“FEDAKÂRLIK EN TEPEDEN BAŞLAMALI”

SANAYİNİN İÇİNDEN GELEN İSİM

İzmir Sanayiciler ve İş Adamları Derneği Yüksek Danışma Kurulu Üyeliği, Fahrettin Altay Spor Kulübü Başkanlığı, Ulusal Sanayici ve İş Adamları Derneği İzmir Temsilciliği görevlerinde bulunan, 2 dönem İzmir Ticaret Odası Meclis Üyeliği,  Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığı görevlerini yürüten Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, hem sanayici kimliği hem de milletvekili olarak Türkiye sanayisinin fotoğrafını çekti. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi Tacettin Bayır, özellikle yerli otomobille ilgili çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Bayır, “Türkiye’de üretilen otomobilin tercih edilmesi için, yüksek vergi oranlarından fedakârlık edilecek mi? ‘Ben Türkiye’nin Mercedes’ini yaptım ve özel tüketim vergilerini kaldırıyorum’ denilmesi gerekir. Cumhurbaşkanından bakanlara kadar üst düzey devlet yetkilileri aynı otomobile binecek mi? Yani fedakârlığa en tepeden başlamalıyız” dedi.

MESLEK VE HAYAT TECRÜBESİ

Biraz sizi tanıyabilir miyiz?

Ben 1960 İzmir doğumluyum. Çok küçük yaşta ekonomik zorluklar nedeniyle, kolunda sepet çiçek satmış o şekilde ticarete başlamış, sonra 18 yaşında kendi atölyesini kurup,1990’lı 2000’li yıllarda da vergi rekortmeni olmuş birisiyim. Bütün bu işler, meslek kazanmamı sağlamanın yanı sıra bana ömür boyu yol gösterecek çok değerli hayat tecrübeleri kattı. Sonra bir panjur atölyesinde çalışmaya başladım. 1978 yılında ise küçük bir atölye kurarak gündüz bu atölyede ter dökmeye; geceleri de Akşam Ticaret Lisesi’nde öğrenimime devam ettim. AS-EL Yapı Endüstri Market firmasını kurarak, Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüttüm. Bugün firmayı oğlum ve kızım yönetiyor. Bunun yanı sıra İzmir Ticaret Odası Meclis Üyeliği, Ulusal Sanayici ve İş Adamları Derneği İzmir Temsilciliği, İzmir Sanayici İş Adamları Derneği Yüksek Danışma Kurulu Üyeliği gibi görevlerde bulundum. O bilgi ve birikimimi Meclise aktarmak için ön siyasete atıldım.

İŞSİZLİĞİN İLACI YERLİ ÜRETİM

Türkiye’de işsizliğin önüne geçmek için neler yapılabilir?

Yerli üretimin arttırılmasıyla, dışa bağımlılıktan kurtulmak gerektiğini ve yeni istihdam olanakları sağlanmasıyla Türkiye’deki işsizliğin önüne geçmesi gerektiğini düşünüyorum. Daha önce Ulusal Sanayici İş Adamları Derneği Başkanıyken, Yerli Malı Haftası’nda televizyonda programlar yapan, hatta liselere gidip konferanslar veren birisiydim. Yani çikolatası, içeceği, yiyeceği ithal olduğu zaman, bu sefer sizin o aldığınız ürünü hangi ülkeden ithal alıyorsanız o ülkedeki insanlar kazanıyor, oradaki işsizliğe çözüm buluyorsunuz. Mesela Almanya’da BMW fabrikasına girdiğinizde kapısında şöyle bir yazı yazar; “Eğer Japon otomobiline bineceksen, git kendine Japonya’da iş ara”. Mesela Fransa’da kendi kültürlerini bozmamak için gösterilen 10 sinema filminden 7’si Fransız yapımı olmak zorundadır. Dolayısıyla biz de yerli malı tüketimine ağırlık verirsek, istihdam sorunu da azalmış olur.

YETERİNCE DESTEKLENMİYOR

Kamunun yerli alım yapması için önlemler alınabilir mi?

Yerli malı üretimini arttırmadığımız sürece, Türkiye’de işsizliği çözemeyiz. O zaman ne yapmak lazım? Kamu alımlarını yerliye dayandırmak zorundasın. Kalkıp Denizli’deki adliye binasında Çin malı mermer kullanılırsa, bunun inandırıcılığı olmaz. Bizde mermer yok mu, granit yok mu? Burdur’da mermer fabrikalarımız, Çinlilerle rekabet ediyor. Çinli geliyor, mermerleri alıyor, götürüyor, Çin’de işliyor, sonra geliyor bize İtalya’da rakip oluyor. Demek ki biz mermer üreticilerini yeterince desteklemiyoruz. Gidiyorsun, kamu binasına Çin’den granit alıyorsun. Kamu alımlarında yerli malı ürünlerine yüzde 15 oranında fiyat avantajı sağlanmasıyla ilgili bir düzenleme yaptık. Hatta dedik ki yüzde 15 pahalı olsa bile, ithal değil yerli malı tercih edilmeli.

HENÜZ KANUNLAŞMADI

Kamuda yerli malı alımıyla ilgili kurallar uygulanıyor mu?

