VEKİL ŞEVKİN: "KANGRENİ AR-GE ÇÖZER"

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi, CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, sanayinin kan kaybetmemesi, fabrikaların kapanmaması ve üretim rakamlarında düşüş yaşanmaması adına Türkiye’nin üretimde katma değerden ilham alan yeni bir rota belirlemesi gerektiğini ifade etti. Teşvik ve üretim kültürünün gelişmesi gerektiğini söyleyen Şevkin, net konuştu: “Ar-Ge tüm düğümleri açar.”

VEKİL ŞEVKİN: "KANGRENİ AR-GE ÇÖZER"

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi, CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, sanayinin kan kaybetmemesi, fabrikaların kapanmaması ve üretim rakamlarında düşüş yaşanmaması adına Türkiye’nin üretimde katma değerden ilham alan yeni bir rota belirlemesi gerektiğini ifade etti. Teşvik ve üretim kültürünün gelişmesi gerektiğini söyleyen Şevkin, net konuştu: “Ar-Ge tüm düğümleri açar.”

12 Aralık 2018 Çarşamba 13:13
VEKİL ŞEVKİN: "KANGRENİ AR-GE ÇÖZER"

Röportaj: Ümit Uçar

-

TELAFİ EDİLECEK Mİ?

Sanayi Komisyonu’nun dinamik isimlerinden, Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekili Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, kalkınmanın endüstriyel boyutuna Sanayi Gazetesi’nin sorularıyla çerçeve çizdi. Pamuk fabrikaları filmlere konu olmuş bir kente sahip olmasına rağmen Türkiye’nin ABD’den pamuk ithal ettiğini belirten Adana Milletvekili Şevkin, Türkiye’nin kalbine kan pompalayan unsurun sanayi olduğunu vurgulayarak, yerli üretim şuurunun dirilmesi gerektiğini ifade etti. Enerji zamlarının sanayi üretimine çekingenlik olarak yansıdığını söyleyen Şevkin, “Türkiye tekstil ve tarım gibi bazı sektörlerde kan kaybediyor. Ar-Ge ve inovasyonda yatırım sağanağı gerçekleştirmek şart hale geldi” diye konuştu. Nitelikli yatırım ümidiyle kurulan Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi’ne henüz çivi bile çakılmadığını dile getiren Müzeyyen Şevkin, 11 yılın yatırım ataletinin bir an önce telafi edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Şevkin, Endüstri 4.0’a değinmeyi de ihmal etmedi:

ADANA KAN KAYBETTİ

Adana’yı teşvik ve kalkınmışlık açısından değerlendirebilir misiniz?
Adana kalkınmışlıkta ikinci bölgede değerlendirildiği için; Osmaniye, Gaziantep ve Kahramanmaraş gibi illere daha fazla teşvikler sunuldu. Son 10 yılda 55 fabrikamız kapandı, bazı fabrikalar daha yüksek teşvik alınabilecek civar illere taşındı. Adana sanayisi kan kaybetti. Tarımda yeterli yatırım ivmesinin yakalanamaması, yan sanayinin yanı sıra tekstil gibi alanlarda zayıflama doğurdu. Adana, yüzde 22 işsizlikle başı çekiyor şu aralar. Dünyanın en verimli 3. tarım ovasına sahip bir yer Adana. Pamuk ağalarıyla filmlere konu olan kentimiz artık pamuk üretemiyor; ABD’den ithal ediyoruz. Adana, tarım ve sanayi bağlamında arzu edilen yerde değil. Türkiye’de fiyatların istikrarsız oluşu, elektriğin saatlere bağlı olarak tutarının değişmesi gibi etkenler sanayiyi olumsuz etkiliyor. Sanayici önünü göremiyor. Yatırımda çekingen davranılıyor ve konkordato ilan eden birçok şirket var. İş insanları intihar ediyor. Adana sanayisi sıkıntıda, Adana Ticaret Odası’ndan alınan verilere son bir yılda göre 1071 tesis kapısına kilit vurdu. 5 yıldaki toplam sayı 6 binin üzerinde.


 

ÇİVİ ÇAKILMIŞLIĞI YOK

Sanayi anlamında omuz bekleyen bir konu var mı?
Bakanlar Kurulu kararıyla 2007 yılında ilan edilen ‘Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi’ne 11 yıl geçmesine rağmen hiçbir şey yapılmadı. Ne istimlak sorunları çözülebildi ne de bir çivi çakılabilir duruma getirildi. Hâlbuki bu bölge ihtiyaç duyulan yatırımın canlanmasını sağlayacak olan bir yapı. Bölgenin vücut bulmaması hem Adana, hem de ülke için handikaptır. 1 milyar dolar yatırım kararı alınan Yumurtalık Bölgesi’nde de aynı durum mevcut. Yenice’de yeraltı su seviyesi yüksek olan birinci sınıf tarım toprağı üzerine Çukurova Bölgesel Havalimanı yapılıyor. Ziraat mühendisleri odaları ve STK’larla birlikte karşı çıkmamıza rağmen yine orada kuruldu. Adana’daki mevcut Şakirpaşa Havalimanının genişletilmesi sorunu çözebilirdi. Ayrıca; dışarıda okuyan gençlerimizi tekrar kentimize çekemiyoruz, bu anlamda tekrar cazibe kazanmamız gerekiyor.

