banner110

“Keşif, herkesin gördüğünü görüp kimsenin düşünmediğini düşünmektir.”

Albert Von Szent-Györgyi

Ford Motor Company’nin ilk yıllarında da tıpkı şimdi olduğu gibi, bazı tedarikçi yan sanayi işletmeleri bulunmaktadır. Ford firmasının çatısı altında, otomobillerin tüm parçalarının üretimi mümkün olmadığından tedarikçilerle çalışma zorunluluğu ortaya çıkmıştır. İlginç olan husus ise şudur: Firmanın kurucusu Henry Ford, T Model araç üretimini gerçekleştirirken tedarikçi işletmelerden, ürettikleri malzemelerin, Ford’un belirttiği ölçülerdeki tahta kasalar içerisinde sevk edilmesini ister. Hatta kutular üzerinde açılacak bağlantı deliklerinin dahi, Ford’un belirttiği yerlerde ve çapta açılması talep edilmiştir. Tedarikçilerin büyük bir kısmı, Ford’un “kaçık bir milyoner” olduğunu düşünmeye başlamıştır.

Sahiden öyle midir? Ford, “kaçık” ya da “psikopat” mıdır da bu şekilde tavizsiz bir talepte bulunmuştur? O yıllarda ABD’de yayımlanan popüler bir dergi, Ford’un tahta kasa ölçüsü ve delik yerleri için geliştirdiği bu hassasiyete açıklık getirdi: İşçiler, gelen kutuların içini boşaltıyor, sonra onları parçalarına ayırıyor ve nihayetinde de T Model araçlarda taban tahtası olarak kullanıyordu. Kutu ölçüsündeki takıntı aslında maliyetleri düşürücü zekice bir inovasyondan başka bir şey değildi.

Önceki yazılarımızda bahsetmiştik: İnovasyon, doğrudan ürünle ilgili olmak zorunda değildir. Bir sürecin iyileştirilmesi, ürünü tamamlayan unsurların zenginleştirilmesi, ürün ambalajında nitelikli ölçüde değişiklik yapılması… İnovasyonun çeşitleri sayısızdır. Tanımı gereği, yenilik, ancak ve ancak ticari bir başarı getirirse inovasyon olarak kabul edilebilir. Öte yandan tercih edilirlik sağlanabiliyorsa bu ticari başarıyla aynı anlama gelmektedir. Dolayısıyla şu önerme doğrudur: Tercih edilirlik sağlayan her şey inovasyondur. Bu bakış açısıyla, imalat proseslerine ilişkin yapılan yenilikler “inovasyon” olarak değerlendirilebilir mi? Cevap evettir. Açıklayalım…

Ford, esasen, gerçek anlamda ticari bir dehadır. Müşteri içgörüsü elde etme, sorunların kökenini kavrama, problem çözme, yenilik yaratma vb. gibi konularda muazzam başarılara imza atmayı ve tüm iş dünyasının ezberini bozmayı başarmıştır. Her şeyden önce Ford, potansiyel müşterilerin otomobil satın almaya ilişkin mesafeli duruşlarının kök nedeninin, otomobillerin yüksek fiyatı olduğunu kavramıştır. Ayrıca, insanların, doğrudan ve kolayca dile getirdikleri taleplerin yanıltıcı olabileceğini de sezmiştir. Bu sezgisini de efsane olmuş şu sözlerle ifade etmiştir: “İnsanlara sorsaydım daha hızlı atlar yetiştirmemi söylerlerdi.” Bu çerçevede Ford, insanların ayan beyan ortada olan (daha hızlı atlar gibi) taleplerinin yanıltıcı olacağını ve ürettiği otomobillerin tercih edilirliğinin fiyata duyarlı olduğunu kavramıştır. Çözülmesi gereken sorun, maliyetlerin ve dolayısıyla da fiyatların düşürülmesidir. Bu nasıl olacaktır?

Bir problemi çok net tanımlar, üzerinde de yeteri kadar düşünür ve odaklanırsanız, o probleme ilişkin çözümün bir “evreka” anında kendiliğinden ortaya çıkacağı bilinmektedir. İşte Ford da problemi net olarak tanımlamış ve üzerinde de yeterince kafa yormuştur. Evreka anı ise Chicago mezbahalarında kendini göstermiştir: Seri üretim!

Seri üretim, otomobil maliyetlerini ve dolayısıyla da fiyatlarını büyük ölçüde düşürmüş ve otomobili, daha “satın alınabilir” hale getirmeyi başarmıştır. Aslında bu inovasyon, “imalat” kavramının tüm unsur ve paradigmalarını, hem o an hem de sonrası için köklü şekilde değiştirmeyi başarabildiği için “paradigma inovasyonu” olarak değerlendirilmelidir.

Her koşulda, bir firmanın unutmaması gereken kritik husus şudur: Firma, müşteri içgörüsünü yani müşterinin gerçek talep, beklenti ve ihtiyaçlarını doğru kavramalı ve yaratacağı inovasyonu bu içgörüye uygun tasarlamalıdır. Akabinde ise sürecin Ar-Ge’sini yapmalı, tüm çalışanları söz konusu inovasyonun içerisine dahil etmeli ve imalat süreçlerinde gereken düzenlemeleri gerçekleştirmelidir.

Günümüzde çok sayıda firma, pazarlama kavramını, içeriden dışarıya tek yönlü bir süreç olarak değe

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.