2017’de yapmış olduğumuz toplantılarda, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanına bunun yasal olarak çıkarılması gerektiğini ilettik. Kamu ve kuruluşların yapacağı bütün alımlarda öncelikle yerli malını tercih etmesi, fiyat farkının yüzde 15 pahalı bile olsa yerli malının tüketiminin artması ve işsiz sıkıntısına son verilmesi adına tavsiye kararları aldık. Tabii OHAL meselesine geçince artık bir anlamda bunlar Meclis’te baypas edildi. Kanunlar torbaların içine atılarak çıkartılıyor ne yazık ki. Yani burada yerli malıyla ilgili önerimizin kısmen hayata geçtiğini ama henüz kanunlaşmadığını biliyoruz. Yazılar yazıldığını biliyorum kamu kurum ve kuruluşlarındaki satın alma birimlerine, müdürlüklere, valiliklere.

ÖNEMLİ OLAN GÜVEN VERMEK

Yerli otomobille ilgili süreç,  doğru bir süreç mi?

Aslında öncelikle Türkiye’de otomotiv yan sanayi oldukça güçlü. Yani bugün Avrupa’da üretilen arabaların parçasının Türkiye’de de yapıldığını söylesem yanlış olmaz. Yani bir Mercedes’in BMW’nin jant lastik ayna gibi ürünleri Türkiye’de de imal ediliyor. Otomobil üzerindeki parçalar zaten üretiliyor Türkiye’de. Burada yapılması gereken, özellikle Türkiye’de marka oluşturmak ve tüketiciye bu güveni verebilmek. Mesela bununla ilgili eski Bakan Fikri Işık döneminde, Saab markasının proje patentleri satın alındı. Bu oldukça uzun zaman önceydi ancak bu alım yapılırken yeterince teknik detaylara dikkat edilmemiş. Yani dünyada otomotiv sektörü elektrikli otomobile doğru kaydı. O süreçte Türkiye’nin yerli üretimini benzinli veya mazotlu düşünmesi ilginç. Treni kaçırdınız, şimdi de kaçırdığınız treni yakalamak istiyorsunuz ama eski teknolojiyle.  Bizim bu konuda yan sanayi olarak otomobil üretmemize engel olacak hiçbir şey yok.

KİŞİYE ÖZEL DİZAYN

Sizce yerli otomobil herkese hitap eder mi?

Artık otomobil üretimi fabrikasyon, çok sayıda üretilerek bir yerde stoklanarak yapılmıyor. Artık tüketici bilinçli, kendine uygun aracı satın alamadan önce kendi dizayn ediyor. Yani rengi, jantı, derisinin rengi, koltuğunun rengi bu olacak, şu teknik özelliklerde, şu motor gücünde olacak diyor. Sipariş verdiğinizde araç isteğinize uygun geliyor. 100-200 dönüm yerlerde devasa fabrikalara ihtiyaç yok artık. Firmalar otomobilin tüm parçalarını kendi yapmıyor. Aküsünü, jantını, koltuğunu, farını, lastiğini alıp monte ediyor. ASELSAN, ROKETSAN gibi dev kuruluşlar bile ürünlerinin ciddi bölümünü Anadolu’da yan sanayi kuruluşlarına yaptırıyor. Aynı şey otomobilde de geçerli.

SİZ SATIN ALIR MIYDINIZ?

Vatandaşların yerli otomobile ilgisi ne olur?

Burada asıl kilitlenilmesi gereken şu; yerli otomobili siz satın alır mıydınız? Öyle bir otomobil çıkaracaksın ki bunun yerli olduğu bilinciyle Türkiye’de yaşayan vatandaşların çoğu bunu almaya istekli olacak. Türkiye’de üretilen otomobilin tercih edilmesi için, yüksek vergi oranlarından fedakârlık edilecek mi? Çünkü edilmek zorunda. “Ben Türkiye’nin Mercedes’ini yaptım ve özel tüketim vergilerini kaldırıyorum” denilmesi gerekir. Cumhurbaşkanından bakanlara kadar üst düzey devlet yetkilileri aynı otomobile binecek mi? İşte o zaman başarılı olursun. Yani fedakârlığa en tepeden başlamalıyız.

BURS ÖNERİSİ

Endüstri 4.0’a geçişte Almanya, Japonya gibi ülkelerden destek almak gerekir mi?

Özellikle ODTÜ gibi büyük üniversitelerin Ar-Ge, inovasyon ve teknoloji gibi konularda yeterli teknik yapıya sahip olduğunu düşünüyorum. Zekâ, donanım, birikim olarak da yeterliyiz. Bununla ilgili Sanayi Komisyonumuzda bir karar aldık. Belli düzeyde kendini kanıtlamış, sınavdan yüksek puan almış, bilim adamı olabilecek öğrencilerimizi destekleyelim. Nasıl destekleriz, ekonomik anlamda. Bunlar için ayda 3 bin lira gibi, bin 500 lira gibi burs oluşturalım ki çocuklar bu alanı tercih etsin. Böylece Türkiye’deki üretim sektörü, yenilikler ve Ar-Ge ile Endüstri 4.0’a hazırlanmaya başlasın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner78