Bu hafta köşemi Sayın Prof. Dr. Şirin Tekinay’a bırakıyorum. Sabancı Üniversitesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesidir. Aynı zamanda, Dünya Mühendislik Dekanları Konseyi (GEDC - Global Engineering Deans Council) 2019 – 2022 seçilmiş dönem Başkanıdır. Sayın Tekinay’ın “Açık İnovasyon ve ÜSİMP Açısından Önemi”ni vurguladığı yazısını teşekkürlerimle aşağıda sunuyorum.

****************

Açık inovasyon nedir?

2000’li yıllarda akademik başarı için olsun, kârlılık için olsun, gelişimin ve ilerlemenin AR-GE ile inovasyona dayalı sağlanabileceği kabul edildi. Zira bilişim ortamında rekabet için dönüşüm ve değişim sürekli hale geldi; sürekli yenilikçi olmanın gereğinden kaçış kalmadı.

Bilişim ve iletişim teknolojilerinde yaşanan dönüşüm sayesinde artık bilginin kimsenin tekelinde olmayıp her yerden erişilebilir olması sayesinde bireyler ya da kurumlar tek başlarına kapalı inovasyon döngüsünden çıkmak zorunda kaldılar (1). (Chesbrough, kitabında, kapalı inovasyondan açık inovasyona geçişin ilk, belirgin, başarılı uygulamaları olarak IBM ve Intel örneklerini verir.) Açık erişim araçlarını kullanarak birlikte hareket etmeye; iş birliği ve ortaklıklar kurarak fikir, veri, yaklaşım, yöntem, altyapı alış verişi yapmaya başlayınca toplam hızın ve verimliliğin herkes için arttığı gözlemlendi.

Açık inovasyonda, bilgi ya da ürün, değişik kuruluşlar tarafından hem iç hem dış AR-GE kaynaklarından ve paydaşlardan yararlanarak edinilir. Açık inovasyonda temel ilke, kurum içinde veya dışında olması gözetilmeden istenen çözüme yönelik uzmanlarla çalışabilmektir. Kurumun dışından sağlanan AR-GE ve inovasyonun kuruma kattığı değerler, kurumun çıktısını, üretimini, kârını, pazar payını arttırır.

Açık inovasyonun AR-GE’den ürüne ve pazara giden geleneksel sürece getirdiği yenilikler sırasıyla şunlardır:

  • Kurumun iç insan ve fiziksel kaynağıyla mümkün olan araştırmaya dış kaynaklar da girdi olarak kabul edilir.
  • Araştırma çıktıları, başka kurumlara lisanslanabilir, böylece geleneksel sürecin nihai çıktı evresinden çok önce gelir elde edilebilir.
  • Yine araştırma evresinin doğrudan çıktısı olan yeni teknoloji şirketleri, iştirakler ve ortaklıklar oluşabilir ve bu da kuruma yeni “pazar” alanı açar.
  • Hem araştırma hem geliştirme evrelerine dışarıdan teknoloji girdisi sağlanabilir.

Böylece bir kurumun çalışması diğerleri ile iç içe yürütülünce aynı sürecin sonucunda bileşenlerin toplamından büyük uygulama alanları, ürün gamları ve pazarlar karşımıza çıkar (2).

Açık inovasyon ve tasarım odaklı düşünme (Open innovation and design thinking)

Açık inovasyon ile el ele ilerleyen ve etkinleştiricisi olarak kabul görmüş olan tasarım odaklı düşünme (Design Thinking) yaklaşımından da söz etmeliyiz:

Tasarım Odaklı Düşünme (TOD), özellikle Araştırma-Geliştirme (AR-GE), Ürün Geliştirme (ÜR-GE) ve bunlara bağlı olarak da eğitim alanlarında değişikliklere gidilmesini gerektiriyor. Tasarım odaklı düşünmeyi üç ana temasıyla tanımlayabiliriz:

  • İhtiyaç analiziyle başlar, empati kurmayı gerektirir. Çözümün (yani tasarlanacak şeyin) kullanıcılarını belirleyerek başlar. Kullanıcı, bir sonraki süreç, başka bir makine ya da insan olabilir.
  • Çok sayıda fikrin ele alınmasını, üretilmesini, ortak akıldan yararlanılmasını, bunun için de takım çalışmasını gerektirir. Beyin fırtınası en çok kullanılan yöntemdir.
  • Başlangıçtan sonuca doğrusal bir süreç değildir. Deney, test, deneme yanılma; çok sayıda geri döngü gerektirir.