 


 

MONTAJ DEĞİL, BARIŞ…
Ülke sanayisini değerlendirebilir misiniz? OSB’ler sanayinin neresinde?

Türkiye sanayisinin üretime dönük, Ar-Ge kültürü yüksek bir sanayiye kavuşması gerekiyor, lakin maalesef sanayimiz dışa bağımlı. Know-how’da yetersiz kaldığımız doğrudur. Montaja değil de, ihtiyacımız olan Atatürk’ün dediği gibi, kalkınma hamleleriyle örülü bir barış temelli sanayidir. Bugün şeker fabrikalarının kalan tesislerinin satıldığı ve dışarıdan bilgi ve teknoloji ithal ettiğimiz bir süreçte daha çok Ar-Ge’ye önem verilmesi gerekiyor. Üretimi kendimizin yapabildiği bir sanayinin olmasından yanayım. Bir jeoloji mühendisi olarak, yer altı

Kaynaklarının çıkarılıp hammaddelerin işlenerek ürünlere dönüştürülmesi ve buna dayalı yan sanayinin geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyorum.

ÜRÜNLEŞTİRME TAVSİYESİ

En önemli örneklerden birisi bor…
Bor madenlerinin dünyada yüzde 75’ine sahibiz. Türkiye’de uçak sanayinden yalıtıma kadar birçok alanda tercih edilir. Bunlar milyonlarca yılda oluşmuş kaynaklardır. Bor madenlerini çıkarıp satmak bir yetenek değildir, yer altı zenginliklerinin işlenerek uç ürünlere dönüştürülmesi hem işsizliği ortadan kaldıracaktır hem de dünya arenasında teknoloji bağlamında Türkiye’ye büyük katkı sunacaktır.

“NİTELİK DOPİNGİ LAZIM”

Ar-Ge-inovasyon değerlendirmesinde Türkiye sizce nerede?

Üniversitelerin bilimsel ve düşünsel anlamda özerk olmadığı ve liseye dönüştürüldüğü noktadayız. 81 ilde üniversite kurmak önemli değil, önemli olan nitelikli üniversitelerin olması, araştırmaların düzenli yapılabilmesi. Ar-Ge de böyle gelişme gösterir. Bilim adamlarının önünün somut olarak açılması gerekir. İkincisi; bilim adamlarını ülkede tutamıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da bundan yakındı, haklı bir söylemdi ancak bilim insanlarının yurtdışına çıkış yasağı, görevden uzaklaştırılması, haksız ve hukuksuz uygulamalarla pasifize edilmesine ne denmeli? Gençlerimiz de üniversiteden sonra yurt dışına yerleşmeyi düşünüyor ağırlıklı olarak. Bu açıdan üniversite sayısını artırmak yerine bu kurumların niteliğini yükseltmek ve pozitif bilimi önde tutmak öncelikli hedef olmalı. Çipi dışarıdan satın almamalı Türkiye.

ÖNCE ALTYAPI
Almanya’da kıvılcımı ateşlenen Endüstri 4.0’a Türkiye hazır mı?

Endüstri 4.0 süreci öncelikle analiz edilmeli ve hazmedilmeli. Altyapı oluşturulması kritik derecede önemli. Endüstrinin ve altyapının yeterli donanımı olup olmadığının sorgulanması ve geçmiş üretim dönemlerinin incelenmesi lazım. Bu aşamalar geçilince yeni üretim dönemi için daha donanımlı hale gelinecektir.

ROTA “KATMA DEĞER”
Milli üretim çalışmalarında süreç nasıl işliyor?

Ülkemiz için en öncelikli konuların başında savunma sanayii geliyor. Başta bu alan olmak üzere her alanda gerçek üretim anlayışı hâkim olmalıdır. Montaj sanayisinden vazgeçilmeli, otomobil, bilişim başta olmak üzere üretimde katma değere kayılmalıdır. Bilgi birikimimiz ve donanımımız yeterli düzeyde. Bu özellikleri bilimle birleştirerek pozitif bir noktaya ulaştırabilirsek işte o zaman başarılı olabiliriz.

 

Son Güncelleme: 12.12.2018 13:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.