banner110

Bu yazımızda aslında Temmuz ayında beklediğimiz ancak Ağustos ayında karşılaştığımız elektrik ve doğal gaz zamlarını konuşacağız. Elektrik sektörünün mevcut ve ilerleyen zamandaki durumu, zamların etkisi ve bunların son kullanıcıya olan etkilerini açıklamaya çalışacağız.

Enerji sektörü, Türkiye'nin geleceği için hayati önem taşıyan stratejik bir alan niteliğindedir. Enerji fiyatlarının tüm dünyada her geçen gün artması ve dünya genelinde kullandığımız enerji kaynaklarının giderek azalması enerji sektörünü daha da önemli hale getirmektedir. Küresel bağlamda ekonomik ve finansal krizlerin daha sık aralıklarla meydana geldiği günümüzde tüm işletmeler finansal yapılarını güçlendirmek, korumak ve maliyetlerinin ön görülebilir olmasını istiyorlar. Bu da oldukça makul bir istek. Aynı beklenti lisans sahibi enerji şirketleri için de mevcut. Ön görülebilir maliyetler ve şeffaf bir piyasa yapısı olmadan enerji ticareti yapmak gerçekten çok zor olabiliyor.

Enerji sektörü dövize endeksli maliyetleriniz olan bir piyasadır. Bunun en büyük sebebi yenilebilir enerji kaynaklarına döviz cinsinden ödenen desteğiniz var. YEKDEM Bedeli dediğimiz bu maliyeti Nisan 2018 tarihinden itibaren son kaynak tarifesinden elektrik kullanan işletmeler çok daha yakından takip etmek ve bu maliyete bire bir katlanmak zorunda kaldı. EPDK, YEKDEM Referans fiyatları belirliyor. Ancak bu referans fiyatların bile çoğu zaman tutmadığını görebilirsiniz. Bunun sebebi bu işin yüzde 100 doğrulukla yapılmasının mümkün olmayışıdır. YEKDEM kapsamında üretim yapan santrallerin ne kadar üretim yapacağını tahmin etmeniz gerekir. Bildiğiniz üzere santraller insan yapısı olup arızaya geçebilmektedir. Ayrıca döviz kurunun da, ne kadar olacağını son derece doğru tahmin etmeniz gerekir. 2017 yılından itibaren Dolar’ın artışı devam etmiştir. Mevcut ekonomik koşullarda bu tahminleri tutturmak bir yana yakın tahminler bile kabul edilebilir olmaktadır. Bu işin yazıldığı kadar kolay olmadığını söylememiz gerekir.

Ayrıca yüzde 97 civarında dışa bağımlı olduğunuz doğal gazdan elektrik üretimi sektörün önemli bir bölümünü oluşturuyor. Son dönemde ülkemizdeki döviz kurunun artışı enerji şirketlerinin maliyetlerini önemli ölçüde etkiliyor. Birçok yatırımın döviz cinsinden borçlanarak yapılmış olması kazancın dövize endeksli olmaması sebebi ile ciddi anlamda sıkıntıya girilmesine sebebiyet veriyor. Takdir edersiniz ki maliyetler artarken kazanç sürekli azalan bir ortamda şirketlerin varlıklarını sürdürmeleri pek mümkün olmaz. Yapılan araştırmalarda maliyetler yükseliş trendindeyken dolar bazında elektrik fiyatlarının düştüğü de görülmektedir.

Peki, enerji sektöründe durum böyleyken açıklanan zamlardan sonra toplumun birçok kesiminden gelen zamlara tepki ne derece makuldür? Sanayicilerin birçoğu enerji maliyetlerindeki belirsizliğin, artışın kendilerini zora soktuğunu söylüyor. Hal böyleyken enerji sektörüne baktığınızda lisans sahibi şirketler karlılıklarına kar katmıyorlar. Mevcut durumda sürekli olarak bir personel çıkarılması söz konusudur. Serbest tüketici sayıları her geçen ay büyük bir hızla azalıyor. Şirketler borçlarını ödemekte zorlanıyor. Elektrik üretimi de sanayi kapsamında değerlendirilir. Diğer sektördeki sanayicilerin argümanlarının aynısı enerji sanayicisi için de aynıdır. O zaman yapılan zamlara tepki “Ben daha çok kar edeyim ama sen etme!” yaklaşımından başka bir şey değildir. Bunun da makul bir talep olduğunu kimse söyleyemez.

