“DEVLET KEFİL OLSUN”

Endüstri camiasına yerli üretim sürecini şekillendirme çağrısında bulunan Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, projenin kritik detaylarının netleşmeye ihtiyaç duyduğunu söyledi. Tarhan, “Yerli otomobilde markalaşma ve pazar sürecine devlet desteği gerekir” dedi.

OTOMOBİL TUTKUNU
Gümüşhane’de 9 çocuklu bir ailenin en küçük ferdi olarak dünyaya gelen, otomobillere olan aşkını sanayiciliğe atılarak pekiştiren ve bütün hayalini “otomobil yapmak” üzerine kuran CUMHURİYET HALK PARTİSİ KOCAELİ MİLLETVEKİLİ TAHSİN TARHAN, sanayide olup bitenleri masaya yatırdı, Türkiye’nin yerli üretim duruşuna “otomotiv” penceresinden değindi. Devletin, yurt dışı ihalelerinde özel sektöre kol kanat germesi gerektiğini söyleyen Sanayi Komisyonu Üyesi Tarhan, “Yerli otomobil süreciyle ilgili cevaplanması gereken birçok soru var” ifadeleriyle süreçle ilgili koordinasyon teklifinde bulunarak, “Desteğimizi esirgemeyiz” mesajı verdi.  

BİR SANAYİ GÖNÜLLÜSÜ…
Çayırova’da kendini ismini taşıyan ilköğretim okulunda öğrencilere burs veren eğitim gönüllüsü Milletvekili, hem nitelikli insan kaynağının altını çizdi, hem de endüstride taşları yerine oturtacak hangi hamlelerin beklendiğine açıklık getirdi. Türkiye’nin ilk sanayi atılımlarına ev sahipliği yapan Kocaeli’nin OSB’leriyle büyüyen bir kent olduğunu ifade eden Tarhan,  uyumuyla parmak ısırtan ve kısa sürede 500’e yakın maddeyi camiayla buluşturan Sanayi Komisyonu’nda başarılı işlere imza attıklarını örneklerle dile getirdi. Tarhan, yetkili mercilere işte böyle seslendi:

BÖLGE BAZLI OSB
OSB’lerin Türkiye için önemi nedir?

Türkiye’nin dünyaya örnek olan projelerinden birisi OSB’lerdir.  OSB’ler şimdi kendi işini kendi görüyor devlete hiç yük olmuyor. Devletin bu işten elini çekmesi gerekiyor, örneğin anahtar teslim fabrikaya gerek yok. Devlet, araziyi sanayiciye satmamalı, kullanım hakkını vermeli. Tapuyu vermeyecek ama gerekirse kira da almayacak. Bu da farklı amaçlarla kullanımın önüne geçer. Ayrıca bölgesel kimliklere göre OSB kurmamız gerekiyor. Karadeniz’de tarım, Güney Doğu’da tekstil, Kocaeli’ye otomotiv ihtisas OSB’leri gibi. OSB’lerimizin doluluk oranı yüzde 60’larda. Biri dolmamışken, diğerini açmak yanlış. Bizler hükümetle birlikte yeni OSB’ler kanunu çıkardık. Araziyi alıp da fabrikaları yapmayanlara 2 yıl süre verildi. Devletin OSB’lerle ilgili büyük destekleri var.

EN UYUMLU KOMİSYON
Sanayi Komisyonu’nun yapısı nasıl, neler üzerine çalışıyor?

Sanayi Komisyonunda 480 madde çıkardık 2 yıl içerisinde. Mecliste en fazla yasa yapan komisyonlardan birisiyiz. Ar-Ge ve Üretim Reform Paketlerini, OSB’ler Kanunu’nu inşa ettik. Birlik içerisindeyiz, gerçekten üretici, sanayici ve esnaf için faydalı kanun ne ise onu çıkarmaya çalışıyoruz. Üretimi artırmak için elimizden geleni yapıyoruz. İktidar önergelerimizi dikkate alıyor. Sanayiyi yerinde de ziyaret ediyor, hem uluslararası hem Türkiye içindeki bölgeleri geziyoruz. Aldığımız önerilerle kanunlarımızı hazırlıyoruz.