ÜSİMP açısından önemi

Üniversiteler, enstitüler, teknoparklar ve değişik araştırma ve geliştirme merkezlerinin bilgiye ulaşmada ve kullanmada sağladığı kolaylıklar ile internet teknolojilerinin yaygınlaşması açık inovasyonun en büyük tetikleyicileri olmuştur (3).

Açık inovasyon, ÜSİMP’in misyonu olan üniversite-endüstri iş birliğini doğrudan etkinleştirmesinin yanı sıra, ÜSİMP’in desteğine ihtiyaç göstermektedir. Özellikle ülkemizde çağdaş fikri mülkiyet düzenlemeleri gibi yasal altyapısal eksiklerle ilgili farkındalık oluşturmak, katkıda bulunmak ÜSİMP’in stratejik planına dahil edilebilir. Örneğin lisanslama konusunda son 20 yılda dünya çapında yayılan telif hakları kanunlarının dijital çağa ayak uydurması için verilen çabalara ülkemizden son 10 yıldır katılım başlamış olup, pek çok engelle halen mücadele etmektedir. Bilginin paylaşımına, tekrar kullanımına ve adaptasyonuna olanak veren lisanslama araçlarını sunan ve kâr amacı gütmeyen uluslararası bir organizasyon olan Creative Commons (4) ve ülkemizde bir avuç ilerici üniversitenin kütüphane ve dokümantasyon dairelerinin, ilgili rektör yardımcılarının ön ayak olmasıyla yol alan Creative Commons Türkiye (5), açık inovasyonun gerçekleşmesinde önemli paylaşımlardır.

Açık inovasyonun, açık bilimin alt kümelerinden biri olduğunu düşünürsek (örtüşen açık veri, açık tasarım vs. gibi kümelerin yanı sıra) paylaşımın gerçekleşeceği bilişsel platformların sağlanması, yaygın kullanımı da ÜSİMP’in destekleyebileceği alanlardır.

Hızlı prototipleme, kavram kanıtı gibi teknoloji hazırlık seviyeleri üniversite-endüstri iş birliği bölgesine düşen (THS 4-7) çalışmalarda da dünyayı saran FabLab örnekleri ülkemizde üniversitelerimizde başlamıştır. 3B yazıcı, lazer kesici, vs. bilgisayar kontrollü üretim cihazlarının yer aldığı, araştırmaya, yaşam boyu eğitimle üniversitelerin dışına, halka, gençlere, hatta çocuklara yapıcı hareketin yayılmasını sağlayan bu sivil toplum hareketine üniversitelerimizin etkin katılımı, dünya FabLab ağında açık inovasyon ilkesiyle (açık erişim esaslarıyla tasarımlara erişimle) mümkün olacaktır.

Prof. Dr. Şirin Tekinay

Kaynaklar

  1. “Open Innovation: The New Imperative for Creating and Profiting from Technology” Henry William Chesbrough, Harvard Business Press, 2003
  2. “The Rational Optimist,” Matt Ridley, Harper Press, 2010
  3. Neden Açık İnovasyon? Dr. Ahmet Çubukçu, InnoCentrum Blog, Feb 9, 2018
  4. https://creativecommons.org
  5. http://creativecommons.org.tr
  6. https://fabfoundation.org
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Makers Turkiye 2019-10-14 17:45:51

Türkiye'de bu alanda en büyük inisiyatif Makers Türkiye'dir.