banner110

‘Otomotivin Yol Haritası’ açıklandı

Türkiye Otomotiv Strateji Belgesi ve 2011-2014 Eylem Planı, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün tarafından, sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen tanıtım toplantısı ile kamuoyuna açıklandı.

‘Otomotivin Yol Haritası’ açıklandı

Türkiye Otomotiv Strateji Belgesi ve 2011-2014 Eylem Planı, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün tarafından, sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen tanıtım toplantısı ile kamuoyuna açıklandı.

26 Nisan 2011 Salı 11:08
‘Otomotivin Yol Haritası’ açıklandı

Ergün, ‘Türkiye Otomotiv Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nın açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin ekonomik gücünü artırması için dinamik, yenilikçi ve rekabetçi bir özel sektör oluşturulması, ülkede yapılan yatırımları nicelik ve nitelik olarak özel sektör eliyle artırmak gerektiğini söyledi.

Ergün, bu yılın başında 2011–2014 yıllarını kapsayan ve 72 eylemden oluşan Türkiye'nin ‘Sanayi Strateji Belgesi’ni kamuoyuna açıkladıklarını hatırlatırken, Sanayi Strateji Belgesi'ne paralel olarak bazı sektörler için sektörel strateji belgeleri hazırladıklarını, Otomotiv Strateji Belgesi'ni bugün, Makine Sektörü Strateji Belgesi'ni de ilerleyen günlerde kamuoyu ile paylaşacaklarını, demir-çelik, kimya, elektrik-elektronik ve seramik sektörlerine yönelik strateji belgelerini de bu yıl içinde tamamlayacaklarını duyurdu.

 

TÜRKİYE’NİN ÜS SEÇİLMESİ TESADÜF DEĞİL

 

Ergün, dünya ve Türkiye'de yaşanan önemli gelişmelerin bazı fırsat ve tehditleri de beraberinde getirdiğini, bu fırsatları değerlendirmek ve tehditleri bertaraf etmek için sakin, tutarlı ve makul yaklaşımlara ihtiyaç bulunduğunu ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Sürekli artan milli gelirimiz, orta sınıfın ekonomideki ağırlığını artırıyor, genç ve büyük nüfusumuzu dünyanın en dinamik iç pazarlarından biri haline getiriyor. Mesela 2002'de 91 bin otomobil satışı yapılan ülkemizde, 2010 yılında 510 bin otomobil satıldı ve 5 yıl içinde bu rakamın 1 milyonu yakalayacağına inanıyoruz.Bugün birçok küresel firmanın, bölgesel operasyonları için Türkiye'yi bir üs olarak seçmesi tesadüf değil. Türkiye'ye bu başarıları yaşatan sektörler arasında otomotiv sektörünün özel bir yeri var. Sektörün ekonomide kritik bir rol üstlenmesinde sektörü besleyen yan sanayinin çok geniş bir dağılım göstermesinin payı da büyük.”

Otomotiv sektörünün ihracatçı olma özelliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Ergün, “2008 yılında 5 milyar dolar fazla veren otomotiv sektörü 2009 yılında 3,5 milyar dolar fazla veren otomotiv sektörü, 2010 yılında 373 milyon dolar dış ticaret fazlası veren bir otomotiv sektörüne dönüşüyor. Bu bir risk, bir tehdit değil mi? Tehditler karşısında panik yapmayacağız, soğukkanlı bir şekilde hareket edeceğiz. Ama bu tehdidi görmezden gelemeyiz” diye konuştu.

 

İHRACATI ARTIRMAK VE İTHALATI AZALTMAK GEREKİR

 

Otomotivde trendin yeniden yukarıya doğru dönmesi gerektiğini ve bunun 2 yolu olduğunu dile getiren Ergün, dış ticaret dengesinin bozulmaması için ya ihracatın artması ya da ithalatın azalması gerektiğini kaydetti. Ergün, özellikle otomobilde ithalatın payının üçte 2 düzeyinde olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi; “Biz ürettiğimizi dünyaya satacağız, dünyanın ürettiğini de alıp kullanacağız. Ancak bizim önem verdiğimiz konu otomotivde yerli katkı oranının artması, yerli marka modelde ısrar etmemiz de bundan. Bu dengeyi göz ardı edemeyiz. Türkiye'de üretilen otomobillerin ürün gamını genişletmemiz gerekiyor, tüketicinin taleplerini daha çok dikkate alan yeni modeller, yeni tasarımlar ortaya koymak gerekiyor. Başka markaların da Türkiye'de üretimini teşvik etmemiz gerekiyor. Türkiye'de varolan modellerin iç pazardaki payını artırma çalışmalarına ihtiyaç duyuluyor.”

2002 yılında 3,5 milyar dolar olan otomotiv sektörü ihracatının 2008 yılında 19 milyar dolar seviyesine çıktığını ve en fazla ihracat yapan sektör olduğuna işaret eden Ergün, “Sektör, küresel krize rağmen yıllık 2 milyon adet üretim ve 50 milyar dolar ihracat hedefini korumayı sürdürmüştür. Ancak her şeye rağmen bu ülkenin bir vatandaşı olarak, 50 yıllık tecrübemiz olan bu sektörün çok daha iyi bir noktada olması gerekirdi. Üretim, montaj ve dünyaya entegrasyon konularında sergilediğimiz başarıyı kendi tasarım, model ve markalarımızı oluşturma gibi alanlara da taşımamız icap ederdi” şeklinde konuştu.

 

KENDİMİZE AİT MARKA MİLLETİMİZİN MORALİNİ YÜKSELTECEK

 

Ergün, “Otomotiv sektöründe kendimize ait bir marka, milletimizin morali üzerinde de önemli bir sinerji etkisi yapacak, sadece otomotive değil diğer sektörlerimize de pozitif bir enerji kazandıracaktır” dedi. Bu eylemlerin, üretimde yerli girdi payını ve karlılık oranını artıracağını, yurt içi talebin ağırlıklı olarak yerli üretimden karşılanmasını sağlayacağını ve dış ticaret dengesini ihracat lehine geliştireceğini dile getiren Ergün, bu eylemleri uyguladıkça, yeni nesil çevre dostu araçların hem üretimi hem de kullanımı konusunda gerekli uyumun da sağlanacağını anlattı. Bakan Ergün, şunları söyledi: “Bu belgeden en önemli beklenti, Strateji Belgesinin çalışmaları sonucunda, Türkiye'ye özgü bir marka oluşturma çabalarına da rehberlik edecek olmasıdır. Otomotiv sektöründe kendimize ait bir marka, milletimizin morali üzerinde de bir sinerji etkisi yapacak, insanımızın güvenini artıracak, sadece otomotive değil diğer sektörlerimize de pozitif bir enerji kaynağı olacaktır.”

Türkiye'nin fiyat rekabetinde Uzakdoğu ülkeleriyle yarışamadığını ancak fiyat ve kaliteyi birlikte aldığımızda, İtalya ile Çin arasındaki bölgenin en rekabetçi ülkelerinden biri olduğunu kaydeden Bakan Ergün, bugün birçok küresel firmanın, bölgesel operasyonları için Türkiye'yi bir üs olarak seçmesinin bir tesadüf olmadığını, Türkiye'ye bu başarıları yaşatan sektörler arasında otomotivin özel bir yeri bulunduğunu vurguladı.

Anahtar Kelimeler:
Sanayi Bakanı Nihat Ergün
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.