SEKTÖR DESTEĞE AÇ
Yerli otomobil çalışmalarının evveliyatını da göz önüne alarak, şu an geldiği aşamayı yorumlayabilir misiniz?
Batmış bir markanın alınarak başlanması doğru değildi. Fakat Bakan Faruk Özlü, yol haritasını güzel belirledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bunu istiyordu.  Biz de ısrarla üzerine düştük. Bir platform satın aldığınız zaman bu platformun üzerinde değişiklik yaparsınız ama boyutunda yapamazsınız. Çamurlukları, farları, farların ebat ve şeklini, koltuk kumaşlarını değiştirebilirsiniz ama boyutunda 1 cm oynama yapamazsınız. Ayrıca, teknolojiyi yakalamak için elektrikli araç üretecekseniz yeniden çizmeniz gerekir. O platformdan disk oto bataryalı elektrikli araç çıkmaz dedik. O markaya bu kadar para vermeye gerek yoktu, yerli firmalar otomobil markasını yedek parçasıyla çizip anahtar teslim yapabilirdi. Eski Bakan Fikri Bey’le ilgili art niyetimiz yok lakin neye göre araştırma yapıldı ve fiyat belirlendi bilemiyoruz, cevap da alamıyoruz. Tam olarak 46 milyon 609 bin 322 Avro çöpe gitti. Ayrıca yerli oto yapmak TÜBİTAK’ın da işi değil. TÜBİTAK, teknolojiyi geliştirir lakin yerli oto yapamaz dedik fakat yanlış anlaşıldık.

“DEVLET İŞİN NERESİNDE?”
İşin markalaşma boyutuyla ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Türkiye’nin bir milli markaya ihtiyacı var. Ford, kendi kamyonunu yüzde 98 oranında üretiyor. Karsan Amerika’da ihalede 1.seçiliyor ama işi alamıyor, devletin bu noktada referans olması lazım. Özel sektör desteklenmeli. Havaalanı veya köprü projesi değil bu, daha derin bir emek ister. 5 babayiğide devlet nasıl destek olacak, şartname nedir; proje gerçekleşmezse yaptırımı nasıl olur? Fabrikanın alanı neresi, marka nasıl üretilecek? Markalaştırma noktasında destek gerekli. Dünyaya ve Türkiye’ye nasıl tanıtacağız? Bu pazarda yedek parça kısmını nasıl oluşturacağız? Satış bölümlerini dünyada nasıl oluşturacağız? Yani daha açık bir proje olmalı bu.

“NASIL MARKALAŞACAK?”
“Otomobil yapmak, dünyada uluslararası markalara rakip olmak demek. O markayı satışı, tanıtımı ve yatırımıyla bütün olarak ele almak lazım. Mercedes sadece elektrikli otomobillerin şarj ünitelerini geliştirmek için Ar-Ge’ye 2 milyar dolar ayırıyor. 5 babayiğit ise 400 milyon dolar... Otomobil yapılacak ama hedef kitle kimdir? Bu belirlenirse biz de destek oluruz. Türkiye’de eğer otomobil yapılacaksa mini şehir aracı yapılmalı, yani en büyük sorun trafik-park olduğuna göre mini gerçekten rahat park edilebilir. Aile araçları yapılmalı ucuz ve pratik çözüm için. Oto yedek parçası uygun araçlar üretilmesi gerekiyor. Ar-Ge, fizibilite ve proje açısından daha planlı bir çalışma gerekir. Ama şunu belirtelim ki; Türkiye yerli otomobili yapar. Tek handikap bunu markalaştırmak. 70’li yıllarda Türkiye bu işe eğilseydi çok rahat yapabilirdi, o zaman Türkiye milli bir marka yaratabilirdi. Bunu sanayicisiyle birlikte başarabilirdi. Şimdi ise ayakta kalmak çok zor. Sadece otomobilde değil gıdada da bu var, tekstilde de... Uluslararası şirketler bütün dünyanın her yerinde küçük markaları yok ediyorlar, onun için bu kolay bir iş değil.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.