ANADOLU'YA SANAYİ ATEŞİ

Sanayi Komisyonu Üyesi Adalet ve Kalkınma Partisi Kastamonu Milletvekili Murat Demir, yerli otomobil üretim tesislerinin Anadolu’ya yayılması gerektiğini söyledi. Sanayinin artık İstanbul, Ankara, Bursa ve Kocaeli’nin dışına çıkması gerektiğine dikkat çeken Demir, “Anadolu’ya göç sağlamak istiyorsak, yerli otomobil fabrikasının ana tesisinin bir merkezde yapılıp, diğer fabrikalarını Anadolu’ya yaymak gerekiyor” dedi.

TERSİNE GÖÇ İÇİN

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu ile Çevre Komisyonu Üyesi Murat Demir, küçük yaşta girdiği ve hâlâ aktif olarak yer aldığı sanayi camiasını, içeriden bir göz olarak masaya yatırdı. Adalet ve Kalkınma Partisi Kastamonu Milletvekili Murat Demir, yerli otomobilden OSB kurulumuna, savunma sanayinden teknoparkların rolüne kadar birçok konuya değindi. Uluslararası ihracat yapan Güven Kepçe’nin Yönetim Kurulu Başkan Vekilliğini yapan, Kastamonu Kalkınma Vakfı Yürütme Kurulu Üyeliği, Kastamonu Sanayici ve İş Adamları Derneği (KASİAD) Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulunan Murat Demir, yerli otomobil üretim süreciyle ilgili olarak, “Sanayinin artık İstanbul’un, Ankara’nın, Bursa’nın, Kocaeli’nin dışına çıkması lazım. Anadolu’ya göç sağlamak istiyorsak, yerli otomobil fabrikasının ana tesisinin bir merkezde yapılıp, diğer fabrikalarını Anadolu’ya yaymak gerekiyor” dedi.

SERÜVEN 11 YAŞINDA BAŞLADI

Sanayiciliğe nasıl başladınız?

Çayırova’da denizcilik sektörüyle uğraşıyorum. Sanayi serüvenim çok küçük yaşta başladı. İstanbul’da ağabeyim ve amcamın birlikte açtığı Güven Kepçe’nin temeli atıldığı firmaya, 11 yaşındayken çırak olarak geldim. Yaklaşık bin 500 tonluk gemide çırak olarak başladım. 1985 yılında 3 kardeş firmayı devraldık. Sektörün içinde bizzat bulunmuş ve eğitimini çok çok sonra tamamlamış biriyim. Kaynakçılık, montajcılık ve tasarımcılığın içinden geldim. Kendi ürünlerimizin tasarımlarını bizzat yapıyorum. 2002’den sonra Gebze Hasköy Sanayi Sitesi’nde iş yeri satın aldık, marka haline gelmiş bir firma haline geldik. Şu an 9 bin metrekarede 100 çalışanı olan bir fabrikayız. Dericilik ve limanlardaki boşaltma ekipmanları üreten bir firmayız. Yani bu açıkçası Türkiye’de olmayan bir sektör. Türkiye’de şuanda iki tane firma var, biri de biziz. 2011 yılına kadar bu sektörün yüzde 60’lık kısmı Almanların elindeydi. Son 3 yılda sektörün üretim kapasitesi olarak yüzde 55’i bizim elimizde.

SANAYİ OLMADAN KALKINMA OLMAZ

Kastamonu sanayisi ne aşamada?

