“TEKNOPARKLARIN BOYUNU FARKINDALIK VE DESTEKLER UZATIR”

Teknoparkların başarısını kamçılayan etkenin firmalar olduğunu vurgulayan TGBD Başkanı Faruk İnaltekin, ortak beklentilere parantez açtı; destek vurgusu yaptı. İnaltekin, “Teknopark yatırımlarının devamlılığı ve TGB’lerin büyümesi için teşvik sürekliliği şart” dedi.

“TEKNOPARKLARIN BOYUNU FARKINDALIK VE DESTEKLER UZATIR”

Teknoparkların başarısını kamçılayan etkenin firmalar olduğunu vurgulayan TGBD Başkanı Faruk İnaltekin, ortak beklentilere parantez açtı; destek vurgusu yaptı. İnaltekin, “Teknopark yatırımlarının devamlılığı ve TGB’lerin büyümesi için teşvik sürekliliği şart” dedi.

20 Haziran 2018 Çarşamba 11:05
“TEKNOPARKLARIN BOYUNU FARKINDALIK VE DESTEKLER UZATIR”

Teknoparklar arasındaki iş birliği ve koordinasyon köprüsü Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği (TGBD)’nin Başkanı Faruk İnaltekin, Türkiye’deki sürece ışık tuttu. TEKMER’lerle atılan tohumun oturtulan özgün TGB modeliyle geliştiğini söyleyen İnaltekin, bu başarıda teknopark firmalarının taşıdığı öneme değindi. “TGB’lerin başarısı, firmalarının başarısıyla doğru orantılıdır” diyen İnaltekin, firmaların niteliğini ise kaliteli İK’nın belirlediğini ifade etti. Sanayinin nispeten zayıf olduğu Anadolu şehirlerinde kurulacak teknokentlere pozitif ayrımcılığın uygulanabileceğini söyleyen İnaltekin, bu uygulamanın motivasyonu artıracağının altını çizdi. Teknopark tesisinin iyi yönetiminden, sosyal olanakların teminine kadar katma değere tuğla koyan artı özelliklerin önemini vurgulayan İnaltekin; eğitim, mentorluk ve kuluçka hizmetlerinin de dikkatlice kurgulanması gerektiğini dile getirdi. TGBD olarak mentorluk programını başarıyla yürüttüklerini söyleyen Başkan, Endüstri 4.0’a zemin hazırlayan teknoparkların TEKMER’lerden itibaren kat ettiği mesafeyi de şöyle değerlendirdi:
 

TEKMER’LE BAŞLAYAN SERÜVEN
TGB’lerin yasa ve uygulama yönetmeliğinden beri gelişimleri nasıl seyretmiştir?

Dünyada TGB’lerin kurulumu ABD’de 1950’lerden sonra görülmeye başlarken, Avrupa’da 1970-1980’li yıllarda yaygınlaşmıştır. Türkiye’de TGB kurma çalışmaları 1980’lerde başlamıştır. 1990’da, KOSGEB’le üniversitelerin iş birliği çerçevesinde TGB’lerin ilk adımı olarak Teknoloji Merkezleri (TEKMER’ler) kurulmaya başlanmıştır. Türkiye’ye ve lugatımıza ilk defa 2001’de “4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu” ile resmi anlamda giriş yapan “teknopark” kavramının göstermiş olduğu ilerleme yadsınamaz. 2018 Ocak ayı itibariyle toplam Türkiye’de yer alan teknopark sayımız 56’sı aktif olmak üzere 77’ye ulaştı. TGB’lerdeki toplam firma sayısı 4 bin 600'ü, Ar-Ge personel sayısı ise 45 bin 700’ü aşmakta. TGB’lerde tamamlanan ve süren projelerse 33 binin üzerinde. Ortaya çıkan fikri mülkiyet sayısı ise yaklaşık 3 bin 500. Bu büyük ekosistem Türkiye ekonomisine destek olmaya devam ediyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan son veriye göre, teknoparklarda yapılan ihracat günümüz itibariyle 3 milyar dolara ulaştı. 2001’ler öncesinde Ar-Ge firmaları gibi benzer bir sınıflandırma olmadığı için, yukarıda bahsettiğimiz rakamları geçmiş ile kıyaslama yapmamız biraz zor.  Ancak, buradaki en ciddi kıyaslama Ar-Ge harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıladaki (GSYH)  payı olabilir. Bu oran 2000’de yüzde 0.48 iken 2016 yılı itibariyle yüzde 1’in üzerine çıkmıştır. Teknoparkların yarattığı ekosistem ve Ar-Ge faaliyetleriyle birlikte, bu yönde farkındalığın artması anlamında gösterilen çabanın bu rakama etkisi göz ardı edilemez.

BAŞARI ÖRNEKLERİ SÜZGEÇTEN GEÇTİ
Türkiye’deki TGB modeli için hangi model ithal edilmiştir? ABD mi, yoksa Fransa modeli mi baskındır?

Doğrudan dış model ithalatı gerçekleşmedi. TGB modeli ülkemizde oluşturulmadan önce birçok başarı örnekleri elbette incelenmiştir. TGB’ler, kurulduğu ülkenin bilim ve teknoloji politikaları, olanakları, endüstri dokusu, coğrafi yapısı, teknolojik gelişmişlik düzeyine göre farklı uygulama biçimleri göstermektedir. Bunlara elbette kültür kavramı da eklenerek ülkemiz için uygun bir model oluşturulmuştur. Ülkemizde TGB’ler üniversite esaslı bir model gibi görünse de devletin sağladığı mevzuat ve desteklerle beslenmekte ve büyümektedir.

