banner93

Dışardan bakıldığında risk almaya can atıyor gibi görünseler de aslında riskleri minimize etmek içi ellerinden geleni yaparlar. Nasıl mı? İşletme bilimi araştırmacıları basit bir soru sorarak cevap aramaya başladılar. İş kuran insanların tam zamanlı çalıştıkları işlerden ayrılması mı daha iyidir, devam etmesi mi?
Birçok yaş grubundan 5 bin kişi ile yürüttükleri araştırmalarını 1994 yılından 2008’e kadar sürdürdüler. Sonuçlar oldukça ilginç! Kurucuların işten ayrılıp ayrılmamalarını belirleyen şey maddi gereksinim değildi. Ailesinin geliri yüksek ya da maaşı yüksek olan şahısların işlerinden ayrılıp tam zamanlı girişimci olması az ya da çok muhtemel değildi. İşini bırakıp bodoslama dalan, özgüveni yüksek, yüksek risk almayı sevenler, bir işte çalışırken şirket kurmayı tercih edenlere kıyasla (yani risk almaktan daha fazla kaçınan ve kendilerinden çok fazla emin olmayan kişilerden) %33 daha başarısız girişimlerde bulunmuşlardı. Eğer riskten sakınıyor, fikirlerinizin fizibilitesi hakkında şüpheleriniz varsa kurduğunuz şirketin uzun ömürlü olması olası ancak her şeyi gözünüzü kırpmadan riske atan bir kumarbazsanız şirketiniz daha hassas demektir. Birçok başarılı girişimin kurucusu, şirketlerini kurduktan sonra bile işlerinden ayrılmamıştı. Riskleri dengelemeyi tercih etmişlerdi!

Eski atletizm yıldızı Phil Knight 1964’de arabasının bagajında koşu ayakkabısı satmaya başlamış fakat 1969’a kadar muhasebeci olarak çalışmaya devam etmişti. O, dünyaca ünlü Nike markasını yaratan adamdı. İlk Apple I modeli icat eden Steve Wozniak, Apple’ı Jobs ile birlikte 1976 yılında kurmuştu ama 2 yıl kadar daha Hewlett-Packard’da tam zamanlı mühendis olarak çalışmaya devam etmişti. Larry Page ve Sergey Brin, internet arama motorunu 1996 bulmuşlar ancak 1998 yılına kadar Stanford’daki lisansüstü çalışmalarından ayrılmamışlardı. ‘Az daha Google’ı kurmayacaktık, çünkü doktora programını bırakmak istemiyor, araştırmalardan geri kalmaktan endişeleniyorduk’ demişlerdi. Sağduyumuz yaratıcı başarının büyük zaman ve enerji harcamadan gelişmeyeceğini, şirketlerin yoğun çabalar olmadan büyüyemeyeceğini söyler ama bu varsayımlar dengeli bir risk portföyünün en büyük faydasını görmezden gelir.

Bir alanda güvende olma duygusu, bize başka alanlarda orijinal girişimlerde bulunma özgürlüğü sağlar. Maddi bakımdan temel gereksinimlerini karşılayınca; yarım yamalak kitaplar yayınlamamız, uyduruk sanat eserlerimizi satmamızı ya da denenmemiş konularda şirket kurmamızı önleyen basıklardan da kurtuluruz.

En iyi girişimciler, risk almayı gereksiz hale getirir! Pierre Omidyar, eBay’ı bir hobi olarak kurmuştu, izleyen dokuz ay programcı olarak çalışmaya devam etti, ancak üründen elde ettiği para sabit işindeki gelirini çok aşınca işinden ayrılabildi. Yüz yıl önce Henry Ford otomotiv imparatorluğunu kurduğunda hala Thomas Edison için başmühendis olarak çalışıyordu. Bu iş ona yepyeni araç modellerini denemek için gereken güvenliği sağlıyordu.

Dengeli bir risk portföyüne sahip olmak hep orta derecede riskler alarak ortalarda bir yerde durmak anlamına gelmez. Aksine başarılı girişimciler bir alanda aşırı risk alırken bun bir başka alanda aşırı ihtiyatlı davranarak dengeliyorlar. Bazı girişimlerin son yıllarda çift CEO’ya sahip olmaları dahi bu riski dengeleme ihtiyacından kaynaklanıyor.

Başarılı bir girişim için yeni bir şey denemeniz gerekir ama bunun için bir dereceye kadar riski kabul etmek gerekir. Fakat başarılı olanlar; aşağı bakmadan uçuruma kendini atanlar değil, parmaklarının ucunda gönülsüzce kenara yaklaşan, iniş hızını hesaplayan, paraşütünü defalarca kontrol eden, sonra da ne olur olmaz diye uçurumun dibine güvenlik ağı kuranlardır.

Adam Grant’ın ‘Original’ adlı eserinden derleyen

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.