banner89
ATIL OSB PATİNAJ ÇEKTİRİR

Sanayicilik sevdasıyla temsil ettiği kente yön çizen CHP DENİZLİ MİLLETVEKİLİ KAZIM ARSLAN, endüstriyle kalkınan Türkiye için de tüm sektörleri de içine alan bütüncül her alanda bir kalkınma modeli önerdi. Atıl sanayi bölgelerinin, Türkiye’ye boşa teker döndürteceğini söyleyen Milletvekili, “Fiziki ihtiyaçlar ve doluluk gözetilerek OSB’ler yeniden yapılandırılmalı ve boş parseller dolmalı. Bütün parselleri dolmuş, her gün şakır şakır çalışan bir  OSB anlayışı gelişmeli” çağrısında bulundu.

SANAYİYE ADANAN HAYAT

Avukatlık yıllarından önce, öğrencilik döneminde kardeşleriyle beraber toptan gıda işine girerek atıldığı ticaret hayatıyla birlikte üretim hayalleri kuran ve 20 yıl serbest avukatlık yapan Cumhuriyet Halk Partisi Denizli Milletvekili Kazım Arslan, sanayiciliği Sanayi Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ümit Uçar’a anlattı. Denizli’de Ulusal Sanayici ve İş Adamları Derneğini (USİAD)’ni kuran, altı yıl şube başkanlığını yapan, daha sonra Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği’ne hayat veren Arslan, altı yıl da bu derneğin başkanlığını yaptı. Arslan, söyleşimizde sanayide ithalat-ihracat dengesine, “Bir an önce dış ticaret açığını kapatacak, ihracat ve ithalat dengesini koruyacak bir sistemin geliştirilmesi gerekiyor” sözleriyle değindi. Arslan, pamuk ithal etmenin artık “lüks” sayılacağından örnek vererek, Türkiye’ye “gerçek” üretim çağrısında bulundu. Ülke sanayisinin omurgasının OSB’ler olduğunu söyleyen ve doluluğu artmış, yüksek rağbet gören yerlerde ilave OSB’ler kurulması gerektiğini vurgulayan Arslan, Türkiye’nin “sanayileşmesi” için ihtiyaç duyduğu hamleleri de paylaştı… İşte Arslan’dan satır başları:

“TOPYEKÛN KALKINMA ŞART”
Türkiye’de yatırımları ve sanayiciliği değerlendirebilir misiniz?
Türkiye’nin sanayileşmesi gerekiyor. Yatırım, üretim, istihdam  ve ihracat odaklı bir kalkınma modelinin hızla devreye sokulmasını, gerçek ve sürdürülebilir kalkınma için bu alanlara şiddetle ihtiyacımız var. Sadece tüketime, borçlanmaya ve ithalata dayalı kalkınma modeli bizi tıkar. Bütün sektörleri kapsayacak bir kalkınma gerekir. Rekabet odaklı bir üretimi ortaya çıkaracak piyasa gerekir. Sanayicinin üretim maliyetini aşağı çekerseniz, adil bir rekabeti tesis edebilirsiniz. Türkiye’de fabrikalar para kazanamadığı için yeni yatırım yapmıyor, büyümüyor, ihracatta da para kazanamadığı için bu mecrada da gelişemiyor. Cumhuriyet tarihinde bu kadar ithalat hiç olmadı. Bu nedenle ihracat da değil, ithalatta rekor kırdık ve 234 milyar dolarlık ithalat yaptık. Dış ticaret açığımız tavan yaptı. Hâlâ iktidar “ihracatta rekor kırdık” diye övünüyor. Bu doğru değil, vatandaşı gerçekleri söylesinler ve kandırmasınlar. Gerçek ve sürdürülebilir kalkınma için yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı bir planlama oluşturmak durumundadır. Sadece borçlanma ve ithalata dayalı kalkınma modeli bizi tıkar. Bütün sektörleri kapsayacak bir kalkınma gerekir. Rekabet odaklı bir üretimi ortaya çıkaracak piyasa gerekir. Sanayicinin üretim maliyetini aşağı çekerseniz, adil rekabeti tesis edemezseniz zorlanırsınız. Türkiye’de fabrikalar para kazanamadığı için yeni yatırım yapmıyor, büyümüyor, ihracatta da para kazanamadığı için bu mecrada da gelişemiyor. Cumhuriyet tarihinde bu kadar ithalat hiç olmadı.

‘GİRİŞİM’KENT MEVCUDU KORUYOR
Denizli sanayisi için yaptığınız çalışmaları anlatarak, kent sanayisinin durumunu özetleyebilir misiniz?
Dernek çalışmalarımızda, ülkesinde alın teriyle dürüstçe çalışan, yerli üretim yapan arkadaşlarımızı birleştirme amacımıza yönelik çalıştık. USİAD olarak yerli sanayiyi öne çıkarma kampanyaları yürütüyorduk, yarışmalar yapıyorduk. Denizli’de atik müteşebbisler var Türkiye’nin genelindeki gibi. Kentte insanlar üretmeden boş duramaz. Yatırımı ve üretimi seven bir şehirdir Denizli. İnsanları heveslidir ve çok çalışır. Bir üretim ve hareket varsa anında değerlendirmeye çalışır. Şu an kentte yatay gelişim var, yeni yatırımlar çok az. İhracat artıyor fakat ithalat daha çok artıyor. 2004’te teşvik yasası çıktı. Haksız bir rekabet oluştu, sanayicinin düzeni bozuldu.  Devlet eliyle haksız rekabet yarattılar. Bazı iller çok faydalandı, ilimiz yararlanamadı. Biz Denizli olarak faydalanamadık, ama Afyon, Uşak faydalandı ve hala faydalanıyor. Biz elektriği daha pahalı ödüyoruz. Sanayici üretirken piyasaya fazla müdahale edilmemelidir.  2008 krizinde Denizli büyük zarar gördü. Bu tarihten sonra dikey değil yatay bir büyüme gösterdi. 2008’den sonra ben de hiç yatırım yapmadım. Teknolojime yatırım yaptım, yalnızca eskiyen tezgahımı sattım. Büyüyen işletmeler yerine, yerinde sayarak mevcudu koruyan, günü kurtaran bir Denizli profili oluştu.