2018 Mayıs ayında ABD doları cinsinden, Türkiye Cumhuriyeti’nin en düşük sanayi elektrik fiyatları kaydedilmiştir. 1 Ağustos 2017’de sanayi abone grubunun aktif enerji fiyatından TRT payı (yüzde 2) da kaldırılmıştı. Sanayici yaklaşık 40 Krş / kWh  elektrik tüketirken, konut ve meskende 46 Krş / kWh civarında elektrik kullandığını unutmamak gerekiyor. Aşağıdaki tabloda tüm vergiler dâhil fiyatlar görülmektedir.(*1)

Dönemler

ABD $ / TL

Sanayi Elektrik (Krş/kWh)

Sanayi Elektrik ($Cent/kWh)

2014 Ocak

2,22

0,31

13,95

2015 Ocak

2,33

0,34

14,63

2016 Ocak

3,01

0,37

12,20

2017 Ocak

3,74

0,36

9,54

2018 Ocak

3,78

0,40

10,59

2018 Mayıs ayı itibari ile sanayi elektrik fiyatları, tüm sanayileşmiş ülkelerin ortalama elektrik fiyatlarının altında bir rakama düşerek 9 Cent / kwh’a kadar gerilemiştir. Hatta Çin’de sanayi fiyatları bile 14,2 cent / kWh civarındadır. Türkiye’ye benzer piyasaya sahip olan Polonya’da bu rakam 17 Cent/kwh’tır. Türkiye sanayicisi kendi dengi ülkelerin neredeyse yarısı fiyatına (vergiler dâhil) elektrik kullanmaktadır. Buna rağmen elektrik fiyatların yüksekliğinden bahsedilmesi iyi niyetli bir yaklaşım olmayıp tek taraflı düşünen işletmeler olduğunu işaret etmektedir. (*1)

  1. World Energy Council “Elektrik Fiyatları, Kur ve Oyunlar” isimli makalesinden alıntı yapılmıştır.

Yukarıdaki veriler incelendiğinde ülkemizdeki enerji fiyatlarının oldukça düşük olduğu görülecektir. Buna rağmen zamların ertelenmesi veyahut hiç yapılmaması talepleri gerçekçi ve makul olmadığı görülecektir. Devletin sübvansiyondan vazgeçmesi gerekmektedir. Sübvansiyon ile maliyetlerin altında enerji satılması devletimizin bütçe açığını arttırmaya devam edecektir. Dolayısı ile çözüm enerji fiyatlarının artışına engel olmak değil katma değerli çalışmalar ile kazancın artırılması olacaktır.

Ağustos Ayında Açıklanan Enerji Zamları

Elektrik üretim amaçlı doğal gaz kullanımı için geçerli olan 2018 yılı Ağustos ayı doğal gaz satış fiyatı 1.312200 tl/sm3 (0.12332707 tl/kWh) olarak belirlendi. Buna göre Aralık ayından beri dördüncü kez (dördüncüsü yüzde 49,5 ) doğal gaza zam gelmiş oldu. Bu zam sadece doğal gaz ile elektrik üreten santrallerin kullandığı doğal gaz fiyatıdır. Bu zamdan sonra doğal gaz santrali olan işletmeler elektrik üretimlerini sınırlandıracaktır. Girdi maliyetleri artmasına rağmen satış fiyatının olması gerektiği gibi artmaması sebebi ile üretimlerini kısacaklardır. Arz tarafından yaşanan bu daralma enerji piyasalarındaki fiyatları önümüzdeki dönem arttıracaktır. Ayrıca gaz fiyatının döviz kuruna endekslenmesi ilerleyen dönemlerde döviz kurunun yükselmesine bağlı olarak otomatik olarak maliyet artışlarını getirecek ve bu da fiyat artışını devam ettirecektir.

Aslında evimizde kullandığımız doğal gaza uzun bir zamandır zam gelmiyordu. 1 Ağustos’da konut abonelerine ve küçük ve orta ölçekli proses amaçlı doğal gaz kullanan doğal gaz satış fiyatı yüzde 9 oranında arttırıldı. Yıllık doğal gaz tüketimi 300 Bin Sm3’ün üstünde olan Serbest Tüketiciler için uygulanan fiyata yüzde 14 zam geldi.

Doğal gaza gelen zammın makul ve haklı gerekçeleri bulunuyor. Yüzde 97 oranında dışarı bağımlı olduğumuz bir sektör. Dolayısı ile yurt dışından döviz ile alınıyor. Son dönemde yaşanan kur artışları satış fiyatlarına yansıtılmamıştı. Ham petrol varil fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak maliyetler ciddi anlamda artmıştı. Son iki yılda brent petrol fiyatlarında yüzde 100’ü  bulan artışlar oldu. Bu sebepler ile doğal gaz fiyatlarında yeni bir düzenlemeye gidildiği açıklanmıştır. Maliyetler bu şekilde iken zam yapılmasın diyenlerin bu konuda çözüm önerilerini de sunmaları gerekmektedir. Bir konudan şikâyet ediyorsanız çözüm önerisini de beraberinde sunmanız gerekir.

