çıkmaya, kendini göstermeye başladı. 

Fikri Işık bütün bu çalışmaları nitelikli bir ekiple yaptı. Şüphesiz bu ekibe de vurgu yapmak gerekir. Tam burada liste başına Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, “Ar-Ge ve İnovasyon” duayeni Prof. Dr. Cevahir Uzkurt’u, onun altına da Bilişim Vadisi’nin Genel Müdürü Hüseyin Yolaç’ı ve ekibini yazmak gerekir. 

Takdire şayan işlere imza attılar... Onca muhalefete ve bilgi kirliliğine rağmen Fikri Işık’ın dirayetli duruşuna ve kararlılığına yakışan eylemleri hayata geçirdiler. 3 yıl boyunca yerinde sayan “Bilişim Vadisi” bu dönemde işinin ehli insanların kontrolünde şekillenmeye, ülkemizin büyüme seyrine yakışır düzeyde gelişim göstermeye başladı. Bu gelişmeleri en yalın haliyle; imar planlarının tamamlanması, yönetim ve Ar-Ge binaların inşası, arazi çalışmaları, otoban bağlantı yoları, konferans salonları ve test merkezleri inşaatları olarak sıralayabiliriz.

Bu uzman kadronun kontrolünde aylardır devam eden çalışmalar bugün itibariyle de; zorlu şartlara rağmen kesintisiz devam ediyor. Proje ile özel olarak ilgilenen “büyük ve stratejik projelerin mimari” Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün kontrolünde inşası süren “Bilişim Vadisi” tamamlandığında hiç şüphesiz ülkemizin gururu olarak.

Endüstrinin katmanları arasındaki kopukluğu giderecek, üretim seviyemizi bilgiye dayalı üretime taşıyacak “Bilişim ve Üretim Vadisi”nin her koşulda sahiplenmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamak, özellikle de sadece bir bölgenin değil “Türkiye’nin Projesi” olduğunu belirtmek istiyorum. Ayrıca ülkemizin geleceği açısından “Bilişim Vadisi” türü projelerin yaygınlaşması gerektiğini düşünüyorum.

Bu dev projeyle ile ilgili düşüncelerimi noktalarken; görüşlerine değer verdiğim Ar-Ge ve inovasyon camiasındaki dostlarımın “Bilişim Vadisi” ile ilgili “mevzuatsal” kaygılarına da yer vermek istiyorum. Bana göre de; mevcut TGB mevzuatı “Bilişim Vadisi”nin ihtiyaçlarını karşılayabilecek esneklikle değil. Diğer bir ifadeyle TGB mevzuatıyla “Bilişim Vadisi” yönetilemez. Resmi adıyla Muallimköy TGB’ye özel bir statü verilmeli. Kuluçkadan başlayıp seri üretime uzanan bu projeler için; TGB ile OSB kanununun harmanlandığı özel bir yasaya ihtiyaç var.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.