4.0’IN EV SAHİBİ
Endüstri 4.0 vizyonu çerçevesinde TGB’lerin ve TGB firmalarının önemini anlatabilir misiniz? 4.0’da TGB modeli nasıldır?

Endüstri 4.0’ın önemini birçok platformda konuşuyoruz ve ülkemiz için önemini vurguluyoruz. Daha önce pek çok önemli trendde geride kaldığımızdan bahsedilirken, 4.0 henüz rahatlıkla yakalayabileceğimiz durumda.  Endüstri 4.0’a giden yolun ileri teknoloji kullanımından geçtiğini biliyoruz. Yüksek teknolojiyi de çoğunlukla TGB’lerde faaliyet gösteren firmalar yapmakta. Bu çerçeveden bakınca, TGB’ler burada Endüstri 4.0 altyapısını, sistemlerini yaratan, arz eden tarafta. Farkındalığı ve bilinci arttırarak, firmaların ürün ve hizmetlerini 4.0’da doğru konumlandırmalarına yardımcı olmak yine TGB’lerin görevi.


9 MENTOR, 15 MENTEE
Gelişmiş ve büyük TGB’ler, gelişmekte olan TGB’ler için nasıl bir model oluşturabilir?

Olgun TGB’lerin gelişmekte olanlara yol göstermesi, onları desteklemesi, iletişim ve iş birliğinde olması ekosistemin büyümesi için çok önemli bir konu. Bir mevzuat söz konusu ve bu kapsamda doğru işlerin yapılması, yapılanların daha iyi olması açısından tecrübe paylaşımı çok önemli. Biz bu bilinçle TGBD olarak TGB’ler arasındaki bilgi ve tecrübe paylaşımını hızlandıracak mentorluk programı başlattık. Program kapsamında olgun TGB’ler bilgi, tecrübe ve iyi uygulama örneklerini yeni kurulan ve gelişmekte olan TGB’lerle paylaşarak onların gelişim süreçlerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Programın ilk aşamasını 6 aylık bir süreç olarak belirledik ve 9 gönüllü Mentor TGB, 15 gönüllü Mentee TGB’yle programımıza başladık. Şu anda aldığımız dönüşler gayet olumlu. İlerleyen süreçlerde programı genişleterek ilerleyeceğiz.


KÖPRÜYÜ TGBD KURACAK

TGBD’nin 2018 vizyonundan ve ilerleyen dönem projelerinizden söz edebilir misiniz?

TGBD olarak teknoparkların ve teknoparklarda yer alan firmalarının kapasitelerini ve birbirleri arasında iletişimi artırıcı etkinlikler yapmayı planlıyoruz. Bu çerçevede TGB’lerin ihtiyaç duyduğu gelişim alanlarının tespiti ve bunları destekleyici aktiviteler için, daha önce başlatılan TGBD Akademi Programını ve mentorluk programını devam ettireceğiz. TGB’ler arası ilişkileri artırıcı etkinlikler yine gündemimizde. Tüm bu planları entegre edip geliştirmek için de çeşitli uluslararası proje planlarımız ve başvurularımız mevcut.

“TEŞVİKLER DAİMİ OLMALI”

Teknoparkların beklenti ve taleplerine parantez açarak, onların sözcülüğünü yapabilir misiniz? Camiaya iletmek istediğiniz mesajlar nelerdir?

Teknopark mevzuatının 15.yaşını doldurduğunu söylemeliyiz. Bu hususta TGB’lerimizin beklentileri ve nelere ihtiyaç duydukları büyük önem taşıyor. Teknolojiler değişiyor ve ülkelerde farkındalık artıyor. 15 yıl bir şirkette ya da kurumda farkındalık yaratmak için yeterli bir zaman olmakla birlikte, toplumun tamamında farkındalığı yaratmak için yeterli bir zaman değil. Bu sebeple teşviklere ayrı bir parantez açmak gerek. Teşviklerin 2023’te bitmemesi gerekir; çünkü teknoparklarımızın büyümesi için onlara yatırım yapılması şart. Teşviklerle desteklenerek riski azaltılan firmalar, yeni proje geliştirme ve yeni üretimde bulunma bağlamında daha serbest hareket edebileceği için, bir inovasyon ortaya koymuş da olurlar. Ayrıca teknopark şirketlerimizin inovasyon kabiliyetlerinin artırılması kritik önem arz etmektedir. Endüstri 4.0 başlığında da vurguladığım gibi, 4.0 teknolojilerinin büyüme alanı çoğunlukla teknoparklarımız ve büyütenler ise teknopark firmalarımız… Bu açıdan bu firmalarımızı yeni teknolojiye ayak uydurur hale getirmek ve altyapılarını güçlendirebilmeleri için kendilerine teşvik ve katma değerli desteklerimiz yoluyla bilinç aşılamak gerekmektedir. Firmalarımız ileri teknolojilere entegre oldukça, ihracat arenasındaki temsil gücümüz de yükselecektir. Son olarak fikri mülkiyet hakları ve seri üretim hususundan bahsedebilirim. Teknoparkların Ar-Ge çalışması yapan firmalarının seri üretim aşamasında da yoğun olarak desteklenmesi ve oluşabilecek engellerin bertaraf edilmesi şarttır. Bunun yanında fikri mülkiyet hakları ile ilgili yasa ve ilgili mevzuatın da biraz daha geliştirilmesi önem arz etmektedir.

Son Güncelleme: 20.06.2018 15:41
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.