Kastamonu çok geniş sanayici kitlesine sahip aslında. Geçtiğimiz aralık ayı bir fuar yaptık. Buraya sadece Kastamonulu 120 sanayici katıldı. Ciroları milyonları bulan firmalar var ancak bu durum Kastamonu’ya yansımıyor. Kastamonu artık eski Kastamonu değil. Ulaşım anlamında çok rahat. İlimizde turizm alanı çok geniş. Dolayısıyla “turizmle kalkınacağız” gibi bir algı var. Sanayi üretiminin olmadığı hiçbir yerin kalkınması mümkün değil. Sanayi üretimine önem vermeliyiz. İşsizlik oranı Türkiye’de en az olan ikinci şehir Kastamonu. Kentte 2’nci OSB çalışmalarına başladık. Kastamonu’da Seydiler OSB var. Orada madencilik sektörü aldı başını gidiyor. Özellikle dünyada eşi benzeri olmayan doğal mermer yatakları bulundu.

KISITLI ALAN

Kastamonu’da sanayinin sahip olduğu dezavantajlar da var mı?

Kastamonu sanayisi gelişiyor ama bazı dezavantajları var. Sanayi Kastamonu’da çok kısıtlı bir alana sahip. Bir tarafı mera, bir tarafı orman. Ama maden yataklarıyla gelişen bir sanayisi olan bir kent. Türkiye’nin iyi ormanlarına sahip şehirlerden biriyiz ama ham maddeyi işleyip de ihraç eden yeterli üretim tesislerimiz yok maalesef. Mobilyada da aynı şekilde. Büyük kapasiteyle çalışan tek firma var. Onun dışında mobilya üreten firma Tosya’da var. Tosya OSB tamamen dolu. Bu nedenle başka OSB açıyoruz. Altyapı çalışmaları başladı. Tarım hayvancılık ihtisas OSB kurulması için de çalışmalara başladık. Yani Kastamonu’da şu anda ciddi bir çalışma var.

TÜRKİYE MARKASI

Yerli otomobil üretimine Kastamonu’nun ne gibi katkıları olabilir?

Daha kimsenin gündeminde yokken, 1 Kasım seçimlerinde, “Bu fabrikayı Kastamonu’ya istiyoruz” diye bir açıklama yaptım, herkes şaşırdı. Otomobil fabrikası yerimizi hazırladık, alt yapısı hazır. Sanayinin artık İstanbul’un, Ankara’nın, Bursa’nın, Kocaeli’nin dışına çıkması lazım. Anadolu’ya göç sağlamak istiyorsak, yerli otomobil fabrikasının ana tesisinin bir merkezde yapılıp, diğer fabrikalarını Anadolu’ya yaymak gerekiyor. Bu, Türkiye markası olacağı için bundan sadece bir şehir yararlanmaz. Bundan faydalanabilecek illerde, en az 50-60 tane yan sanayisi olması gerekecek. Eğer Kastamonu’ya bu fabrika kurulsa, 5 bin tane araç almayı taahhüt ettik Kastamonulu olarak. Bunun dışında da Türkiye’de bu aracın üretilmesi çok önemli.

MESLEK LİSESİ ŞARTI

OSB kurulurken sizce hangi noktalara dikkat edilmeli?

Taşköprü’ye OSB kuruluyor, orada işsizlik oranı sıfırlandı. İstanbul’dan da çok kişinin gelmesini bekliyoruz. OSB’lerde en büyük sıkıntımız, nitelikli ara eleman. Ne kadar OSB kursak, Sanayi 4.0 noktasına da gelsek, personel ve ara elaman sıkıntısını çok büyük bir şekilde hissetmeye başladık. Bunun üzerine eğilmemiz lazım. Her OSB içerisine mutlak surette mesleki eğitim liseleri yapmamız gerek.  Artık çıraklıktan yetişen kalmadı. Öğrenciler teorik eğitimin yanı sıra pratikte de eğitilmeli. Oldu ki üniversiteye gidemedi, elinde bir mesleği olması gerekiyor. Yeni fabrikaya kaynakçı bulamıyoruz. O yüzden OSB’ler kurulurken, içinde de bazı değişikliklerin yapılması gerekiyor.

SAVUNMA SANAYİ, GÜÇ UNSURU

Savunma sanayindeki gelişmeleri nasıl görüyorsunuz?