Elektriğe gelen zamlar ise aşağıdaki gibidir.

Aktif Enerjiye Gelen Zam Oranları

Dağıtım Bedeline Gelen Zam Oranları

Vergi ve Fonsuz Tarife

Orta Gerilim (Trafolu Aboneler)

Alçak Gerilim (Trafosuz Aboneler)

Sanayi

%15,2

% 9,4

% 11

% 14,2

Ticarethane

% 16,5

% 7,9

%8,8

% 14

Mesken

% 9,2

% 8,4

% 8,5

% 9,1

Tarımsal Sul.

%16,2

%8,1

% 9,0

% 14,1

Aydınlatma

% 16,7

% 7,8

% 8,7

%14

                                                              

*Vergi ve fonsuz tarife son kullanıcıların dikkate alması gereken zam orandır.

Ağustos ayında alışılmışın dışında bir şekilde elektriğe zam yapıldı. Bu aslında 2018 senesi içinde yapılan ilk zam değildi. Ancak bundan öncekilere göre önemli bir farkı oldu. Normal şartlarda elektrik sektöründe 1 Ocak, 1 Nisan, 1 Temmuz ve 1 Ekim tarihlerinde açıklanıyordu. Bu konuda yasal bir zorunluluk olmasa bile bugüne kadar alışık olduğumuz bir sistem vardı. Piyasadaki oyuncular kendilerini tarife dönemlerine göre şekillendiriyordu. Aslında uzun zamandır elektrik sektörü zam bekliyordu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tamamlanmış olması, yaklaşan yerel seçimler sebebi ile Temmuz tarife dönemi zam yapılmak için uygun bir tarih olarak görülmekteydi. Ancak Temmuz tarife döneminde EPDK internet sitesinde yeni elektrik tarifesi ile ilgili bir şey yayınlanmazken gazetelerde elektrik ve doğal gaza zam olmadığını okuduk. Milyonlarca dolar değerindeki elektrik sektörü bu konudaki gelişmeyi gazetelerden okudu. Haliyle aklı başında olan herkes bu durum karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. Temmuz ayında ihtiyaç olan zam yapılmazken Ağustos ayında değişen ne olmuştu da zam yapılmıştı? Bu sorunun cevabını ancak tahmin edebiliriz.

Ağustos ayında yapılan zam konusunun piyasaya dolaylı bir etkisi daha oldu. Sektörde ön görülmesi zor birçok belirsizlik varken şimdi birde tarife dönemleri haricinde zam yapılıp/yapılmayacağını düşünmeye başlayacağız. Dövizdeki yükselen trend ve buna bağlı olarak dışa bağımlı olduğumuz doğalgaz ve YEKDEM ödemelerinin dolar üzerinden finanse edildiğini göz önünde bulundurduğumuzda, bundan sonra lisans sahibi tüm elektrik şirketleri gibi elektrik tüketicileri olan işletmeler “her ay yeni zam gelebilir” diye beklenti içine gireceklerdir. Ayrıca Nisan 2018 döneminden itibaren yürürlüğe giren Son Kaynak Tüketim Tarifesiyle ilgili Enerji Bakanlığının yaptığı açıklamalara baktığımızda, düşük tüketime sahip sanayi kullanıcısı ile yüksek tüketimli sanayi kullanıcısının arasındaki fiyat farkının açıklığından kendilerinin de rahatsız olduğunu ve bu yüzden bir çalışma yapılacağını anlıyoruz.

Son Kaynak Tarifesine tepkiler çok olsa da elektrik sektörünün gelişmesi açısından çok önemlidir. Piyasadaki tüm maliyetlerin şeffaf şekilde elektrik abonelerine yansıtıldığı ve lisans sahibi elektrik şirketlerinin sadece yapılan işlemler sebebi ile kullanılan her bir MW (MegaWatt) elektrik için komisyon aldığı bir tarifedir. Bu tarife, işletmelerin maliyetlerini arttırsa bile ülkemiz açısından önem arz etmektedir. Son Kaynak Tarifesi, ülkemiz enerji maliyetlerinin bütçe açığı üzerindeki etkisini azaltmaktadır. Bu sebeple adım atılıp mesafe kat edilmiş bir konuda geriye dönülmesi elektrik sektöründeki piyasa oyuncuları açısından sektöre olan güveni azaltacağı gibi 2018 Nisan ayından beri bu tarifeden fatura ödeyenleri de mağdur etmiş olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.