Sanayi ve havacılık başkenti Ankara

Ankara, dünya standartlarında üniversiteleri, bu üniversitelerden mezun olan yetişmiş insan gücü, araştırma merkezleri, teknoparkları, kamunun öncü sanayi kuruluşları ve organize sanayi bölgeleri (OSB’leri) ile sanayi sektörünün yerli ve milli üretim yapabilmesi açısından büyük bir potansiyele sahiptir.

Ankara, savunma ve havacılık sanayisinin başkenti konumundadır ve Türkiye’de bulunan savunma ve havacılık sanayisi firmalarının yaklaşık yüzde 60- 70’ine ev sahipliği yapmaktadır.

Ankara, savunma ve havacılık sanayisi sektörlerinin ana yüklenicilerinin bölgede olması, OSB’lerin sayısının fazla olması, dünya ile yarışan teknoparkları, araştırma merkezleri ve üniversitelerinin bulunması nedeniyle Türkiye’ye yerlilik ve millilik noktasında büyük değer katmaktadır. 

ORSİAD olarak biz

OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Sanayici İşadamı ve Yöneticiler Derneği (ORSİAD) olarak bizler;

- Sanayici ve iş adamlarını bünyemizde toplayarak, sorunlara bilimsel çözüm yolları geliştirme,

- T.C. Anayasası ve Kanunları doğrultusunda Türkiye'nin ve Türk toplumunun demokratik ve planlı bir düzen içinde kalkınıp sınai, ticari, sosyoekonomik, eğitim ve kültür düzeyinin gelişmesine, teknoloji, sermaye fikir alışverişi ve koordinasyonu sağlayarak daha ileri bir düzeye ulaşmasına yardımcı olma,

- İş adamlarımızı "iş konseyleri" oluşturarak yeni projeler üretmelerini, yurt dışı gezileri ile yeni pazarlar keşfetmelerini sağlamak ve sosyal içerikli programlar organize ederek kültür hayatlarına katkıda bulunma,

- Ülkemiz iş adamlarının küreselleşen dünyada rekabet gücünü en üst seviyeye çıkarmak,

- Dünya platformunda Türkiye'yi söz sahibi güçlü bir ülke konumuna getirmek için üzerimize düşen görevleri layıkıyla yerine getirme,

- Barış, sevgi ve hoşgörü ile toplumsal kalkınmanın gerçekleştirilmesine yardımcı olmak,

- Sanayi sektörünün karşılaştığı sorunları irdelemek,

- Türkiye'de büyük bir eksiklik olarak kabul edilen sürdürülebilir sanayi stratejisi için çalışmalar yapma,

- Türkiye'nin AB'ye entegrasyonu sürecinde müzakere başlıklarından birisini oluşturan "Türkiye - Sanayileştirme Politikasının Oluşturulması ve Uygulanmasına dönük hususlarda sektörel ve bölgesel sanayi politikaları ile ilgili olarak çalışmalarda bulunma,

misyonlarımızla kamu vicdanını gözeterek; kanun ve ilgili mevzuat ile kendisine verilmiş olan görev ve sorumluluklar çerçevesinde Ankaralı sanayici ve iş adamlarımızı kalkınma, yerlilik ve millilik konularında desteklemekteyiz.

Kurumsal mentorluğa ihtiyaç var

Ülkenin kalkınması için en önemli konulardan birinin sosyal sorumluluk projeleri olduğu, ülkenin kalkınması, yerli ve milli üretimin arttırılmasının ise ancak sürdürülebilirlik ve gönüllülük esasına dayalı bir ekonomik kalkınma ile mümkün olabileceği aşikârdır.  

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ülkemizde tasarlanabilecek, üretilebilecek hiçbir ürünü, yazılımı, sistemi acil durumlar haricinde kesinlikle dışarıdan hazır olarak almayacağız. Gerekirse daha çok zaman para harcayacak ama mutlaka kendi tasarımlarımızı geliştireceğiz.” açıklamaları ve yerli ve milli üretimi teşvikleriyle birlikte yeni bir döneme girmiş bulunmaktayız.

Türkiye’nin yerli ve milli üretiminin canlandırılması için tüm sektörlerde, sektörün öncü ve büyük firmalarının desteğinin ve katılımının sağlanarak, yerli ve milli üretim ağının genişletilmesinin gerekliliği bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Bu konuda sektörlerin öncü ve büyük firmalarının gelişmekte olan firmaları desteklemeleri, gelişmekte olan firmalara üretim, verimlilik, finansal yapılanmaları, yatırımları, şirket içi yapıları, eğer yönelmeye uygunsa ihracatlarına kadar her konuda mentorluk yapması gerekmektedir.

Böylelikle gelişmekte olan firmalarda oluşacak mayalanma ile artan üretim gücü ve kurumsallaşma kapasitesi ile gelişmekte olan firmaların üretim ile yerli ve milli ürünlerin kalkındırılması ve dışa açılımı mümkün olabilecektir.

Şüphesiz, mentor firmalara ve bu kanatların altına girmeye gönüllü firmalara verilecek bir takım teşvik ve destekler bu konunun daha cazip hale gelmesini sağlayacaktır. Tüm sanayicilerimizin gönüllü olarak yaptığı nitelikli üretim faaliyetlerini bu destekler ile artık bir nevi ödüllendirmeliyiz. Bu tip birlikteliklerden oluşan Ar-Ge projelerinden, süreç iyileştirme çalışmalarından veya birliktelik sonrası oluşan ticaretin vergilemelerinde üretici ve mentor firmalar lehine vergi indirimleri yapılmalıdır. Böylelikle sistem özendirilip, teşvik edilecek ayrıca ülkenin tüm üretim kabiliyeti, bilgisi, deneyimi ve tecrübesi diğer firmalara da aşılanacaktır. 

Bununla birlikte değişime ve dönüşüme ayak uydurmalı katma değeri yüksek ileri teknolojili projeler üstlenmeli konuyla ilgili radikal adımlar atmalıyız. Bilgiyi ve teknolojiyi üretime çevirerek rekabet gücümüzü ve verimliliğimizi arttırmamız gerektiği kanısındayız. Ar-Ge ve yenilikçi fikirler ile üretimi harmanlamalı patentli üretimin ticarileştirilmesine önem vermeliyiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.