Savunma sanayi tesislerinin önemi, sınır ötesindeki El-Bab ve Afrin’de yapılan operasyonlarda ortaya çıktı.  Eğer ki biz bugün kendi insansız hava araçlarımızı, mühimmatımızı üretmeseydik o operasyonu yapmamız imkansız olabilirdi. Dünya ülkeleri ekonomik anlamda güçlerini savunma sanayileriyle hissettiriyor. Özellikle motor üretme işine artık yoğun bir şekilde buraya yönelmemiz lazım. Bu, şuna benziyor; insanın iskelet olarak her şeyini yaptınız ama kalbini koyamadınız. Kalbini koyamadığınız zaman bunun hiçbir anlamı yok. 

ÜRETİME GEÇEN TEKNOPARK

TGB’lerin Ar-Ge ve inovasyon camiasına katkıları nelerdir?

Büyük OSB’ler içlerinde de teknoparklar kurulabilir. Örneğin Bilişim Vadisi Kocaeli’de kuruldu. Ar-Ge merkezlerinin özellikle belirli bir noktada değil, tam tersi birçok ülkede şehrin dışında daha farklı yerlerde olduğunu görüyoruz. Ama bizim üniversitelere odaklanmamız lazım, üniversiteler ne kadar fayda sağlıyor? Bazı üniversitelerimizin bünyesindeki teknokentlerde otomobil tasarım yarışmaları yapılıyor. Bunu fiiliyata dökmeden, gösteriş yapmanın hiçbir faydası yok. “Biz bu motoru ürettik üniversite olarak” diye açıklama yapmalarını bekliyorum. Kesinlikle üretime geçebilecek bir çalışma yapmak gerekiyor. “Ben şunu yaptım vitrine koyayım. Biri geldiği zaman göstereyim” mantığı yanlış. Patenti alınan ürünler üretime geçirilmeli.

ÖNCELİK OTOMOTİVDE

Son açıklanan “Süper Teşvik” paketinin ekonomiye etkilerini değerlendirir misiniz?

İhracat anlamında çok iyi bir durumdayız. Üretim için güzel teşvikler veriliyor. KDV’lerle alakalı teşvikler kanunlaştı, yürürlüğe girdi. Şimdi üzerine bu teşvik geldi. Aslında iç piyasada daralma gözleniyor. Gerek yurt dışı baskıları gerekse sınır dışındaki operasyonlar, Orta Doğu’daki bu gerilim tamamen Türkiye’ye yansıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamalarda birinci öncelik olarak, otomobil fabrikasının ve otomobil tesislerinin bir an önce kurulmasını gördüm.

YATIRIM AZMİ

Sanayicilere söylemek istediğiniz bir mesaj var mı?

Yatırım yapacak bazı arkadaşlar maalesef yatırımdan daha ziyade, parayı dövize yatırmayı ya da TL’de tutmayı tercih ediyorlar. Bankada kalmış bir paranın kimseye faydası olmayacağını biliyoruz. Yatırımcılar, faiz almakla bu ülkeye fayda sağlayamaz ama kendi cesaretlerini ortaya koyarak, yatırıma devam ederek bu ülkenin önünü anca açabilirler. Mesela biz firma olarak yatırım yapacaktık. “Şu Afrin geçsin” dediler. “Hemen yapılmalı” dedik ve yaptırdık. İç piyasayı kendi kendimize daraltıyoruz. İhracat rakamlarına ve ihracata bakıyoruz, çok güzel durumda. İhracat ürünleri Türkiye’de üretiliyor ama biz niye içeride sıkışıyoruz? İhraç ettiğimiz ürünlerin parasını yatırıma çevirmiyoruz maalesef. Alıp bir yerde stoklamanın derdine düşüyoruz. Bu da iç piyasayı daraltıyor. Bunun yerine yatırımları ve üretimi artıracak kararlar alınmalı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner78