Endüstri 4.0 bu ülkede yaşanır!


Tüm dünyayı etkisi altına alan önemli bir konuyla alakalı yazmak istedim bu yazımda. Geleceğin sanayisi olarak gösterilen hatta yakın zamanda ‘geçmiş’ hale gelecek olan Endüstri 4.0 ‘dan bahsetmek istiyorum.  Endüstri 4.0, sanayinin yeni bir boyut kazanmasına olanak sağlayacak, düşük maliyetle, az yer kaplayan makinelilerle ve neredeyse insansız üretim yapılması amaçlanan bambaşka bir kavram.


Endüstri 4.0 gelmeden önce, ufacık geçmişten söz edeceğim. Sanayinin dördüncü dönemine gelmeden tam 3 endüstri dönemi atlatıldı. Bunlardan 1’incisi su ve buhar gücünü kullanarak mekanik üretim sistemleri ile ortaya çıktı. 2’incisi dünya savaşlarının nedeni kabul edilen meşhur sanayi devrimi ile elektrik gücünün yardımıyla seri üretime başlanmasıyla meydana geldi. 3’cü dönem ise dijital devrim, elektroniklerin kullanımı ve bilgi teknolojilerinin gelişmesiyle üretimin daha da otomatikleşmesiyle yaşandı.
 

Ve Endüstri 4.0…
Üretim sürecinde fabrikalardaki makinelerde siber ve fiziksel sistemlerin kullanılması amaçlanıyor. Yani insanlardan neredeyse bağımsız olarak kendi kendilerini koordine ve optimize ederek üretim yapabilecek 'akıllı fabrikalar' kullanılması hedefleniyor. Endüstri 4.0’la birlikte robotların üretimi tamamen devralması, yapay zekanın gelişimi ile insanlardan kaynaklanan hataların minimize edilmesi, üç boyutlu yazıcılarla üretimin fabrikalardan, atölyelere ve hatta evlere girilmesi amaçlanıyor. 


Dünyanın dördüncü, Avrupa'nın en büyük sanayi ülkesi Almanya Endüstri 4.0 devrimine öncülük etme rolünü üstleniyor. ABD’de konudan geri kalmamak adına var gücüyle Endüstri 4.0 yarışının içinde yer alıyor. Uzak doğunun sanayi devi Japonya’da Endüstri 5.0 konuşulmaya bile başlandı. Türkiye ise treni yakalamak için çabalıyor. 
 

Endüstri 4.0’a geçmeyi sağlayan en büyük etken, geçecek olan firmaların dijital dönüşümlerini tamamlaması olarak görülüyor. TÜSİAD, Samsung Türkiye, Deloitte Türkiye ve GFK Türkiye’nin ortak çalışmasıyla hazırlanan, 2016 tarihli “Türkiye’deki Dijital Değişime CEO Bakışı” isimli, Türkiye’de faaliyet gösteren 58 şirketin üst düzey yöneticileriyle yüz yüze yapılan görüşmeler sonucunda ortaya çıkan rapora göre, şirketlerinin dijital stratejilerinin çalışanlar tarafından anlaşılma oranı yüzde 66 seviyelerinde. Dijital değişime yön veren C seviye yönetici varlığı da yüzde 38 oranında çıkıyor. Şirket yöneticilerine şirketlerinin dijital olgunluk seviyesi sorulduğunda ise; yüzde 7’si giriş, yüzde 59’u gelişmekte olan ve yüzde 4’ü gelişmiş bir dijital yapıya sahip olduklarını belirtiyor.  
 

Aslında tabloya bakınca içimizi karartmaya gerek yok, Endüstri 4.0’ı yakalamaya çalışan güçlü yöneticilerimiz bulunuyor. Ancak Endüstri 4.0 sadece birkaç önemli firmanın girişimiyle olacak bir olgu değil. Topyekun olarak Endüstri 4.0 konusunda bilinçlenmek gerekiyor. Tarihimizde hemen hemen tüm sanayi devrimlerinde hep geriden geldik ve bunun acısını yıllarca yaşadık.  Artık buna tahammül edemeyiz.


Yurt dışında Türkiye’nin sanayi dönemi Endüstri 2.0 ve 3.0 olarak görülüyor. Aslında kazın ayağı öyle değil, giderek güçlenen teknolojimiz ve üretim yapan firmalarımızla Endüstri 4.0’ı yakalayabiliriz. Bunu başardığımız takdirde tavandan tabana doğru yayılan bir sinerji ile topyekun bir kalkınma yaşayabiliriz.  
 

Endüstri 4.0’ı eleştirenler oluyor, işsizliğe yol açacağını söyleyenler çıkıyor. Onlar şunu bilmeli ki eğer bu tren kaçarsa,  Türkiye’nin işsizlikten çok daha büyük sorunları olacak.  Endüstri 4.0’a geçmemizin zararlı olduğunu söyleyenler, Osmanlı Devleti zamanında  ‘matbaanın ülkeye gelmesiyle,  hattatlar işsiz kalır’ mantığından öteye gidemiyorlar.
 

Yerli ve mili olmak akıllıda başlar.  Artık ‘adamlar yapıyor abi’ değil ‘biz de yapabiliriz”  hatta “biz yapıyoruz” mantığına geçmemiz gerekir.

Kendimize, insanımıza ve aklımıza güvenelim, başarabiliriz…
 

İnsansız çalışan makineleri, bizim insanımız yapar…
 

Endüstri 4.0 bu ülkede yaşanır!
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.