“KOOPERATİF KURALIM”
Sanayi Komisyonu, hangi alanlara neşter vuruyor?

Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı modeli Türkiye’de yerleştirmek, ihtiyaç duyduğumuz alanlardaki yatırımları devlet eliyle yapmak adına çalışıyoruz. Gübre ve yem üzerindeki KDV’nin kaldırılmasını söyledik, seçimden sonra kalktı. Tarımda verimlilik için tarım üreticisinin yüklerini azaltmaya çalışmalıyız. Mazotla ilgili çalışmalarımız var. Pamuk stratejik üründür, üretimimiz yüzde 60’tan 40’lara gerilemişti. Mısır’ın Nil Havzasından sonra dünyanın en iyi pamuğu bizim Menderes Havzasındaki pamuğumuzdur. Bize hammadde olan bu ürünü yıllarca ihmal ettik. Birlikte ekim önereceğiz. İsrail’de bütün tarlalar birleşmiştir, birlikler ve kooperatifler oluşturulmuştur. Pamuk birlikleri oluşturalım, pamuk arazi ekimlerini birleştirelim; ortaklık, birlik ve kooperatifler kuralım. Şeker pancarında da benzer sorun mevcut. Nişasta Bazlı şeker üretimine fazla imkan verildiği için, sağlık alanında çok para harcıyoruz. Çok hastalanıyoruz yediklerimizden.

DİREKSİYONA ENERJİ GEÇECEK
Sanayimiz için yerli üretimin önemi nedir?
Özellikle savunma sanayide temel ihtiyaçları karşılayabilmek önemli. Tankı üretiyoruz, parçayı dışarıdan almak zorundaysak olmuyor. Dünyada herkes otomotiv sektöründe piyasasını oluşturdu. Biz biraz geciktik. Belirsiz bir dönemdeyiz, müteşebbis olan 5 babayiğit de bu konuda zorlanacaktır. Daha farklı teknoloji üretmeliyiz, mesela elektrikli otomobil. Güneş enerjili modeller de düşünülebilir. Endüstri 4.0’a dönük bir otomobil üretilebilir. Türkiye hızla normale girmelidir, normalleşmeden kimse risk alıp parasını ortaya atmaz.

ATIL OSB’YE ÇÖZÜM
“OSB’lerde sanayileşmek önemli. Altyapının bütün halinde çevreye zarar vermeden ve aynı zamanda yan sanayinin de geliştirilerek ihtiyaçların karşılanması ve ulaşım masraflarının en aza indirilmesi aşamasında OSB’ler en iyi faktör. Yalnız, bazıları şehre, yerleşim yerlerine ve üretim alanlarına çok uzak. Doluluğu ve rağbeti yüksek OSB’lerimizde olduğu gibi, henüz dolamayan atıl OSB’ler de var. Sanayi Bakanımız, ‘Biz sanayi bölgeleri oluşturup altyapıdan ziyade binalar yapacağız. Sanayici binaya çok para vermesin, alete para yatırıp teknolojiyi yükseltsin’ demişti. Bu sebeple önce işletme hangi üretim alanına uygun yapılacak bunun sorulması lazım. İhtisassa farklı olur, iplik fabrikasının inşaat alanıyla dokumanınki farklıdır ve işletmelerin ihtiyaçları değişkendir; ona göre binalar yapılır. Sanayi bölgelerinin yolu, elektriği, arıtması, suyu hazırlanıp ucuza arsa verilirse, sanayiciye en güzel hediyedir.”

ARSLAN’DAN SANAYİ REÇETESİ
* Doluluğu artmış, çok rağbet gören yerlerde ilave OSB’ler oluşturulmalıdır.

* Rağbet yoksa nedenleri araştırılmalı ve ona göre çözüm üretilmelidir. Ulaşım eksikliği mi var; ihracat, altyapı eksikliği mi var bunlara bakılmalı. OSB’lerin hızla dolması lazım.

* Sanayimiz çok dağınık, sanayileşmeyi bir yerde toplamalıyız,

* Dış ticaret açığını kapatacak, ihracat ve ithalat dengesini koruyacak bir sistemin geliştirilmesi gerekiyor. Çok fazla ara mal ve tarım ürünü ithal ediyoruz. Bunlara çözüm bulmalıyız.

* Yan sanayiyi geliştirip, katma değeri yükseltmeliyiz. Türkiye olarak, Bölgede iyi bir aktör olabiliriz. Bunlar için, CHP’nin planladığı “Merkez Türkiye Projesi” önemlidir. Bölgede iyi bir aktör olabiliriz.

* Yeni sanayi politikasına ihtiyaç var. Bunlar hızla devreye sokulmalıdır. İşte bunları halk yararına yapacak bir tek parti var, o da CHP ‘dir ve CHP İktidarıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.